Altın ve petrolde yön ne tarafa doğru?

Son birkaç haftadır petrol ve altın fiyatlarındaki yükselişler, finansal piyasalarda daha oynak günlerin bizleri beklediğinin sinyallerini veriyor.
Altın ve petrolde yön ne tarafa doğru?

18 Nisan - Türkiye İş Bankası
Türkiye İş Bankası ile birlikte

Türkiye İş Bankası'ndan 100. Yıl Bonosu Türkiye İş Bankası 100. doğum gününü doğayla birlikte kutluyor. Banka, gerek sosyal sorumluluk çalışmalarıyla gerekse ana faaliyet alanlarında 100. yıl coşkusunu tüm paydaşları ve tüm Türkiye’yle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Neler oluyor? İş Bankası, 100. kuruluş yıl dönümünde, yeşil dönüşümün finansmanına katkı sağlayacak bir yeşil borçlanma aracı olan Türkiye İş Bankası 100. Yıl Bonosu 'nu halka arz ediyor. Halka arzla ihraç edilen ilk Yeşil Finansman Bonosu olma özelliği taşıyan 100. Yıl Bonosu, İş Bankası’nın kuruluş yıl dönümü olan 26 Ağustos tarihinde itfa edilecek . Vade sonunda yıllık %55 basit faiz oranı üzerinden getiri sağlayacak 126 gün vadeli İş Bankası 100. Yıl Bonosu’na 1.000 TL’den başlayan tutarlarla yatırım yapabilirsiniz. Dahası: 100. Yıl Bonosu halka arzına katılım sağlayanlar yeşil bir geleceğe yaptıkları bu anlamlı yatırımdan bir hatıra kalması amacıyla özel bir dijital sertifikanın sahibi oluyor. Ayrıca, halka arza katılan her kişi adına TEMA Vakfı aracılığıyla bir fidan bağışlanıyor . Siz de 19 Nisan’a kadar Türkiye İş Bankası 100. Yıl Bonosu ’na İşCep, internet şubesi veya şubelerden başvurarak birikimlerinizi çevreci yatırımlarla değerlendirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Son birkaç haftadır petrol ve altın fiyatlarındaki yükselişler, finansal piyasalarda daha oynak günlerin bizleri beklediğinin sinyallerini veriyordu. Petrol fiyatlarındaki artış gerek Ortadoğu gerek Rusya-Ukrayna meselelerinin çok sıcak bir şekilde devam etmesi kadar,  küresel ekonominin büyüme eğiliminde olmasına bağlı olarak talebin güçlenme beklentisi ile  de yükseliş seyrini sürdürdü. Yaklaşmakta olan turizm sezonu ve buna bağlı otomobil havayolu gibi ulaşıma yönelik talebin artması da petrol talebindeki artışı destekleyen bir başka faktör oldu. 

ABD seçimleri ve petrol fiyatları

Petrol fiyatlarındaki artışa yönelik olarak ekonomik bu gerekçelerin yanında, siyasi ve jeopolitik gelişmelerin de etkili olduğu kanaatindeyiz. ABD’de petrol fiyatlarının seyri tüketici güveninin en önemli belirleyenlerinden birisidir. Seçime çok az bir süre kala petrol fiyatlarındaki artışın Biden yönetimini desteklemeyeceği, işini zorlaştıracağı aşikar. ABD’de Trump’ın kazanmasını daha çok isteyen Rusya başta olmak üzere bazı OPEC ve Ortadoğu ülkelerinin petrol fiyatlarını yukarıya taşıyacak jeopolitik riskleri destekleme ihtimali ve petrol arzını kısma yönünde aksiyon alma eğilimini güçlü tutması da petroldeki yukarı yönlü hareketi açıklayan bir başka faktör olarak olarak karşımızda duruyor.

ABD’de büyüme de enflasyon da yukarı

Petrol fiyatlarındaki artış sadece ABD seçim sonuçlarını etkileyebilecek bir etmen değil, ABD enflasyonu için de önemli bir belirleyen olarak yerini alıyor. 70 USD'den 90 USD'lere doğru giden petrol fiyatları, ABD’de %3’lerin altına inmekte zorlanan, tam tersine yukarı yönde gitmek üzere hareketlenen enflasyonun en temel belirleyenlerinden birisi durumunda bulunuyor. ABD’de manşet TÜFE ve diğer yakından izlenen Çekirdek TÜFE gibi göstergeler son birkaç aydır hafif hafif yukarıyı zorluyor. 

Yılbaşında tam tersi bir beklenti ile %3’ün altına inmesi beklenen ABD manşet enflasyonu tekrar %4’lere doğru yönelmiş durumda. %3’ün altına inme beklentisi ABD’de bu yıl 7 kere 25 baz puanlık faiz indirim beklentilerine kadar uzanan iyimser bir tablo yaratmıştı. Faizler inecek ekonomi canlanacak borsalar coşacak konut sektörü hareketlenecek, gelişmekte olan ülkelere sermaye akacak gibi tüm senaryolar bu çerçeveye oturtuluyordu.

Enflasyon arttıkça faiz indirim tahminleri de aşağıya dönmeye başladı. Bu yıl üç faiz indirimi beklentisi fiyatlanırken son gelen rakamlar ve Fed başkanı Powell’ın geri adımları bu yıl faiz indirim ihtimalini son derece azaltmış durumda. Bir türlü yavaşlamayan, tam tersine güçlü büyüme eğilimi sürdüren ABD ekonomisinde faiz indirimi, talebi daha da canlandırarak enflasyondaki çıkışı destekleyecektir. Bu şartlarda Fed nasıl faiz indirebilir?

Faiz indirimi başka bahara

Dolayısıyla yukarıda bahsettiğimiz makro gelişmelerin beklentisi de ötelenmeye başlıyor. İyimser taraftan bakmak gerekirse, baz senaryo gelecek yıla bile kalsa faiz indirimlerinin başlayacağı yönünde. Kötümser taraftan bakarsak düşmekte zorlanan bu enflasyon faiz arttırımlarını dahi gündeme getirebilir. Bugün baktığımızda, faiz artırımını konuşmak çok anormal görünebilir. Bununla birlikte, 70'li yılların stagflasyonunu incelediğimizde, bu olasılığın hiç de küçümsenemeyecek bir risk oluşturduğunu görebiliyoruz. 1970'lerde varili 6 USD'den 45 USD'ye çıkan petrol fiyatları enflasyonu fırlatmıştı.

Örneğin Amerika’da 1974 yılında manşet enflasyon %12’ye çıkmış, arkasından gelen sıkı para ve maliye politikaları ile 1976 yılında %5’lere gerilemişti. Fakat İran devrimi ve yine OPEC ülkelerinin bir kartel gibi davranarak arzı kısma çabaları petrol fiyatlarını yukarı taşıyarak ABD enflasyonunu %14’lere taşımıştı. 1980 yılında Fed başkanı Paul Volker %14’e çıkan enflasyonun ardından politika faizini %20’ye çekerek ve ABD ekonomisinin büyük bir resesyona girmesini göze alarak enflasyonla mücadelede son darbeyi vurmuştu. Başta Fed olmak üzere bütün dünya Merkez bankalarının hafızasında bu senaryo var. Yaşadığımız gelişmelerin birçok açıdan 1970’lerin stagflasyon dinamiklerine benzemesi, önümüzdeki süreçte enflasyonun tekrar yukarı dönme riskinin ciddi biçimde var olduğunu gösteriyor. Hafta sonu İran-İsrail arasında yaşananlar ve muhtemelen önümüzdeki günlerde yaşanacaklar bu riskleri canlı tutmaya devam edecektir. Söz konusu gelişmeleri küçümsemek bizi çok yanıltabilir. Umarız bu gelişmeler daha büyük jeopolitik risklere dönüşmez.

Altın fiyatları yeni rekorlara aday

1970 stagflasyon deneyimi  bizlere altın fiyatları konusunda da bir fikir verebiliyor. O dönemde onsu 150 USD'den 850 USD'ye gelen altının fiyatının bugünkü reel karşılığı 2350 USD seviyesinde görünüyor. Yakın bir süre önce bu rekoru egale etmiş olan altın fiyatlarının jeopolitik risklerin bu denli yüksek olduğu bir ortamda yeni zirveleri zorlaması ve tarihin bu dönemine rekor bir rakamla damga vurması çok şaşırtıcı olmayacaktır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

💸 Yedi ayın en yüksek açığı

Dün yurt içinde cari denge ve TÜİK tarafından gelen veri akışı takip edilirken; IMF ve Dünya Bankası toplantıları için ABD'de bulunan Fatih Karahan ve Mehmet Şimşek'ten gelen mesajlar da izlendi.

18 Nis 2024

Haber Global

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.

24 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE
EXANTEEXANTE

HİKAYE

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Emircan Yaman

·

23 Ağu 2026

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Erhan Aslanoğlu

·

21 Ağu 2026

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var
EXANTEEXANTE

HİKAYE

KOBİ'ler, aile şirketleri, özel sermaye fonları: Türkiye’nin büyüme ve devir açmazı

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Yaman Alp Ungan

·

21 Ağu 2026

KOBİ'ler, aile şirketleri, özel sermaye fonları: Türkiye’nin büyüme ve devir açmazı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tahvil piyasalarında neler oluyor: Tahvil bekçileri mi görevde?

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

Tahvil piyasalarında neler oluyor: Tahvil bekçileri mi görevde?