Amansız, minnetsiz ve hiç olmadığı kadar sahi


Duyduklarınla ve duymadıklarınla Minik Serçe: SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ X Media Art Museum by DasDas’ta
Nedir? Kreatif direktörlüğünü Fuat Genç, sanat yönetmenliğini Mustafa Göçmezler, küratörlüğünü Esra Özkan’ın üstlendiği ve Sezen Aksu’nun bambaşka bir deneyimi birlikte yaşamamıza imkân tanıdığı sergi, X Media Art Museum’da sanatseverleri…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Little Simz, NO THANK YOU
Süre: 49 dakika
Plak şirketi: Forever Living Originals
Yayın tarihi: 12 Aralık 2022
Kartonet: Simbiatu Ajikawo, sahne adıyla Little Simz, 2015 yılından beri kendi plak şirketi Age 101’la bağımsız üretimler gerçekleştiren, elde ettiği uluslararası başarı ve ünden önce de üretken bir müzik geçmişine sahip bir müzisyen. Diğer taraftan, kariyerinin ikinci dönemi Litte Simz’in Londra yerel hip-hop sahnesinin dışına taştığı, yazarlığını ve amansız MC’liğini müzik endüstrisinin tepelerine taşıdığı bir çizgiye sahip.
2020 Mercury Ödülleri için kısa listeye alınan GREY Area ve 2022 Mercury Ödülleri’nin kazananı Sometimes I Might Be Introvert albümleri, Little Simz’in kariyerinin mütevazı başlangıcını yeni zirvelere taşıdı. Müzisyenin inişler, çıkışlar, bilinmezler, yeni ihtimaller ve çatışmalarla dolu yakın geçmişi, 5. ve son albümü NO THANK YOU’yu başından sonuna değin kişisel/kolektif keşiflerin ve yüzleşmelerin günlüğüne dönüştürdü.
Little Simz’in Age 101 etiketiyle çıkmayan ilk albümü NO THANK YOU, Londralı prodüktör ve müzisyen Inflo’nun Forever Living Originals plak şirketiyle ilk ortaklığı. Prodüktör koltuğunda da Inflo’nun oturduğu albümün yaratıcı ekibinde bağımsız ve gizemli müzik kolektifi SAULT’un bilinen üyelerinden Cleo Soul da yer aldı. Little Simz’i aniden çekilen vesikalık bir kadrajda gördüğümüz albüm kapağı; dinleyicisi, hayranları, tarafları ve karşıtlarıyla doğrudan yüzleşen bir müzisyenin, yazarın ve siyah bir insanın “ürperti veren soğukluğunun” bir fotoğrafı.

NO THANK YOU, Little Simz
Neden dinleyelim? NO THANK YOU, Little Simz’in GRAY Area’da ilk örneklerini verdiği, Sometimes I Might Be Introvert albümünde çeşitlendirdiği eklektik müzikal kompozisyonunun bir devamı. Hip-hop’un caz ve orkestral aranjmanlarla buluştuğu, “soul seslerin” ve gospel koroların albümlerin vokal kumaşını zenginleştirdiği ses manzaraları, NO THANK YOU albümünü müzikal olarak yenilikçi, görkemli ve ilahi kıldı.
Neo-soul, modern klasik, gospel, koro ve nicesinin arasında dolaşan; bağımsız yayını ve dağıtımıyla öne çıkan müzik kolektifi SAULT, albümün sessel estetiğini şekillendiren aktörlerin başında yer aldı. SAULT’dan Inflo’nun yapımcılığı, yine SAULT’dan Cleo Sol’ün Silhoutte ve X şarkılarının nakaratlarına getirdiği ruhani vokaller, hip-hop’u türler arası bir karışım olarak sunan Little Simz’in yaratıcı yaklaşımıyla eşsiz bir örtüşme meydana getirdi.
Diğer taraftan, NO THANK YOU’yu geçtiğimiz yılın sonunda gelse de 2022’in en çarpıcı işlerinden biri kılan tarafı aniliği kadar müzisyenin söz yazarlığındaki direktliği; geçmişi, bugünü ve geleceğine dair dürüstlüğü oldu. Şimdiden hip-hop sahnesinin en pervasız, en yalın ve vurucu söz yazarlarından biri olan Simz, “sakınmayan” sözleri birbiri ardına dizdiği yeni, belki de “en gerçek” ve aydınlanmış bir bölümle karşımızda. Bunu, X şarkısının aşağıdaki sözlerinde görmek mümkün:
“I’m somebody’s daughter
I’m somebody’s sister, I’m somebody’s friend
You don’t see me how they see me, you see money you could spend
Took me years to comprehend
Which led me to writing’ the realest shit ever penned” - X, Little Simz
Little Simz; bir “business” olarak müziği, yaratıcı özgürlüğü ve özgünlüğü, sistematik istismarı, öz benliği sahiplenmeyi ve zihin sağlığını minnetsizce ele alarak çeşitli hayati konular arasında dolaştı. Köklerini, geleneğini, yaratıcılığını ve bağımsızlığını en gerçek, sahiplenici ve firesiz hâliyle dünyaya sundu. Endüstri profesyonellerine, kaderini eline almak isteyenlere, nasıl olması gerektiğini salık verenlere “HAYIR TEŞEKKÜRLER” diyebilen yeni Little Simz; “başı yüksek, sırtı dik, ayakları yere sağlam basan” yeni bir kadın olarak karanlıklarından aydınlığa çıktı.
Benzer işler:
- Noname, Room 25
- Yaya Bey, Remember Your North Star
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
En sahici, en amansız ve minnet etmeyen hâliyle Little Simz ve son albümü NO THANK YOU, Sinematek/Sinema Evi'nin Genç Alman Sineması programı üzerine söyleşi ve Spielberg'ün sanat ve aileyi çarpıştırdığı otobiyografik kurgusu The Fabelmans.
06 Oca 2023

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




