Amansız, minnetsiz ve hiç olmadığı kadar sahi


Duyduklarınla ve duymadıklarınla Minik Serçe: SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ X Media Art Museum by DasDas’ta Nedir? Kreatif direktörlüğünü Fuat Genç, sanat yönetmenliğini Mustafa Göçmezler, küratörlüğünü Esra Özkan’ın üstlendiği ve Sezen Aksu’nun bambaşka bir deneyimi birlikte yaşamamıza imkân tanıdığı sergi, X Media Art Museum’da sanatseverleri bekliyor. Müzedeki yüksek teknolojinin ışığında değer kazanan görseller, videolar, 3D ve 2D animasyonlar, katılımcıları 25 dakikalık bir gösterimin ardından sürpriz bir deneyim alanına sürüklüyor. Ne zaman? Mart ayına kadar. Neden gitmeli? Türkiye’de ilk defa bir müzisyenin çalışmalarını odağına alan dijital sanat sergisinde; değerli sanatçı Sezen Aksu’nun 70’lerde İstanbul’a gelmesiyle başlayan, 80’lerde renkli bir müzikal döneme, 90’larda pop çağına ve 2000’lerde daha cesur bir duruşa dönüşen, sonrasında ise ustalık dönemine uzanan ilham verici öyküsüne tanıklık edebilirsin. Not almalı: X Media Art Museum by DasDas ’ın üçüncü projesi olan serginin içinde yer alan farklı deneyim alanları, katılımcıların Sezen Aksu’ya not bırakabileceği alanlara ve projeyle bağlantılı NFT eserlere de yer veriyor. Fuga Mobilya ana sponsorluğunda gerçekleşen SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ ’yle geçmişten bugüne dijital bir yolculuğa çıkmak için detaylı bilgi ve biletleri burada bulabilirsin. Dikkat dikkat: Serginin mart ayına kadar ziyaret edilebildiğini hatırlatmak isteriz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Little Simz, NO THANK YOU
Süre: 49 dakika
Plak şirketi: Forever Living Originals
Yayın tarihi: 12 Aralık 2022
Kartonet: Simbiatu Ajikawo, sahne adıyla Little Simz, 2015 yılından beri kendi plak şirketi Age 101’la bağımsız üretimler gerçekleştiren, elde ettiği uluslararası başarı ve ünden önce de üretken bir müzik geçmişine sahip bir müzisyen. Diğer taraftan, kariyerinin ikinci dönemi Litte Simz’in Londra yerel hip-hop sahnesinin dışına taştığı, yazarlığını ve amansız MC’liğini müzik endüstrisinin tepelerine taşıdığı bir çizgiye sahip.
2020 Mercury Ödülleri için kısa listeye alınan GREY Area ve 2022 Mercury Ödülleri’nin kazananı Sometimes I Might Be Introvert albümleri, Little Simz’in kariyerinin mütevazı başlangıcını yeni zirvelere taşıdı. Müzisyenin inişler, çıkışlar, bilinmezler, yeni ihtimaller ve çatışmalarla dolu yakın geçmişi, 5. ve son albümü NO THANK YOU’yu başından sonuna değin kişisel/kolektif keşiflerin ve yüzleşmelerin günlüğüne dönüştürdü.
Little Simz’in Age 101 etiketiyle çıkmayan ilk albümü NO THANK YOU, Londralı prodüktör ve müzisyen Inflo’nun Forever Living Originals plak şirketiyle ilk ortaklığı. Prodüktör koltuğunda da Inflo’nun oturduğu albümün yaratıcı ekibinde bağımsız ve gizemli müzik kolektifi SAULT’un bilinen üyelerinden Cleo Soul da yer aldı. Little Simz’i aniden çekilen vesikalık bir kadrajda gördüğümüz albüm kapağı; dinleyicisi, hayranları, tarafları ve karşıtlarıyla doğrudan yüzleşen bir müzisyenin, yazarın ve siyah bir insanın “ürperti veren soğukluğunun” bir fotoğrafı.

NO THANK YOU, Little Simz
Neden dinleyelim? NO THANK YOU, Little Simz’in GRAY Area’da ilk örneklerini verdiği, Sometimes I Might Be Introvert albümünde çeşitlendirdiği eklektik müzikal kompozisyonunun bir devamı. Hip-hop’un caz ve orkestral aranjmanlarla buluştuğu, “soul seslerin” ve gospel koroların albümlerin vokal kumaşını zenginleştirdiği ses manzaraları, NO THANK YOU albümünü müzikal olarak yenilikçi, görkemli ve ilahi kıldı.
Neo-soul, modern klasik, gospel, koro ve nicesinin arasında dolaşan; bağımsız yayını ve dağıtımıyla öne çıkan müzik kolektifi SAULT, albümün sessel estetiğini şekillendiren aktörlerin başında yer aldı. SAULT’dan Inflo’nun yapımcılığı, yine SAULT’dan Cleo Sol’ün Silhoutte ve X şarkılarının nakaratlarına getirdiği ruhani vokaller, hip-hop’u türler arası bir karışım olarak sunan Little Simz’in yaratıcı yaklaşımıyla eşsiz bir örtüşme meydana getirdi.
Diğer taraftan, NO THANK YOU’yu geçtiğimiz yılın sonunda gelse de 2022’in en çarpıcı işlerinden biri kılan tarafı aniliği kadar müzisyenin söz yazarlığındaki direktliği; geçmişi, bugünü ve geleceğine dair dürüstlüğü oldu. Şimdiden hip-hop sahnesinin en pervasız, en yalın ve vurucu söz yazarlarından biri olan Simz, “sakınmayan” sözleri birbiri ardına dizdiği yeni, belki de “en gerçek” ve aydınlanmış bir bölümle karşımızda. Bunu, X şarkısının aşağıdaki sözlerinde görmek mümkün:
“I’m somebody’s daughter
I’m somebody’s sister, I’m somebody’s friend
You don’t see me how they see me, you see money you could spend
Took me years to comprehend
Which led me to writing’ the realest shit ever penned” - X, Little Simz
Little Simz; bir “business” olarak müziği, yaratıcı özgürlüğü ve özgünlüğü, sistematik istismarı, öz benliği sahiplenmeyi ve zihin sağlığını minnetsizce ele alarak çeşitli hayati konular arasında dolaştı. Köklerini, geleneğini, yaratıcılığını ve bağımsızlığını en gerçek, sahiplenici ve firesiz hâliyle dünyaya sundu. Endüstri profesyonellerine, kaderini eline almak isteyenlere, nasıl olması gerektiğini salık verenlere “HAYIR TEŞEKKÜRLER” diyebilen yeni Little Simz; “başı yüksek, sırtı dik, ayakları yere sağlam basan” yeni bir kadın olarak karanlıklarından aydınlığa çıktı.
Benzer işler:
- Noname, Room 25
- Yaya Bey, Remember Your North Star
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
En sahici, en amansız ve minnet etmeyen hâliyle Little Simz ve son albümü NO THANK YOU, Sinematek/Sinema Evi'nin Genç Alman Sineması programı üzerine söyleşi ve Spielberg'ün sanat ve aileyi çarpıştırdığı otobiyografik kurgusu The Fabelmans.
06 Oca 2023

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




