ANGST EDENLER

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
"ANGST, kaygı içinde olma hâline soru sorarak, temsile ve kapsayıcılığa önem göstererek ve kendini geliştirme sürecinde bir yolculukta olunduğunun farkında olan insanların yayını," diyoruz. Soruları ve cevapları ziyaret ediyoruz — yeniden.
Ne demek regl oluyoruz?
"Bir şeye 'ayıp' demek, söz konusu istenmeyen bir davranışı veya olmasını istemediğimiz bir düşünce biçimini ortadan kaldırmıyor. O şeyin çok daha sorunlu şekilde ele alınmasına sebep veriyor," diyor Rayka Kumru. Regl Hikâyeleri için motivasyonu da bu olgudan uzak değil: "Regl olan bütün insanların 'Özel günümüzdeyiz!' baskısı ya da kadınlık deneyimi şemsiyesi altına sokulmadan ve sansürsüz şekilde deneyim paylaşabilecekleri bir alan açmaktı motivasyonum."

İllüstrasyon: Regl Hikâyeleri
Teyitçilik nedir?
"Bilgi ekosistemini geliştirmek için paydaşlarımızla iş birliği içinde doğrulama ve güçlendirme faaliyetleri yürütüyoruz," diyor Teyit'in Erişim ve İletişim Direktörü Can Semercioğlu. "Bizim başarmak istediğimiz, her şeyi sürekli araştırıp insanlara neyin doğru olduğunu söylemekten ibaret değil — internet kullanıcılarının eleştirel dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek, bilgiyi üreten ve yayan aktörlerin bilgi ile ilişkilerini sağlıklı hâle getirmek."
Türkiye'nin hayvan hakları karnesi ne durumda?
"Hayvan Hakları İzleme Komitesi olarak hazırladığımız Hayvan Hakkı İhlal Raporları'na göre Türkiye'de 2020 yılında en az 1 milyar 211 milyon 375 bin 950 hayvan öldürüldü — 22 milyon 735 bin 267 hayvan işkenceye, 3 milyon 413 bin 877 hayvan cinsel şiddete maruz bırakıldı; 1 milyar 280 milyon 153 bin 923 hayvan tutsak edildi, 53 milyon 563 bin 334 hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi," diyor Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin.

İllüstrasyon: Ece Tugay
Derin Yoksulluk Ağı'na sen de dolandın mı?
Hacer Foggo, içinde bulunduğumuz yoksulluk sarmalını "Derin yoksulluk insan özgürlüğünün de ekonomik ve sosyal olarak kısıtlanması demek oluyor. 2020 TÜİK Aile İstatistikleri'ne göre Türkiye’de herhangi bir gelir girmeyen evlerde yaşayan 3 milyon 276 bin çocuk var. Bu istatistik Türkiye’deki toplam çocuk nüfusunun %14,4’ünü oluşturuyor," diyerek özetliyor.
"Derin yoksulluk aslında bir özgürlük sorunu. Yoksullarla ilgili sadece gelir üzerinden politika geliştirmek, aynı zamanda bağımlı kılma riskini de artırıyor. Oysa temel ihtiyaçlar aynı zamanda bir sistematik eşitsizlik ve insan hakları meselesi olarak ele alındığında yoksul bir birey hayatının en erken döneminden başlayarak temel ihtiyaçlara kitlenmeyecek eşitlikçi bir politikayla 'özgür' bir birey olarak yaşamına başlayabilir."
Türkiye'nin insan hakları karnesi ne durumda?
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi direktörü Ece Ünver, "Son yıllarda artan kutuplaşmadan fayda sağlayan birçok popülist lider, insanları bölmek ve bunu daha iyi bir geleceğe giden yol olarak sunmak için büyük enerji harcıyor," diyor. "Kimlikleri ya da durumları nedeniyle herhangi bir kişinin haklarını sorgulamanın hepimizin haklarına yönelik bir tehdit olduğu çok açık. 'Bize karşı onlar' siyasetine karşı durmanın, tek bir insanlık olduğumuzu ifade etmenin zamanı geldi."
Boğaziçi Direnişi, Mart 2021
Fotoğraf: Ozan Köse
Kadın bakışı nedir?
Sanat tarihçisi ve kadın/cinsiyet çalışmaları uzmanı Derya Sayın, Müze Gazhane'de gerçekleşen Kadın Bakışı sergisini kesişimsel bir gözden yeniden inceliyor: "Vitale, Sebzeci ve Effendi son derece yetenekli fotoğraf sanatçıları, ancak işleri arasında kadın bakışı üzerinden tanımlanabilecek herhangi tematik bir bağlantı bulunmuyor — savaş fotoğrafçılığı ve çevre-insan ilişkisi üzerine yoğunlaşmayı kadınlıkla özdeş kılabilir miyiz?"
Derya, Rena ve Alara
Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Türkiye'de Çocuk Edebiyatı yayımcılığı kesişimsellik bağlamında nasıl zorluklarla karşılaşıyor?
Hippo'nun kurucularından ve Yayın Koordinatörü Lora Sarı, "Türkiye’deki eğitim çoğulcu ve kapsayıcı değil ve çocuğa ilişkin her alan, ebeveyn-eğitmen-devlet üçgeni tarafından sıkıca kontrol ediliyor," diyor: "Yayıncıların “kesişimselliğin” olduğu kitapları yayımlamada karşılaştığı en büyük zorluk, çocuklarına hangi kitabı alacağına bizzat karar veren ailelerle, okullara kitap seçen eğitmenlerle, sosyal medya trolleri ve devletle baş edecek olması."

İllüstrasyon: Irmak Hacımusaoğlu
Türkiye'de kadın olmak ne demek?
Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği'nden Berfu Şeker, "Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz ve meşru olmayan bir şekilde çekilmesi dünyada giderek artan otoriter eğilimlerin de sonucu," diyerek başlıyor ve vurguluyor: "Judith Butler’ın da dediği gibi 'zaman, antifaşist dayanışma zamanı.' Zaman ulusötesi mücadele ağlarını güçlendirmenin, birlikte mücadelenin, kesişimsel yaklaşımların zamanı. Zaman queer feminizmin açtığı imkânları hayata geçirme zamanı."
Herkes istediği gibi yaşamasın mı?
Bağımsız gazeteci ve Herkes İstediği Gibi Yaşasın'ın yazarlarından Büşra Cebeci, "Başarısız olma gibi bir seçeceğim yoktu — kadın olmanın bendeki en büyük yüklerinden biri buydu, sürekli 'Başarısız olursan aile evine dönersin,' motivasyonuyla sırtlandım çoğu şeyi," diyerek anlatmaya başlıyor yolculuğunu. "Başarılı olmak için yaptığınız her şey, bir erkek tarafından rahatlıkla 'Kadın olmanın pozitif ayrımcılığı' olarak adlandırılabiliyor. [...] 'Hayır, güçlü olmak zorunda değilim, siz bana insan gibi davranmak zorundasınız,' diye bağırmak istiyorum."
İllüstrasyon: Burka Bayram
İklim krizi kadınları neden daha fazla etkiler?
WWF-Türkiye İletişim Uzmanı Ece Özkan ve İletişim Sorumlusu Duygu Naz Yaldız, "Toplumsal Cinsiyet ve Yasadışı Yaban Hayvanı Ticareti raporuna göre, toplum hafızasının en derin katmanına yerleşmiş toplumsal cinsiyet rollerini dikkate almadan çevre sorunlarına bütüncül yaklaşım gösteremeyiz," diyorlar. "İklim krizinden de kadınlar, erkeklere göre daha fazla etkileniyor. Genel olarak kadınların geçim kaynakları doğaya daha bağımlı. Birleşmiş Milletler verilerine göre gelişmekte olan ülkelerde gıda üretiminin %45-80’ini kadın çiftçiler gerçekleştiriyor — zaten toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin baskın olduğu toplumlarda eğitime erişemeyen kadınlar tarıma yöneliyor."
Zorunda mıyım?
Pozitif Dayanışma'nın Akran Danışmanı Ali Aliyev ve Barış Ozan Kaya, esas mücadele alanının HIVfobi olduğunu "Toplumun çoğunluğunda HIV bilgi düzeyi oldukça düşük — bilinenler de 1980’lerden kalma 'ölüm ve korku' üzerine güncelliğini ve doğruluğunu yitirmiş bilgilerden oluşuyor," diyerek anlatıyorlar.
"Türkiye’de HIV’le İlgili Damgalama ve Ayrımcılığın Analizi anket çalışmasında HIV'le ilgili damgalama, ayrımcılık ve insan hakları ihlali oranlarının sırasıyla %23,1 ve %30 olduğu tespit edildi. En yaygın damgalama şeklinin, hakkında dedikodu yapılması ve sözel taciz, tehdit ve incitilme olduğu belirlenen çalışmada, HIV'le yaşayanların HIV'le ilgili damgalama nedeniyle işini kaybettiği ve sağlık hizmeti taleplerinin reddedildiği görülüyor."
Görsel: Pozitif Dayanışma
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2021'de bizi ANGST edenler neydi? 2022’ye 2022 soru sığdırmadan önce geçtiğimiz yılın dönüşümüne yeniden bakıyoruz.
28 Ara 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.

Greenpeace Türkiye’nin 5 büyük market zincirinden aldığı 20 ürünün 3’ünde mevzuata aykırı pestisit kullanımı, 7’sinde ise 3’ten fazla pestisit tespit edildi; birinde 15 yıl önce yasaklanan etken madde bulundu. Daha 2021’de pazarın yüzde 60'ını yönettiği belirlenen zincir marketler, tarladaki üretim standartlarını da belirleme gücüne sahip. Market zincirlerinin elindeki bu gücün yanında ilgili kanunlar gıda kodeksine aykırı ürün satmama sorumluluğu da yüklüyor. Pazarı kontrol edenler, pestisit kullanımın da kontrol edebilir.

Kareem Rahma’nın metroda karşısına aldığı konuklardan bir iddia ortaya atmalarını istediği ve ardından bu fikri birkaç dakikalık bir tartışmaya dönüştürdüğü Subway Takes formatı, kısa videonun da güçlü bir editoryal dünyaya sahip olabileceğini gösteren nadir örneklerden. Kısa videoyu platformun değil, editoryal aklın merceğinden görmenin zamanı gelmiş olabilir mi?

Doğal yapıyı parçalayan ve bozan Avrupa nehirleri üzerindeki 1,2 milyondan fazla baraj, bent ve menfez kaldırılıyor. Bariyerlerin kaldırılmasıyla yeniden birbirine bağlanan 3 bin 740 kilometrelik Avrupa nehirleri, AB’nin “2030’a kadar 25 bin kilometrelik nehri doğal hâline döndürme” hedefine bir adım daha yaklaştırıyor. Şu ana kadar 603 bariyer kaldırılırken Tuna ve Ren gibi büyük nehirlerdeki su seviyelerinin azalması Avrupa ekonomilerini zorluyor.



