“Anne beni merak etme, Kadıköy’deyim.”

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
“Anne beni merak etme, Kadıköy’deyim.” Okuldan kaçışlarımın değişmez telefon cümlesi. Üzerimde okul forması, kravatım sırt çantama tıkılmış, içimde baskısı gömleğimin üzerinden okunabilen bir Nirvana tişörtü. Beşiktaş İskelesi civarındaki ankesörlü telefonlardan, okulu kırdığımı haber vermek için annemi arıyorum. İlerleyen saatlerde, hâlâ önceki akşamın sigara kokusundan arınmaya çalışan Arka Oda’ya formalı olduğumuz için alınmayacak, Mühürdar Caddesi’ndeki Son Gemi’de test çözen öğrencilerin toplu çay tüketimine katılacağız.
İster Akmar Pasajı’nın kalabalığında ister mIRC kanallarında tanışmış olalım, milenyumun şafağında, birbiriyle dinlediği müzikler üzerinden bağ kuran insanlarız. Lisede herkes bir grupta çalıp söylemeliymiş gibi, hafta sonları adını hatırlamadığım stüdyolarda, olması gerektiği kadar kötü provalar yapıyoruz. Kadıköy Anadolu Lisesi’nin spor salonunda, Pearl Jam cover’ları çalan Duman’ı izliyoruz. Eve dönmek için dolmuş paramızı ayırıp kalanını da çekme kasetlere, Bulgaristan’dan gelen kaçak CD’lere harcıyoruz. Gün geliyor, polis ve medya satanist avına çıkıyor; okul müdürü veli toplantısında “Çocuklarınızı Akmar Pasajı’na göndermeyin!” diyor. Metalcisi, punk’ı, “tiki”si, FRP meraklısı — 18 yaş altına nerenin kapısı açıksa orada. Kadife Sokak’ta, bir dönem herkesin kesişim noktası olan Enderun’un duvarları, şarkı sözleriyle dolu.
Üniversite yıllarında konserleri izlemek yetmiyor, yazmaya da başlıyorum. Elimde CD çantamla, çalmak için Dunia, Trip ve Stereogun’ın kapılarından giriyorum. Müzik, ülkenin her daim çalkantılı gündemi içinde tutunacak dal oluyor. Bizim için İstanbul’un belki de en güzel zamanı olduğunun farkında değiliz. Fırtınalı denizde, içi umutlarla dolu bir küçük gemi gibi sallanıyor Kadıköy. (Hâlâ da batmadı.)

Moda Caddesi, barbunya ayıklamaya bir mola
Saralım bandı ileri: yıl 2017. Mutenalaşmayı dibine kadar yaşayan semtlerden sonra buradaki ilk evim Moda Caddesi’nde, 3 insan ve 2 kedi olarak paylaştığımız bir 2+1. Dördüncü kat, asansörsüz. Güneş evin içine doğuyor; sabah dükkanların kepenk sesleriyle uyanıp gece yan sokaktaki apartmanların önünde uzun uzun kavga eden sarhoş sevgilileri dinliyorum. Kafayı o aralar bitkilerle bozuyorum. Hayatımda biraz şans istediğim zaman, yolumu Kısmet Çiçek Evi’ne düşürmek alışkanlık oluyor. Dükkân sahipleri her saksıda “Şans getirsin,” dedikçe paşa kılıcının yanına devetabanı, dua çiçeğinin berisine sarmaşık.
30’lu yaşlarımın Modası hem çok kalabalık hem de yalnız kalmama müsaade eden bir yer. Beni ben yapan müzikleri dinlediğim mekânları, arkadaşım dediğim insanları ağırlayan sokaklar; bir yandan hareket alanı kısıtlanmış, neşesini yitirmiş şehre nefes olmaya çalışıyor. Bu tatlı-ekşi anlatıya yara izi gibi sızlayan bir parantez açmak gerekirse burada kendimi güvende hissediyorum. Kirasını hak etmeyen “keyifli” 1+1’lerin sakini kadınlar, beni anlayacaktır.
Şimdi yaşadığım ev, Moda Caddesi’nin hayhuyundan uzakta, Hasırcıbaşı’nda bir bahçe katı. Her sabah manavla selamlaşıp vuruyorum kendimi Bahariye’ye doğru yokuşlara. HOOD Base’de kahve bittiyse İlker’in Ağabey Sokak’taki dükkânı Tribu’ya uğranacak. Karbonhidrat isteniyorsa İnci’den dereotlu poğaça alınacak. Kahvaltı programı yapılacaksa 700gr, Zapata veya Naan’a bakılacak.

Moda'da yaratıcı üretim alanı: HOOD Base
Çok evcimen olsam da 2020 başında HOOD Base’i açtığımızdan beri ayaklarım hep oraya gitmek istiyor. Burası bir yaratıcı üretim alanı olarak kurguladığımız, içinde ve dışında sergiler, konserler, söyleşiler, türlü etkinlikler yaptığımız bir sanat ve çalışma mekânı. Aslında mekânı paylaşan herkes için kapanıp odaklanmaya, bir araya gelip beslenmeye, açılıp kendini yenilemeye imkân veren bir kuluçka. Kepenk açılır, sokağın portakal renkli kedisi sesi duyup teftişe koşar. Murat (In Hoodies), Müge ve Üstün (Akkor) ile buluşuruz. Bugün neler yapılacak? Öğlene doğru alt kattan Akkor ve In Hoodies’in çıkardığı sesler yükselir. Yan komşu BBS’den Elif’in lezzetli sandviç ekmeklerinin kokusu burnumuza gelir. Kahve molasında kayıt stüdyosu Gevrec’in önünde, davulcu Ekin Cengizkan’dan gelecek konserlerin haberlerini alırız. Sokağın aşağısındaki berber amca, takım elbisesi üzerinde, “İyi günler canlarım,” diyerek geçer.. Bağımsız sahneden sayısız müzisyenin yolunun düştüğü Vibes’da, Memet bugün kimi kaydediyor?

İleri Sokak'ta Gani Bey'in berber dükkânı
İçerideki bankta mekâna uğrayan illüstratörlerin sticker’ları, bırakılan fanzinler birikir. Dışarıdaki bankta, canım Onaranlar Kulübü’nün karşı duvardaki “Maskeli Dumbledore” yerleştirmesine bakarak çaylar içilir. Belki birinin doğum günüdür, Küçük Plak Dükkanı’na gidip Nevra’ya yeni gelen plakları sorarız. Sokağa uğrayan eskicilerden eve eşya beğeniriz.
Burada geçirdiğim son bir buçuk yılda, çok anlam atfettiğim tek-başına-var-olabilmenin ötesinde, birlikte kalıp birbirini tutabilmenin önemini anladım. Herhalde o yüzden, eve dönmeden uğranacak durakları düşünmenin duygusal bir yanı var. Bina’da gündüz buluşmaları, Karga’da konserler, Dün’de akşam yemekleri, Kutup’ta kokteyller… Yuvarlak balkonlarıyla Mehtap Apartmanı’nın önünden geçip sahile inişler; Sarıca Köşkü’nde kim oturuyor konulu geri dönüşler…
Moda’da her an bir sokağın köşesinden karşıma çıkabilecek Güneş’in şarkısında dediği gibi, “Aklına gelen her şey, seni bulan her şey, gördüğün her şey, bence gerçek hepsi.” Bu gerçeklik, şimdi, burada, bana iyi geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Artemis Günebakanlı'nın peşinde takılıyoruz Moda sokaklarında. Ayaküstü Melih Bey'e uğruyoruz bir öğle vakti vişne likörüne ve sohbete. Oradan HOOD Base'e, elimizde Yaşar Usta'dan sorbe.
04 Tem 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.



