Araştırma: Düşük emisyon bölgeleri sağlığa iyi geliyor

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Clean Cities kampanyası; 320’den fazla bölgede, Birleşik Krallık, Avrupa ve özellikle Tokyo, Japonya’da faaliyet gösteriyor. Lancet Public Health dergisinde yayımlanan yeni bir değerlendirmeye göre, ultra düşük emisyon bölgelerinde gerçekleştirilen çalışmalar, hava kalitesini iyileştiren sonuçların sağlığa iyi geldiğini gösteriyor.
- Nasıl?: Clean Cities’de genellikle eski model dizel araçların sayısını kısıtlama yoluyla bir bölgedeki hava kirliliği azaltılıyor. Düşük emisyon bölgeleri (LEZ’ler) her yerde aynı değil. Bazıları yalnızca kamyon ve otobüslere uygulanırken diğerleri taksileri, otomobilleri ve motosikletleri de kapsıyor.
- Sonuç: Çalışmalar, LEZ başlangıç tarihinden önceki ve sonraki verileri karşılaştırıyor ve bazıları LEZ’si olmayan alanlarla da karşılaştırmalar yapıyor. Yaklaşımlardaki bu farklılıklara rağmen, 8 LEZ çalışmasının 5’i, bir LEZ uygulandığında kalp ve dolaşım sorunlarında net bir azalma gösteriyor. Bu sonuçlar, hastaneye daha az kabul, kalp krizi ve inmelerden daha az ölüm ve kan basıncı sorunları olan daha az kişiye dâhil olarak sunuluyor.
- Detay: Bu sonuçlar; Almanya, Japonya ve Birleşik Krallık’taki bölgelerden alınıyor. Almanya’daki çalışmalardan biri, LEZ’li 69 şehirdeki hastane verilerini analiz ediyor. Bu bölgelerdeki kalp sorunlarında %2-%3 ve inmede %7-%12 azalma bulunuyor.
- Kaynak: Gözden geçirme ekibinin bir üyesi Imperial College London’dan Rosemary Chamberlain, "Dünya genelindeki LEZ’lerden en güncel çalışmaları bir araya getirmek, etkinliklerini anlamak ve hava kirliliğiyle mücadele için gelecek planları bilgilendirmek istedik," dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Minimalizm sadece eşyaları azaltmakla mı ilgili?
07 Tem 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Doğal yapıyı parçalayan ve bozan Avrupa nehirleri üzerindeki 1,2 milyondan fazla baraj, bent ve menfez kaldırılıyor. Bariyerlerin kaldırılmasıyla yeniden birbirine bağlanan 3 bin 740 kilometrelik Avrupa nehirleri, AB’nin “2030’a kadar 25 bin kilometrelik nehri doğal hâline döndürme” hedefine bir adım daha yaklaştırıyor. Şu ana kadar 603 bariyer kaldırılırken Tuna ve Ren gibi büyük nehirlerdeki su seviyelerinin azalması Avrupa ekonomilerini zorluyor.

Hakikat ölmedi, insan var oldukça da öl(e)mez. Sorun, hatta sorunsal, daha tekinsiz: Hakikate benzeyen şeyler hızla çoğalıp yayılıyor; hakiki olanla olmayan arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. Peki kurumlara güvenin her geçen gün aşındığı bir dünyada hakikatimsilik salgınının çözümünü tek tek insanların omzuna yüklemek ne kadar gerçekçi?

Nepal'de 26 Ağustos sabahı yaşanan felaket, ilk bakışta şiddetli yağış kaynaklı bir sel gibi göründü. Bilimsel bulgular ise buz, kaya, su ve iklim sistemlerinin birbirini tetiklediği zincirleme bir afete işaret ediyor. Nepal ve Tibet tarafında 600'ü aşkın kişi hayatını kaybetti, binlerce kişiden haber alınamıyor. Üstelik bu yalnızca Himalayalar'a özgü istisnai bir durum da olmayabilir.

Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.



