

Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Dünyada geçtiğimiz yılın sonundan itibaren yükselen enerji fiyatları Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile birlikte bambaşka bir boyut kazandı. Rusya’nın AB’nin yaptırımlarına karşın doğal gaz arzını azaltmasıyla birlikte Avrupa’da enerji fiyatları rekordan rekora koştu. Özellikle Rusya’nın Kuzey Akım 1 boru hattı üzerinden doğal gaz sevkiyatını durduracağını açıklamasının ardından Avrupa’da işlem gören doğal gaz vadeli kontratları 26 Ağustos tarihinde 347 EUR seviyesine ulaşarak tüm zamanların zirvesini kaydetti. Yıl başında bu kontratlar yaklaşık 89 EUR seviyesinden işlem görüyordu.
Üretiminde doğal gazın yoğunlukla kullanıldığı elektrik fiyatlarında da benzer yükselişler gözlemlendi. Örneğin Almanya’da yıl başında 76 EUR seviyesinden işlem gören vadeli elektrik kontratı fiyatları 25 Ağustos tarihinde yıl başından bu yana %784’e yakın artışla 699 EUR seviyesine yükselerek tarihi zirveyi kaydetti.
Bu durum üretici fiyatlarına da yansıdı. Eurostat tarafından yayımlanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) verilerine göre Avrupa’da üretici enflasyonu ağustos ayında %43,3 seviyesine yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Endeksteki yükselişi ise yıllık bazda %116,8 artan enerji fiyatları taşıdı. Avrupa’da pek çok sanayi kuruluşu yüksek enerji maliyeti nedeniyle imalatı durdurma veya ara verme kararı aldı.
Avrupa Birliği ülkeleri yaklaşan kışa hazırlık yapmak için doğal gaz depolarını doldurmaya başladı. Fransa’da depoların doluluk oranı %100’e ulaşırken, Almanya’da %90’ın üzerine çıktı. Bunun yanı sıra doğal gazın dışında diğer enerji kaynaklarına da yönelim gözlemlendi. Elektrik üretimi için kömür kullanımı yaygınlaşırken, Almanya kapatılması planlanan 3 nükleer santralin aktif edileceğini açıkladı.
Avrupa Komisyonu ise yaşanan bu enerji krizine yönelik birtakım önlemler açıkladı. Komisyon, AB ülkelerinden elektrik tüketimlerini azaltmalarını isterken, ucuz kaynaklarla elektrik üretimi yapan firmaların kârlarına sınırlama getirildi. Aynı zamanda vadeli doğal gaz kontratlarına getirilecek 180 EUR’luk bir tavan fiyat mekanizması üzerinde anlaşma sağlandı.
Mevsimin beklenenden daha ılıman seyretmesi ve açıklanan önlemlerle birlikte doğal gaz vadeli kontratları 82 EUR seviyelerine gerileyerek savaş öncesi döneme döndü. Pek çok insan krizin atlatılmış olabileceğini düşünse de Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tehlikenin hala geçmediğini ve Rusya’nın gelecek yıl gaz arzını tamamen durdurma ihtimalinin bulunduğunu söylüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'ye enflasyon, politika faizleri, kur dalgalanmaları ve ‘shrinkflation’ gibi terimler damga vurdu. İşte 8 madde ile ekonomi ve piyasalarda geride bıraktığımız yıl!
02 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



