Başkalarının faturası: Yerel toplulukların iklim çözümleri

Bir yandan Yagi Tayfunu, bir yandan Boris Fırtınası dünyanın altını üstüne getirirken iklim kriziyle mücadelede yalnız bırakılan halkların bu dev yıkımla nasıl mücadele ettiğini ve yerel halkların yüzyıllardır başvurduğu iklim çözümlerini inceledik.
Başkalarının faturası: Yerel toplulukların iklim çözümleri

21 Eylül - Akbank - Angst
Akbank ile birlikte

Akbank geleceğe gençlerle ilerliyor: Dönüşümde Gelecek Var projesi Sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak toplumsal dönüşümü desteklemek için çalışmalar yürüten Akbank , ‘Dönüşümde Gelecek Var’ projesine imza atıyor. Neler oluyor? Geleceğin çocuklar tarafından şekillendirileceğine inanan ve onlar için çalışan Akbank, ölçeği ve kapsamıyla Türkiye ve Avrupa’nın en büyük ileri dönüşüm projelerinden birini yürütüyor. Dönüşümde Gelecek Var kapsamında Akbank Genel Müdürlük binasındaki artık kullanılmayan mobilyalar ileri dönüşüm tekniğiyle yeni bir form ve kullanım alanı kazanıyor. İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde ofis mobilyaları; anaokulu çocukları için masa, dolap ve kütüphaneye dönüşüyor. Projeyle bugüne dek depremden etkilenen bölgedeki 415 okula , 6 binden fazla eşya kazandırıldı. Gençler de ileriye bakıyor: Akbank’ın geleceğin mimarı olarak gördüğü gençler, projede önemli önemli bir rol oynuyor. İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Akbank’ın kurduğu atölyede hem ileri dönüşüm alanında teknik ve pratik beceriler kazanıyor hem de sürdürülebilirlik alanında önemli bir farkındalık elde ediyor. Gençlerle ilerleyen bu girişim yarattığı toplumsal etkinin yanı sıra kaynakların verimli kullanımını da teşvik etmeye ve çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmeye destek oluyor. Sürdürülebilirlik insan için #Hepimizİçin diyen Akbank ’ın ‘Dönüşümde Gelecek Var’ projesini yakından inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Kuzey Yarımküre’yi kasıp kavuran bitmek bilmez yaz sıcaklarının ardından sonbahar 10'un üzerinde ülkede yüzlerce insanın ölümüne ve yüz binlerce insanın yerinden olmasına neden olan tayfun, fırtına ve taşkınlarla başladı.

Eylül’ün ilk iki haftasında bu yıl Asya kıtasını vuran en güçlü fırtına olarak adlandırılan Yagi Tayfunu Çin, Vietnam, Laos, Filipinler, Myanmar ve Tayland’da yaşamı felç ederken geçen hafta sonu Orta Avrupa’da etkili olan Boris Fırtınası Polonya, Çekya, Avusturya ve Romanya’da etkili olmasının ardından Perşembe günü güneye yönelerek İtalya’ya ulaştı.

Fırtınanın ardından Çekya

Boris Fırtınası

Avrupa’nın en az son 20 yılda gördüğü en büyük sel felaketine neden olan Boris Fırtınası, 23’ten fazla ölüme ve binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kalmasına yol açtı. Bilim insanları, Avrupa’da şimdiye dek kayıtlara geçen en sıcak yazın ve Akdeniz ile Karadeniz’de deniz suyu sıcaklıklarında yaşanan eşi benzeri görülmemiş artışın fırtınayı körüklediği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Fırtınadan etkilenen bölgelerde acil durum ilan edilirken Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, altyapı ve konutları büyük zarar gören Orta Avrupa ülkelerinin acil onarımları için Avrupa Birliği'nin dayanışma fonundan şimdilik 10 milyar avro ayrıldığını ve fonun hızlı bir şekilde aktarılacağını açıkladı.

Yagi Tayfunu

Neredeyse her yıl ve bazen yılda birkaç kez iklim krizine bağlı fırtına ve taşkınlarla mücadele eden Güney Asya ülkelerinde ise tablo çok daha vahim. Süper tayfun olarak da adlandırılan Yagi nedeniyle sadece Myanmar’da en az 226 kişi öldü. 500’den fazla ölüme sebep olan tayfunun yarattığı hasar 100.000’lerce insanı evinden etti.

Güney Asya ülkelerindeki bilgi sistemlerinin yeterince hızlı çalışmaması nedeniyle felaketin boyutunun henüz tam olarak belirlenemediği, gelecek günlerde bu sayılarda çarpıcı artışlar yaşanabileceği tahmin ediliyor. Avrupa Birliği’nin felaketten etkilenen ülkelere destek amaçlı ayırdığı fon ise 2,2 milyon avro.

Tayfunun ardından Vietnam

Nesilden nesle geçen geleneksel önlemler

Dünyanın dört bir yanında eşzamanlı yaşanan iklim krizi kaynaklı felaketlerin sıklığı ve yıkıcılığı giderek artarken bu krizle mücadele birçokları için bir ölüm-kalım meselesi hâline geliyor. Yıkımın tam olarak nasıl durdurulacağı ve durdurmak için kimin ne yapması gerektiği hala netlik kazanmış değil. Hâl böyleyken iklim fonlarının dağıtımındaki adaletsizlik tartışmaları da haklı olarak büyüyor.

Bilim insanları 2030 yılında dünyada her gün 1,5 yani yılda 560 çevre felaketi yaşanacağını, yüzyılın sonuna kadar kıyı taşkınlarından etkilenen insan sayısının 73 milyona ulaşacağını öngörüyor. 

  • İklim krizine en az katkıda bulunan gelişmekte olan ülkeler en büyük yıkımları yaşıyor ve iklim çözümleri konusunda yalnız bırakılıyor. 

Nesillerdir taşkın ve sellerle uyumlu yaşamak zorunda kalan deniz seviyesine yakın kıyı ve ada ülkeleri, atalarından öğrendikleri doğayla uyumlu pratikleri uyguluyor. Yerel halkların yüzyıllardır uyguladığı, günümüzün en gelişmiş iklim teknolojilerine ilham veren bazı uygulamaları inceledik.

Yüzen sebze bahçeleri

Bangladeş, Meksika, Hindistan, Myanmar ve Kamboçya’nın bazı bölgelerinde doğal felaketler sırasında yaşanan gıda krizini önlemek amacıyla yerel halklardan miras kalan hidroponik (topraksız) tarım uygulamalarına devam ediliyor. Yüzen sebze bahçeleri 2050 yılında yükselen deniz seviyeleri nedeniyle yedi kişiden birinin evsiz kalacağı Bangladeş’te oldukça yaygın.

Sürdürülebilir ve erişilebilir olmalarının yanı sıra düşük işletme maliyetleri ile öne çıkan ve 300-400 yıldır uygulanan bu yöntem yerel olarak baira adıyla anılıyor. 

Nasıl uygulanıyor? Eskiden tarım arazisi olan ve sellerle tahrip olan sulak alanlara kurulan bu bahçeler susümbülü, sumercimeği ve çeltik sapları gibi suda yaşayan yabani otların biraraya getirilip sıkıştırılması ve çürümeye bırakılmasıyla yapılıyor. Ardından bu baz, silt ve inek gübresi ile birleştiriliyor ve üzerine sebze tohumları ekilerek gelişmeye bırakılıyor. Çiftçiler bu yataklarda zerdeçal ve zencefil gibi meyve ve sebzelerin yanı sıra bamya, acı kabak, yılankabağı, ıspanak ve brinjal yetiştiriyor.

Sis kapanları

İlk olarak Peru'da kurulan kapanlar, bölgenin nem oranına bağlı olarak bir gecede metrekare başına 3-5 litre su tutabiliyor. Su, aslen kuraklık sırasında yaban hayatı için kanalları ve rezervuarları beslemek için kullanılıyor. Kapanlara ayrıca hayvanların su yollarına düşme olasılığını önlemek için merdiven benzeri ağ yapıları da yerleştiriliyor.

Nasıl uygulanıyor? Pasifik Okyanusu ile Meksika Körfezi arasında yer alan Oaxaca’da kurulan bu kapanların yapımında yüksek nem emme kapasitesine sahip ince bir ağ kullanılıyor. Kapan, sisli gecelerde su partiküllerini tutuyor ve bu partiküller yoğunlaştığında bir rezervuar kabına bağlı olan merkezî oluğa düşüyor.

Doğal erken uyarı sistemleri

Nijerya'nın kuzeyindeki Lapai Gwari topluluğunda yaşlılar, Chachanga Nehri'ndeki büyük bir taşı gözlemleyerek hava durumunu tahmin ediyor. LapanGwagwan taşı, taşkın sıklığını belirlemek ve yağışın şiddetini ölçmek için kullanılıyor.

  • Taşın renginin kahverengiye dönüşmesi yaklaşmakta olan şiddetli bir sağanak yağışa işaret ederken, gri renk ise hafif ya da orta şiddette bir yağışın habercisi. 

Nijerya’daki bir başka erken taşkın uyarısı ise suyun rengindeki değişiklik. Berrak suyun birden kahverengiye dönüşmesi 24-48 saat içerisinde sel olacağı şeklinde yorumlanıyor.

Akra ve Durban'daki bazı bölge sakinleri ise sellere hazırlanmak için katılımcı haritalar hazırlıyorlar. Çevrelerindeki hassas alanları ve doğal kaynakları işaretledikleri haritalar sayesinde sele yatkın alanları tespit edebiliyor ve mangrov ekimi gibi doğa temelli çözümlerin etkinliğini kaydedebiliyorlar.

Hydroseeding

Hindistan’ın kuzey doğusundaki Assam'ın dağlık bölgelerinde, yoğun yağışlar toprak kaymalarını tetikliyor. Bölge halkı bu tür felaketleri azaltmak için hydroseeding yöntemini kullanıyor. 

Nasıl uygulanıyor? Bu uygulamada tohum, malç, gübre ve bağlayıcı maddelerden oluşan bir bulamaç zemine püskürtülerek bitkilerin hızla filizlenmesi sağlanıyor. Böylece bitki örtüsünün kökleri üst toprağı birarada tutarak toprak kayması riskini azaltıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🟨 ABD'nin nükleer hamlesi, İzmir'in pelikan yuvaları

İzmir, soyu tükenmekte olan penguenlere kucak açtı. ABD, Microsoft'un veri merkezlerine enerji sağlayacak nükleer projesini devreye sokuyor.

21 Eyl 2024

Akbank ile birlikte

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Hayatın yeni bekleme odası: Liseyi kaybettik, peki üniversite nerede?

Üniversite kavramı aşınsa da ona duyduğumuz ihtiyaç canlı. Gençlerin erteledikleri hayatı deneyimledikleri, insanlaştıkları, dünyaya dair tavır geliştirdikleri, beceri seti, düşünme biçimi, formasyon edindikleri kurumsal anlamda kavramın altını dolduran üniversite olanaklıdır. İhtiyacımız, yönümüz, kutup yıldızımız hâlâ özerk üniversitedir.

Metin V. Bayrak

·

02 Ağu 2026

Hayatın yeni bekleme odası: Liseyi kaybettik, peki üniversite nerede?
AngstAngst

HİKAYE

Alev püskürten ejderha: Ateş bulutları orman yangınlarını nasıl büyütüyor?

Fransa ve İspanya’da etkili olan orman yangınları sadece aşırı sıcaklık ve güçlü rüzgarla değil, alevlerin oluşturduğu sıra dışı bir hava olayıyla da büyüyor. NASA’nın “ateş püskürten ejderha” olarak tanımladığı, bilimsel adı “pyrocumulonimbus” olan ateş bulutları, çok büyük ve yoğun yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava, duman, kül ve nemin atmosferin üst katmanlarına doğru hızla yükselmesiyle oluşuyor. Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Bu bulutlar, büyük yangınlarda 12 kilometreye kadar yükselebilir. Bu kritik bir eşik çünkü uçaklar da o seviyelerden geçiyor” diyor.

Pelin Cengiz

·

29 Tem 2026

Alev püskürten ejderha: Ateş bulutları orman yangınlarını nasıl büyütüyor?
AngstAngst

HİKAYE

Kumardan alışverişe: Görünmez bağımlılıklar neyi görünür hâle getiriyor?

Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Ayça Örer

·

25 Tem 2026

Kumardan alışverişe: Görünmez bağımlılıklar neyi görünür hâle getiriyor?
AngstAngst

HİKAYE

Büküldüğümüz yerden buluşmak: Anksiyete politik mi?

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Nis Tuğba Çelik

·

25 Tem 2026

Büküldüğümüz yerden buluşmak: Anksiyete politik mi?
AngstAngst

HİKAYE

Olgunluktan itaate: Liseyi ne zaman kaybettik?

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

Metin V. Bayrak

·

19 Tem 2026

Olgunluktan itaate: Liseyi ne zaman kaybettik?