Bir ikilemin tam ortasında: Tarım ve İklim

İklim değişikliği hayatın her alanında etkisini hissettirirken tarım sektörü bu krizde hem etken hem edilgen olarak rol alıyor.
Bir ikilemin tam ortasında: Tarım ve İklim

Ekremoğlu - 17 Eylül Pareto
Ekremoğlu 2021 ile birlikte

Yöresel lezzetler birkaç tık uzakta: Ekremoğlu

Günün birinde peynir, zeytin, zeytinyağı, tarhana siparişinizi internetten verebileceğiniz; gidip yerinden satın almaya fırsat bulamayacağınız yöresel ve katkısız ürünlere birkaç dakikada koltuğunuzdan erişebileceğiniz aklınıza gelir…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Bu yaz tüm dünya, bilim kurgu filmlerinde izlerken bile hayrete düştüğümüz birçok felakete sahne oldu. Yangınlar, seller, mevsim normallerinin üstünde seyreden hava koşulları ve sıcaklık nedeniyle artık yaşanamaz duruma gelen bölgeler… İklim değişikliğinin yıkıcı etkisini tam anlamıyla hissettiğimiz bir yazla vedalaşırken tarım sektörü için de çanlar çalmaya başladı. İklim krizi üzerinde yoğun etkisi olduğu bilinen sektör, iklim değişikliğinden de fazlasıyla etkileneceği için ürkütücü senaryolarla karşı karşıya...

İklim değişikliğinin tarıma etkisi

İklim değişikliğiyle tarım sektörünün iki boyutlu bir ilişkisi var. Tarım, bir yandan hızla değişen iklim koşulları yüzünden ciddi bir zarara uğrarken bir yandan da iklim değişikliğini körükleyen sektörlerin başında geliyor. İlk olarak iklim değişikliğinin tarıma etkilerine gelecek olursak; yağış düzenlerinde meydana gelen değişiklikler, artan sıcaklıklar, uzun ve sık kuraklıklar ve seller; mahsul verimini, başlıca hububatların besin kalitesini ve hayvancılık faaliyetlerinin verimliliğini düşürüyor. Mevcut tarımsal üretimi korumak ve dünya çapındaki gıda talebini karşılamak için üretim ve kaliteyi artıracak yatırımların önemi her geçen gün artıyor.

Cornell Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, iklim değişikliği 1960’lardan bu yana küresel tarımsal üretimin %21 oranında azalmasına neden oldu. Bu, 2013 yılında verimlilik artışında duraklama tuşuna basmak ve o zamandan beri herhangi bir gelişme yaşamamakla eşdeğer. Öte yandan, değişen iklim koşulları neticesinde tarımsal üretimin her geçen gün daha büyük zorluklarla yüzleşmesi ve dünyanın birçok bölgesinde verimliliğin düşmesi bekleniyor.

Tarımın iklim değişikliğine etkisi

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'ne (IPCC) göre, sera gazındaki artışın temel nedenleri arasında fosil yakıtlar, arazi kullanımı ve tarım yer alıyor. En kirletici endüstrilerden biri olan tarım, ormanlar, meralar ve çayırlar gibi tarım dışı arazilerin tarım arazilerine dönüştürülmesi yoluyla iklim değişikliğine neden oluyor. Bunların yanı sıra sektör, pirinç ekimi ile metan salımı, gübre üretimi ile nitröz oksit salımı ve özellikle büyükbaş hayvancılıktan kaynaklı metan üretimi ile doğrudan sera gazı emisyonlarına katkıda bulunuyor.

2010 yılında tarım, ormancılık ve arazi kullanımının küresel yıllık emisyonların %20-25'ine katkıda bulunduğu tahmin ediliyordu. Avrupa Birliği, 2020'de yayımlanan bir raporla gıda ekosisteminin toplam sera gazı emisyonlarının %37’sine katkıda bulunduğunu ve bu rakamın nüfus artışı ve beslenme değişikliği nedeniyle 2050’ye kadar %30-40 oranında artacağını açıkladı.

İkilemi nasıl çözeriz?

ABD merkezli yayın kuruluşu Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birinden fazlasının gıda üretimi, dağıtımı ve tüketiminden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Rapora göre, tarımın iklim değişikliğine olumsuz etkisini azaltmak için sürdürülebilir teknoloji yatırımlarının artırılması ve tüm sektörün yenilikçi çözümlerle baştan şekillendirilmesi gerekiyor. Tarımdan kaynaklanan emisyonları azaltmak için alınması gereken önlemler 3 ana noktada birleşiyor:

  • Tarım sektöründe teknoloji kullanımını artırmak
  • Yoğun et içeren beslenmeden uzaklaşmak
  • Gıda zinciri boyunca israfı azaltmak

Uzmanlar ne diyor?

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve İklim ve Temiz Hava Koalisyonu tarafından yakın zamanda yapılan bir değerlendirme, tarımla ilgili metan emisyonlarının azaltılmasının iklim değişikliğine karşı mücadelede kilit rol oynayacağını ortaya koyuyor.

UNEP Sürdürülebilir Gıda Sistemleri ve Tarım Programı sorumlusu James Lomax, “İşe, tarımsal ekim ve hayvancılık üretimine yönelik yaklaşımlarımızı yeniden düşünerek başlamamız gerekiyor,” diyor. Bunun için ise yeni teknolojilerden yararlanmayı, bitki açısından zengin beslenmeye geçmeyi ve alternatif protein kaynaklarını benimsemeyi öneriyor.

BAE İklim Değişikliği Özel Elçisi Hana AlHashimi ise tarımda sürdürülebilir çözümler için verimi en üst düzeye çıkarabilecek, kaynakları optimize edebilecek ve karbon emisyonlarını azaltabilecek teknolojiler geliştirmenin gerekliliğini vurguluyor. Hashimi, “Su pompalamadan soğutmaya kadar gıda değer zincirinin her segmentinde yenilenebilir enerjinin hidrokarbon enerjisinin yerini aldığını görmek istiyoruz,” diyor ve ekliyor "Minimum miktarda toprak ve su gerektiren gıdalar geliştirmeliyiz.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🌱 Bir ikilemin ortasında: Tarım ve iklim

İklim krizi mi tarımı olumsuz etkiliyor? Yoksa tarım faaliyetleri ve arazi kullanımı mı iklim krizini körüklüyor? Elektrikli araçlar, ulaşım sektöründen kaynaklanan emisyonları azaltabilir mi? Elektrikli araçlar, yeterince "yeşil" mi?

17 Eyl 2021

Ekremoğlu 2021 ile birlikte
🌱 Bir ikilemin ortasında: Tarım ve iklim

YAZARLAR

İrem Özbay

Writer @ Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?