

Jack Lives Here Bozcaada Caz Festivali’nde Sıcak yaz günlerine ferahlık ve lezzet katan Jack Lives Here , Bozcaada Caz Festivali’n i yeniden Jack ruhuyla buluşturmaya geliyor. Neler var? Eski dostumuz Jack , Bozcaada’nın farklı duraklarında çeşitli etkinliklerle yazı şenlendirmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz festivalde olduğu gibi, bu yıl da Jack ’in ruhu kokteyl workshoplarına ve viski tadımlarına karışarak Bozcaada’nın eşsiz doğasına ve caz müziğin ritmine eşlik edecek. Dahası: Jack ruhu leziz kokteyller içmekten ibaret değil elbette! Ünlü fotoğrafçı Dilan Bozyel mobil fotoğrafçılık atölyesiyle, Ayşe Köroğlu ise Denge ile Şifalanma atölyesiyle Bozcaada’da olacak. Jack’in yerinde duramayan ruhuyla tanışmak ve yolculuğuna tanıklık etmek için onu bu bağlantı üzerinden takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: The Childhood of a Leader
Yönetmen: Brady Corbet
Süre: 115 dakika
Yapım yılı: 2015
Jenerik: Oyuncu kimliğiyle tanınmış Brady Corbet, ilk uzun metrajlı filmi The Childhood of a Leader’ı uzun yıllar ertelemesinin sebebi olarak bunun bir ilk film için “çok büyük” olduğunu düşünmesini gösteriyor. Yönetmenin yaklaşık on yıl sonra bu düşüncesini bir kenara bırakarak çektiği filmin ilham kaynakları arasında Bresson, Olma ve Kubrick gibi yönetmenlerin dünyası var. Çekimleri Macaristan’da, Buda Kalesi ve Macar Ulusal Galerisi’nde tamamlanan The Childhood of a Leader, prömiyerinin gerçekleştiği Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünden En İyi Yönetmen ve En İyi İlk Film ödülleriyle ayrılmış, Türkiye'de ise 35. İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüştü. Film, izleyicisini I. Dünya Savaşı’nın sonlanmak üzere olduğu günlerdeki Fransa’ya götürüyor ve faşist bir liderin çocukluğunda geleceğin izlerini arıyor.
Neden izleyelim? Corbet, filmin bir anlamda yüzyılın başında bir megalomanyağın, aynı zamanda da I. Dünya Savaşı sonrasında faşizmin doğuşu hakkında olduğunu söylüyor. Film, savaşı sona erdiren ve İtilaf Devletleri ve Almanya arasında imzalanan Versay Antlaşması’nın planlandığı günlerde geçiyor. İngilizce dışında bir dil konuşmasına izin vermediği dindar eşi, kontrolden çıkmış ve şiddete meyilli küçük oğluyla ABD’den Fransa’ya gelmiş güçlü bir diplomatın evine konuk oluyoruz. Çalışma ve oturma odalarının duvarları koca bir kıtanın, hatta dünyanın geleceğinin planlanmasına tanık olurken, üst kattaki çocuk odasındaysa bir faşist doğuyor: Babasından, annesinden ve ikisinin ilişkisinden gördükleriyle kişiliği şekillenen çocuk; sevgisizlik, aşağılanma ve zorlamalarla şiddete meyilli bir sosyopata dönüşüyor. Hırsla, gururla ve inatla büyüyen egosu da patlamaya hazır bir şekilde ona eşlik ediyor.
Çekimler sırasında 9 yaşında olan Tom Sweet’in dâhiyane denebilecek başarılı performansına; Bérénice Bejo, Liam Cunningham, Stacy Martin ve Robert Pattinson gibi oyuncular eşlik ediyor. Scott Walker’ın müzikleriyle daha da etkileyici, kasvetli ve tüyler ürpertici hâle gelen filmi ağır temposuna rağmen merakla izleyecek ve nihayetinde kehanet ettiği geleceğe ufak bir pencereden baktırdığı final sahnesiyle sersemleyeceksin.
Nerede izleyebilirsin? The Childhood of a Leader, dün MUBI kataloğuna eklendi.
Benzer işler:
- Benny's Video (1992, Michael Haneke)
- The Lodge (2019, Severin Fiala & Veronika Franz)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Merhaba. Bu hafta Keşif’te Beyoncé’nin yeni albümü Renaissance, İstanbul gece hayatı hafızasına yolculuk, Brady Corbet’in ilk uzun metrajı The Childhood of a Leader var.
05 Ağu 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Cormac McCarthy’nin 1985’te yayımlanan büyük romanı "Kan Meridyeni"ni okurken insanın aklına zaman zaman şu tuhaf düşünce geliyor: Belki "Dünya masumdu ve biz onu bozduk" anlatısı baştan beri fazla iyimserdi.

Jane Schoenbrun, yeni filmi "Teenage Sex and Death at Camp Miasma"da slasher alt türünün tüm özelliklerini ters yüz ederek ortaya türün eleştirisini de merkezine aldığı, kitsch estetikle bezeli bir anlatı ortaya koymuş. Ortaya bu eleştiriyi dört başı mamur bir şekilde görsel dünyaya taşıyan ve mizahı elden bırakmayan bir slasher filmi çıkmış.

Paris’te düzenlenen Rock En Seine festivalinin son gününde The Cure, 40 binden fazla kişiye 3 saate yakın süren bir performans sundu. 67 yaşındaki Robert Smith’in sesi, geçen yıllara rağmen daha da güçlü ve bir o kadar kırılgan. Karanlığın, yalnızlığın ve umudun şarkılarını birlikte söyleyen binlerce kişiyle birlikte yazı The Cure’un müziğiyle uğurluyoruz.

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.




