Bir perspektif ve uygulama olarak kent bahçeciliği

Uygun teknoloji perspektifiyle kent bahçeciliği mümkün mü?
Bir perspektif ve uygulama olarak kent bahçeciliği

15 Eylül - Samsung- Angst
Samsung ile birlikte

Gezegen için olumlu bir etki: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 Çevre bilinciyle tasarlanan Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 Samsung , çevre vizyonu doğrultusunda ilerleme kaydetmeye ve Cihaz Deneyimi Bölümü için 2030 yılı sonuna kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak dahil olmak üzere hedeflerini gerçekleştirmeye yardımcı olacak eylemlere hız vermeyi sürdürüyor. Çevre bilinciyle tasarlanan Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 , tüketici öncesi geri dönüştürülmüş cam ve alüminyum ile atık balık ağları, su varilleri ve pet şişelerden elde edilen tüketici sonrası geri dönüştürülmüş plastikler de dahil olmak üzere önceki nesillerine göre daha geniş bir geri dönüştürülmüş malzeme çeşitliliğine sahip . Ambalaj kutuları için kullanılan kağıt dahi %100 geri dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor. Çok yönlü, benzersiz bir deneyim için çevre bilinciyle tasarlanan Galaxy Z Flip5 ve Galaxy Z Fold5 ’i inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Ekonomist Ernst Friedrich Schumacher’ın büyük ölçekli, yoğun enerji tüketen ve karmaşık teknolojilerin çevresel zararlarına bir yanıt olarak önerdiği "uygun teknoloji" kavramının ortaya çıkışının üzerinden 61 yıl geçtiğinden daha önce detaylıca bahsetmiştik. Schumacher, orijinal dilinde 1973 yılında yayımladığı Küçük Güzeldir: Önceliği İnsana Veren Bir Ekonomi Anlayışı başlıklı çalışmasında sunmuş olduğu fikirler, modern sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknoloji hareketlerinin temelini oluşturdu.

Araştırmacılara göre, "uygun teknoloji" öncelikle insanlara ve çevreye zarar vermeyen, yerel kaynakları ve yetenekleri etkili bir şekilde kullanabilen, hem bireylerin hem de toplulukların kontrolü altında bulunan bir alanı ifade ediyordu. Bu yaklaşımın amacı, teknolojiyi sadece daha verimli hâle getirmek değil, aynı zamanda toplumun genel refahını artırmak ve çevre sağlığını korumaktı.

Uygun teknoloji ve bahçe işleri: Bu perspektiften yaklaşılabilecek alanlarda biri de bahçecilikle ilgilenmek. Dolayısıyla bu yazı, Atlantic’te yayımlanan Don’t overthink gardening (Bahçe işleri üzerine aşırı düşünmeye gerek yok) başlıklı makaleden ilhamla, bahçe işlerinin sınırlı zaman ve alanla dahi insanlar ve çevre için derin faydalar sağlayabileceği üzerine düşünüyor. Temelde, bahçecilik bizi doğayla bağlıyor ve çevreye daha derin bir takdir duymamıza yardımcı oluyor—somut avantajlarını sayarken kısıtlı imkânları göz önünde bulundurmak da mümkün.


E.F. Schumacher, 1950’lerde, endüstriyelleşmemiş dünyanın ihtiyaçları ve potansiyellerine cevaben uygun teknoloji hareketini başlatmıştı. Buna “ara teknoloji” ismini vermişti; arada, yani dünyanın Güney’inin geleneksel yerel teknolojileriyle endüstriyel devletlerin enerji ve sermaye yoğun teknolojilerinin arasında.

— John Michael Greer

İdeal koşulları beklemek yerine kent bahçeciliğine odaklanmak

Bahçe işlerini sınırlı zaman ve alan içinde bahçeciliği ve sürdürülebilirlik çabalarını yürütme pratiği olarak ele almak, küçük ölçekli bahçecilikte kişisel deneyimlerin önemini ortaya çıkarıyor. Mesela bir apartman dairesinde yaşarken domates, biber, marul yeşillikleri ve otlar gibi çeşitli bitkilerin başarılı bir şekilde yetiştirilebiliyor. Ayrıca, tohumdan bitki yetiştirme ve onları iç mekânlarda büyütme konularında tüyolar da yaygın. Hatta, küçük bahçecilik çabaları bile yiyecek taşımanın yol açtığı karbon emisyonlarını azaltabiliyor ve bireyleri mevsimsel ritmlere yeniden bağlayabiliyor.

Yazar Paige Curtis’in paylaşımlarından yola çıkarak kent bahçeciliği için üç temel ilke mevcut:

  1. Alanını sahiplen: Saksı bahçeciliğini benimserken eldeki sınırlı mekâna uygun bitkileri seçmek önemli. Mesela yeşillikler, küçük alanlara uygunlukları nedeniyle tavsiye ediliyor.

  2. Artıklara sarıl: Yiyecek artıklarını kullanarak yeni bitkiler yetiştirmek teşvik edilebilir. Kök uçlarından yararlanarak sebzeleri yeniden yetiştirmek ve mutfaktan çıkan atıkları kompost yapmak yapılabileceklerden birkaçı. Bu yöntemler, gıda israfını azaltmanın ve alışverişlerinizin ömrünü uzatmanın basit bir yolu.

  3. Ambalaj atığını azalt: Kendi ürünlerini yetiştirmek, ambalaj atığını ve besin taşımacılığının yol açtığı karbon ayak izini azaltabilir. Sonuçta çoğu ürün tüketicilere ulaşmadan önce uzun mesafeler kat ediyor.

Bu yaklaşımlara göre pratik kent bahçeciliği, ideal koşulları beklemek yerine daha sürdürülebilir bir yaşam sürmenin bir yolu olduğunu vurguluyor. Küçük ölçekli bahçecilik çabalarının nasıl daha doğa-dostu bir yaşam tarzına katkıda bulunabileceğini, gıda üretimi ve atıkla ilgili çevresel etkiyi hafifletebileceğini ifade ediyor.


Zaman ve alan sınırlamalarını aşmanın faydaları

Uygun teknoloji perspektifiyle ilerlemek, bahçeciliğe bakış açısıyla beraber sürdürülebilir bir gelecek kurmanın birçok alanına yayılıyor. Sonuç olarak balkonlar, teraslar ve hatta pencere kenarları, bir dizi saksı bitkisi, ot ve sebze barındırabiliyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir gıda üretimi, (örneğin küçük bir parsel veya saksıda yetiştirilen yeşillikler) taze, organik ürünler sunabiliyor ve yüksek karbon ayak izine sahip mağazadan alınan ürünlerin gereksinimini azaltabiliyor. Yani bu yaklaşımla küçük adımların daha sürdürülebilir bir geleceğe önemli bir katkıda bulunabileceği vurgulanıyor.

Biyoçeşitlilik ve habitat oluşturma: Bahçeler, boyutları ne olursa olsun, yerel vahşi yaşam için vahalar hâline gelebiliyor. Yerel bitki türlerini dikmek ve sığınak ve yiyecek kaynakları sağlamak, hatta mütevazı bahçe alanları da biyoçeşitliliği koruma ve daha sağlıklı bir ekosistem oluşturmanın katkısını mümkün kılabiliyor.

Dikey bahçecilik: Dikey bahçeler, bitkileri duvarlarda veya kamışlar üzerinde yetiştirerek sınırlı alanın en iyi şekilde kullanılmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, mekân verimliliğini en üst düzeye çıkararak bahçe tasarımında yaratıcılığa olanak tanıyor.

Bakımı kolay bitkilerle ilerlemek: Düşük bakım gerektiren, kuraklığa dayanıklı bitkileri seçmek bahçe bakımı için gerekli olan zamanı azaltmaya yardımcı olabiliyor. Ayrıca yerel bitkiler genellikle yerel iklim için uygun olup daha az bakım gerektiriyor.

Topluluk bahçeleri: Özel dış mekâna erişimi olmayanlar için topluluk bahçeleri, sürdürülebilir bahçecilik uygulamalarına katılma fırsatı sunuyor. Bu alanlar, ortak kaynakları, bilgi alışverişini ve topluluk duygusunu teşvik ediyor. Bu noktada bir örnek, Yeryüzü Derneği’nin Kent Bahçeleri projesi olabilir.

Bu uğraşlar geniş bir perspektiften ele alınınca herhangi bir biçimde bahçecilik yapmanın hâlâ değerli bir uğraş olduğu görülebiliyor. Birçok kişi için, geniş, kendi kendine yeten bir bahçe hayali her zaman sınırlı zaman ve alanla uyuşmayabilir. Dolayısıyla bu yaklaşım, sürdürülebilirliğin ruhunu yansıtıyor; bireyleri çevreyle bağlayarak kendi kendine yetme konusunda teşvik ediyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🪴 Şehre dönüş: Kent bahçeciliği şehirle ilişkimize yeni bir perspektif kazandırabilir mi?

Uygun teknoloji perspektifiyle kent bahçeciliği mümkün mü?

15 Eyl 2023

Samsung ile birlikte
Bir perspektif ve uygulama olarak kent bahçeciliği

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR