Bir vampir olarak Pinochet: El Conde

Pablo Larraín’in Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülü kazanan yeni filmi, Şilili diktatörü bir vampir olarak hayal ediyor.
Bir vampir olarak Pinochet: El Conde

15 Eylül - Oris - Duende
Oris ile birlikte

Keyifli bir dokunuş: Oris’ten ProPilot X Kermit Edition

ProPilot X Kermit Edition Keyifli bir an için yapılacaklar o kadar da uğraş gerektirmeyebilir. Kısa bir yürüyüş, sıcak bir duş veya gökyüzünün en güzel formuna gözün bir an çarpması bile bazen aranılan keyfin bulunmasına yeterken; hayat ne…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: El Conde

Yönetmen: Pablo Larraín

Yapım yılı: 2023

Süre: 110 dakika

Sinemanın açtığı kapıları seviyorum. Sinema sayesinde; normal şartlarda ilgi alanıma girmeyen, bu yüzden araştırıp öğrenemeyeceğim konularla alakalı bilgi sahibi olduğumu fark ettiğim anların sayısı hiç az değil. Arjantin, Şili, Bosna-Hersek ve Romanya gibi ülkelerin son yüz yılda yaşadıklarına -yaşadığım ülkenin yakın tarihine kıyasla daha çok- hâkim olmamın nedeni olarak Latin Amerika ve Doğu Avrupa sinemasına olan ilgim gösterilebilir. Bunu başaran önemli isimlerden biri de Şili’den dünyaya açılmış olan Pablo Larraín. Yönetmen, senarist ve yapımcı kimliğiyle Larraín; Post Mortem (2010), No (2012), The Club (2015), Neruda (2016) gibi filmleriyle ülkesinin politik atmosferine, figürlerine, olaylarına dair gerçek ya da kurmaca hikâyeler anlattı. Ardından hikâye anlatıcılığında melankolik ve derinlikli bir sayfa açarak izleyiciyi ABD ve Birleşik Krallık yakın tarihindeki iki kadının hâletiruhiyelerinde yolculuğa çıkardı: Jackie (2016) ve Spencer (2021); biyografi türüne yeni bir boyut, soluk kazandırdı. 

Pablo Larraín’in Şili diktatörü Augusto Pinochet hakkında bir film yaptığını duyduğumda, ilk dönem işlerine benzer bir filmle karşılaşacağımı düşünmüştüm. Film hakkında detaylar ortaya çıkmaya başladığında ise çok yanıldığımı, yönetmenin yeni bir şeyler denemek üzere olduğunu fark ettim: El Conde Pinochet’i hâlen yaşayan ve Şilililerin kanını emmeye devam eden bir vampir olarak tasvir edecek, siyah-beyaz ve gotik bir film olacaktı. Larraín’in daha önce de üç filminde işbirliği yaptığı Guillermo Calderón ile yazdığı senaryo; filmin dünya prömiyerinin gerçekleştiği Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülü kazandı. Böylece merakım iyice arttı.

Film kendine yarattığı fantezi dünyasında tarihi baştan yazıyor. Augusto Pinochet’i 250 yıl önce doğmuş bir vampir olarak kurgulayan El Conde, Avrupa’dan çıkıp “kralı olmayan ülke” Şili’ye giderek orada bir diktatörlük rejimi kurduğunu iddia ediyor. 250 küsur yaşında artık daha fazla yaşamak istemediğine karar veren diktatör; tüm ısrarlarına rağmen vampire dönüştürmediği, miras peşindeki beş çocuğunun ve bir rahibenin yardımıyla ölümüne hazırlanıyor. Yarattığı ve inandığı fantezi dünyasını bir kenara bıraktığımızda film; Larraín’in ilk dönem işlerindeki politik ve toplumsal simgeselliği son iki filmindeki karakter odaklı, klostrofobik ve melankolik atmosferle birleştiriyor.

El Conde | Kaynak: Netflix

Filmin ilk yarısında Pinochet’in hayranlık beslediği Marie Antoinette’in kellesini uçuran giyotini yalayışı ya da Santiago semalarında uçuşu gibi görsel imgelerle yeniden-kurgulanmış tarihi kan dondurucu bir vampir hikâyesi olarak tanıtıyor. Film boyunca kimi zaman izleyicisinin kendi düşüncelerini bastıracak kadar güçlü ve yüksek sesle devam edecek olan barok müzik, o görsel imgelerin etkisini ve yarattığı kana susamışlık hissini güçlendiriyor. Monokrom çekildiği için kanın kırmızısını göremeyeceğin bu filmde çoğu sahnenin kıpkırmızı olduğunu hayal etmekse hiç güç değil. Filmin birçok sahnesindeki grafik şiddet ve kan emme sahneleri, Nosferatu (1922, yönetmen: F.W. Murnau / görüntü yönetmeni: Fritz Arno Wagner) gibi klasiklerin gotik atmosferiyle The Tragedy of Macbeth (2022, yönetmen: Joel Coen / görüntü yönetmeni: Bruno Delbonnel) gibi çağdaş monokrom filmlerin heybetli ama melankolik atmosferini harmanlıyor.

Öte yandan El Conde’nin ödüllü senaryosunun, filmin güçlü görsel ve işitsel dünyasının gölgesinde kaldığını düşünüyorum. Gündelik hayatta ve medyada politikacılar için sıkça kullanılan vampir benzetmesini şakalarının ve hikâyelerinin merkezine yerleştiren Pablo Larraín ile Guillermo Calderón, bu şakayı gereğinden fazla uzatıyorlar. Anlatıcının kimliğini deşifre ederek ortaya çıkardığı sürpriz, o an gülümsetse de son tahlilde filmi ucuzlaştırıyor. Öte yandan ikilinin tarihi gerçekleri bu fantezinin içine yerleştirdiği anlar (örneğin rahibenin Pinochet’in çocuklarını sorguya çektiği diyaloglar) söz konusu şakadan uzaklaşarak sana gerçeğe ve gerçeklerin ağırlığına dair ipuçları veriyor. 

İnsanlığın işlediği bazı suçları anlamlandırmak öylesi mümkün değil ki bazen tek mantıklı açıklama suçluların kana susamış vampirler olduğunu düşününce yapılabiliyor.

Nerede izleyebilirsin? El Conde, Venedik’teki gösteriminin hemen ardından bugün Netflix’te yayınlanıyor.

Benzer işler:

  • Inglourious Basterds (2009, Quentin Tarantino)
  • Iron Sky (2012, Timo Vuorensola)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧛‍♂️ Venedik’in ödüllü filmi El Conde, sektör taşlaması dizi The Other Two

Pablo Larraín’in diktatör Pinochet’i bir vampir olarak tasvir ettiği filmi El Conde ve eğlence endüstrisini tiye alan komedi The Other Two.

15 Eyl 2023

Oris ile birlikte
El Conde | Kaynak: Netflix

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar