BİRAZ SESSİZLİK!

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Sürdürülebilirlik çalışmaları ne zaman normalleşir?
Ne zaman sürdürülebilirlik çalışmalarıyla öne çıkan ürünlerin üzerinde klişe sloganlar görmemeye başlarız?
Fazla zorlama sürdürülebilirlik projeleri ne zaman yerini daha işlevsel projelere bırakır?
Doğada çözünebilen, geri dönüştürülmüş materyaller ve sürdürülebilir üretim süreçleri ne zaman üzerine konuşulmayacak kadar "olağan" olur?
FAZLA ZORLAYANLAR
Her anlamda “doğal” olabilmeyi pek az marka başarıyor. Yapaylığı her adımda hissedilebilen o markalara mutlaka rastlıyorsundur. Mağazalarının %5’lik bir kısmını işgal eden “There is no planet b” gibi müthiş klişe sloganlarla göze çarpan ürünlerini en olası ihtimalle sürdürülebilirlik trendinin bir parçası olmak, en iyi ihtimalle sürdürülebilir üretim süreçlerine ilk adımını atmış ve kafası karışık -tabii satış kaygısı yaşayan, bu kaygıdan ötürü de ürünlerini nasıl öne çıkaracağını şaşıran- bir sürü hızlı moda markası var. Fazla görünür olma çabaları antipatik bir satış politikasını da beraberinde getiriyor. Tüm koleksiyonu sürdürülebilir yöntemlerle üretmek gibi büyük bir sorumluluk almak yerine, bir grup ürünü doğaya bir nebze daha az zarar vererek üreten markalar, minimum eforla maksimum kâr etmeyi niyet ediyor; hem müşterinin gözündeki imajını yenilemek hem de “sürdürülebilirliğin” ne kadar sattığı konusunda nabız yoklamak istiyor. Sonuç olarak konu sürdürülebilirlik olsa da kaygı hâlâ doğa değil; satış, kâr ve ciro oluyor. Bunun için zorlama kampanyalar ve içi boş sloganlar her zaman ilk tercih edilen oluyor.
Buna çok benzer bir durum moda dünyasının feminizmi ele alış şeklinde de yaşanıyor. Feminist sloganların öne çıktığı tişörtler hazırlayınca cinsiyet eşitliğine fayda sağlanmış olunmuyor. Bu endüstride feminist bir duruş sergilemek için üretim zincirinde çoğunluğu kadınların oluşturduğu çalışanlara daha iyi şartlar sunmak, makul maaşlar vermek ve onların güvenliğini sağlamak gerekiyor.
SAMİMİYET NEYDİ?
Konu zorlama olduğunda sadece protest bir tavır sergilemek amacıyla toplanan pet şişeleri, maliyetli ve belki normalden de fazla enerji harcayan yöntemlerle bir çantaya dönüştürmek veya elektrik kablolarını giyilmesi pek zor olan file görünümünde bir kazağa çevirmek verilebilecek diğer örnekler. Sürdürülebilir bir marka olmak için ürünleri sürdürülebilir kılan faktörleri en şeffaf hâliyle ortaya koymak, bu konuda tüketiciyi bilgilendirerek endüstride doğruyu yanlışı ayırt etmesini sağlamak atılması gereken adımların başında geliyor.
Bilinçli tüketici, çoğunlukla üzerinde bu yönde sloganlar veya çizimler taşıyan ürünleri giymek istemiyor. Bir şeylere dikkat çekmek için ürünleri pankart gibi kullanmak yerine, endüstride diğer markalara örnek teşkil edecek, onlara ilham verecek, müşteriye bilgi ve güven verecek işlere imza atmak her zaman çok daha akıl kârı. Ne çok deneysel işlere ne de bas bas bağırmaya gerek var. Hermes’nin inek derisi ürünlerinin hemen yanında duran bitkisel deriden ürettiği çantayı düşünün. Ne kadar inandırıcı bir kare bu? Mış gibi yapmakla, samimi olmak arasındaki ince çizgide agresif pazarlama tekniklerini benimseyenler rengini belli ediyor. Samimi olmak için izlediğin “doğru yolun” kendisine işi bırakmalı, dürüst ve etik bir yolsa izlediğin zaten kendini anlatıyor ve samimi bulunuyor. Bu noktada, biraz sessizlik şart!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Modanın bireysel başarı odaklı dünya görüşü, sürdürülebilir göz boyama, yerli üretimin anlamı ve faydaları, Fihrist'ten yerli markalar, moda ve toplumsal cinsiyet ilişkisi.
28 Mar 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



