Borsada en kötüsü geride mi kaldı?

BİST-100 endeksi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınma süreci ile birlikte başlayan gelişmelerle geçtiğimiz haftayı %16,57’lik düşüşle kapadı. Bu düşüş, 2008 küresel krizinden bu yana yaşanan en güçlü haftalık düşüş oldu. En çok baskıyı gören bankacılık endeksi ise haftalık bazda %26,46’lık düşüşle, yine 2001 krizinden bu yana en güçlü düşüşünü gerçekleştirmiş oldu.
Hatırlarsak, bu olaylardan önce endeks 9.400’lü seviyelerden 10.800’lü seviyelere çok hızlı yükseliş kaydetmişti. O dönemde hem Şubat enflasyonu beklenti altı gelmiş, hem de son PPK metninde Merkez Bankası’nın enflasyona bakışını piyasa ılımlı bulmuştu. Hal böyle olunca, bundan sonraki en az iki toplantıda daha 250 bp veya daha fazla faiz indirimleri masada fiyatlamaları güçlenmişti; bu da borsa için iyi bir katalizör olmuştu. Öte yandan, yine o dönemde başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin güçlü savunma harcamalarına başlayacak olmaları da “ana ihracat pazarımızda güçlenmeyi beraberinde getirecek” fiyatlamasıyla önemli katalizörlerden bir diğeri olmuştu. Hatta bu haber akışları ile euro/dolar paritesinin 1.08’li seviyelere kadar yükselmesi de ihracatçı şirketler için bir diğer pozitif gelişmeydi. Ayrıca yaşanan son gelişmelerle NATO’dan uzaklaşan Avrupa’nın yönünü Türkiye’ye çevirmesiyle Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizin daha iyiye gideceği algısı da bu yükselişte önemli katalizörlerden biriydi. Tabii bir de söz konusu dönemde 4. çeyrek bilançolarıyla en kötünün geride kaldığı algısının yanı sıra, borsadaki potansiyel getirilerin artması ile ucuzluk hikayesinin de fiyatlamalara dahil olmaya başlamasıyla çok kısa sürede %15’e varan yükselişe şahit olduk. Ta ki İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına kadar…
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün yurt içinde açıklama ve toplantı bazlı bir haber akışı izledik. Bakan Şimşek yabancı yatırımcılarla son gelişmeleri değerlendirmek üzere toplanırken, BDDK bankaların hisse geri alım programlarını kolaylaştıracak tedbirler açıkladı.
26 Mar 2025

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
10 Ağu 2026

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.

NATO, Çin'in NTE tekeline karşı kritik maden alım kulübü kurdu; Türkiye kurucu üyelerden oldu. Dünyanın önde gelen NTE yatağı Beylikova için fırsat kapısı açıldı. Bu kapıdan geçebilmek, rezervimizi uluslararası standartta belgelemekten, mühendis yetiştirmekten ve yatırımı finanse etmekten geçiyor.

Almanya sanayisindeki zayıflamanın arkasında fiyat rekabetindeki gerilemeyle birlikte elli yıl boyunca sürdürülen ucuz Rus enerjisine dayalı üretim ve ihracat modelinin bozulması da yer alıyor. “Wandel durch Handel” yaklaşımı Rusya ve Çin’de beklenen dönüşümü sağlamazken, Almanya’yı enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bağımlılıklarla karşı karşıya bıraktı.




