Britanya müziğinin güncel fotoğrafı: Mercury Prize 2023

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Birleşik Krallık’ta 1992 yılında beri her yıl İngiltere veya İrlanda'dan çıkan sanatçılar tarafından yayınlanan en iyi albüme takdim edilen Mercury Prize, 12 sanatçının bir yıl içinde yayımladığı albümlerinin yer aldığı kısa aday listesini geçtiğimiz günlerde açıkladı. Bu ödülü müzik endüstrisinde ön plana çıkaran en önemli özellikler; müzikal ufkunu genişleten, yenilikçi sound’lar deneyen ya da üretimleriyle saygı kazananlara verilmesi. Mercury özellikle 2000’lerin başında kendi müzikal zevkinde kapalı kalması ve kitlelerin kabul ettiği müziğe kafasını çevirmesiyle geri planda kaldı. Tabii bu durum sadece ana akımı kutsamasından dolayı değildi, aynı zamanda Britanya’nın farklı sokaklarında duyulan müziklerin Mercury aday listelerinde yer edinmesi içindi. Son yıllarda Mercury Prize’ın açıkladığı aday listeleri, ketum müzik otoritelerinin bile değişen müziğe kapılarını sonuna kadar açtığının kanıtı âdeta.
Bu yaz yurt dışındaki festivallerin programına da baktığımızda artık tekdüze bir müzik anlayışının olmadığına, türler arası duvarların gittikçe şeffaflaştığına şahit olduk. Britanya topraklarının güncel müzik eğilimi, coğrafi işaretlerin ve şimdiye kadar kabul görmüş geleneklerin ötesinde çok kültürlü bir hâle sonunda bürünmüş durumda. O yüzden Birleşik Krallık basının da sesi ortak; Mercury Prize nihayet tarihinin en eklektik ve çeşitli listesine kavuştu. Listede şu an İrlanda ve İngiltere’de yapılan müziğin derinliklerinden örnekler mevcut. İrlanda folk’u, Afrobeat, çağdaş caz, elektonik, hip-hop, pop, disko, trap, R&B listenin baskın türleri... Zaten bu sayede de Fred Again.., Lankum, Jockstrap, Raye gibi isimler ilk kez albümleriyle listede yer alma şansını yakaladı.

Shygirl | Fotoğraf: Jaqueline Landvik
Gen Z’nin sözcüsü
Shygirl, ilk albümü Nymph ile listenin dikkat çekenlerinden biri. Karanlık elektronik seslerle alternatif pop’u buluşturarak deneysel bir pop müzik yarattı. O yüzden de kısa aday listesinin en sürpriz ismi desem yanlış olmaz. Shlut şarkısıyla müziğinin karmaşık kodlarına giriş yapabilirsiniz. Şarkı sözlerinin sansürsüzlüğü, davetkârlığı ve çizdiği güçlü kadın imajı Britanya Gen Z’sinin kendini ifade ediş şeklinin iyi bir örneği.

Fred Again.. | Fotoğraf: Theo Batterham
Elektronik müzik sahnesinin süperstarı
Fred Again.., dans müzik sahnesinde son yıllarda en heyecan veren ismi. Ana akım pop’u ve teknoyu birleştirdiği Actual Life 3 albümü dâhi bir prodüktör olduğunun kanıtı. 16 yaşında komşusu Brian Eno ile stüdyoya girdiğinde zaten bu albümün de zeminini atmaya başladı. Albüm, coşku veren enerjisinin yanı sıra pürüzsüz bir prodüksiyon örneği. Pop-house ritimleriyle bir araya getirilmiş karışık vokal örneklerini de içeren müziği, zamanla tüm spot ışıklarını da kendisine çevirdi. Artık star klasmanına girdiğinden canlı performanslarının biletlerinin satışa çıktığı 5 dakika içinde tükendiğinin altını çizelim.
Britanya müziğinin kapsamlı bir portresini çıkaran Mercury Prize’da Loyle Carner’ın üçüncü albümü Hugo da ön planda. Carner’ın müziğine blues ve cazı birleştiren bir rap hâkim. Dublin çıkışlı modern İrlanda folk müziğinin temsilcisi Lankum’un dördüncü albümü False Lankum da listenin niş işlerinden biri. Grup, eserlerinde geleneksel İrlanda halk şarkılarını yorumluyor. Artık Mercury adaylığı etiketine sahip albümün açılış şarkısı Go Dig My Grave, partneri tarafından terk edildikten sonra canına kıyan bir kız hakkında eski bir halk masalı The Butcher Boy’a dayanıyor. Bu masalı ne tesadüftür 1998’de Sinead O’Connor da seslendirdi. Gotik bir atmosferdeki albüm, geleneksel ile yeniliği birleştirmekle beraber listenin en karanlık çalışması ünvanına da sahip.

Jockstrap | Fotoğraf: Joseph Bishop
Alt kültür pop’unda neler oluyor
Jockstrap’ın I Love You Jennifer B albümü geçen yılın gizli hit’lerinden biriydi. Listedeki yıldız isimler arasında en kendine has üsluba sahip ikili. Britanya’nın alt kültür pop’unu merak ediyorsan bu albüm senin pusulan. Karikatürleşen vokalleri, 80’ler pop’unun referansına sahip sample’ları ile bir benzeri olmayan albümlerden. I Love You Jennifer B’yi dinlerken bağımsız bir indie filminin baş kahramanına dönüşebilirsin.
Mercury Prize’ın bu yılki kısa aday listesi şöyle:
- Arctic Monkeys, The Car
- Ezra Collective, Where I’m Meant to Be
- Fred Again.., Actual Life 3
- J Hus, Beautiful and Brutal Yard
- Jessie Ware, That! Feels Good!
- Jockstrap, I Love You Jennifer B
- Lankum, False Lankum
- Loyle Carner, Hugo
- Olivia Dean, Messy
- Raye, My 21st Century Blues
- Shygirl, Nymph
- Young Fathers, Heavy Heavy
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Lewis Capaldi’nin Glastonbury performansı bize en duygusal konser anlarından birini ve popülerliğin lanetini aynı anda sundu. Mercury Prize'ın bu yılki kısa aday listesi Britanya müziğinin güncel bir fotoğrafı âdeta.
07 Ağu 2023

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.





