Bu gidişle Büyük Set Resifi'ni gören son nesil olacağız


Dr. Jane Goodall İstanbul'daydı!
Dr. Jane Goodall Pera Müzesi’nde Umuda Dair başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Fotoğraf: Pera Müzesi İnsanlığın “benzersiz” özellikleri hakkında önceden kabul edilen fikirleri araştırmalarıyla dönüştürerek insanlar ile doğa arasında daha…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Nature dergisinde bu hafta yayımlanan, yakın dönemdeki deniz yüzeyi sıcaklık trendlerinin incelendiği bir araştırmanın yazarları, iklim krizini tersine çevirmek için küresel çapta hızlı, koordineli ve iddialı adımlar atılmaması hâlinde bu neslin Büyük Set Resifi'nin yok oluşuna tanıklık edeceği uyarısında bulundu.
- Avustralya’nın kuzey doğusunda, 344.400 kilometrekarelik bir alanı kaplayan ve dünyadaki mercan resiflerinin en büyüğü olan Büyük Set Resifi, İrlanda ve Büyük Britanya’nın yüzölçümünden daha büyük bir alana yayılıyor.
Dördüncü kitlesel ağarma
Isı stresiyle dokularında yaşayan renkli ve yararlı algleri kendilerinden uzaklaştıran mercanlar solgunlaşıyor, yumurtlama yetenekleri sınırlanıyor ve açlık, hastalık gibi risklere karşı savunmasız hâle geliyor.

Fotoğraf: Greenpeace
ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ve Uluslararası Mercan Resifleri Girişimi Nisan ayında yaptıkları ortak açıklamada mercan ağarması olarak bilinen bu durumun son 30 yılda dünya genelinde dördüncü kez yaşandığı, 54 ülke ve bölgedeki mercan resiflerinin ağardığı belirtilmişti. Avustralya’dan akademisyenlerin yayımladığı bu yeni çalışmada da bu gidişle Büyük Mercan Resifi’nde her yıl ağarma yaşanabileceği ve bu durumun dünyanın en büyük doğa harikalarından biri olarak anılan resifin ekolojik işlevini ve evrensel değeri üzerinde daha büyük tehdit oluşturacağı vurgulandı.
Denizlerin yağmur ormanları
Küresel Mercan Resifleri İzleme Ağı (GCRMN) tarafından hazırlanan en son rapor, 2009 yılından bu yana mercanların yaklaşık %14'ünün yok olduğunu gösteriyor. Sudaki fazla karbondioksiti emerek karbon yutakları oluşturma yetenekleri nedeniyle bazen denizlerin yağmur ormanları olarak adlandırılan mercan resifleri, deniz canlılarının en az dörtte birine yaşamsal doğal destek sağlıyor.

Fotoğraf: The Washington Post
İklim modelleri kullanılarak yapılan bu yeni çalışmaya göre Büyük Set Resifi'ndeki okyanus sıcaklıkları son 400 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak gezegenin bu eşsiz doğa harikası üzerinde "varoluşsal bir tehdit" oluşturuyor. Araştırmaya göre, son 10 yıllardaki aşırı sıcaklıklar, çoğunlukla fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan atmosferdeki ekstra sera gazları olmasa gerçekleşmeyecekti.
- BM verilerine göre, küresel ısınmanın her 0,5 derecesi aşırı sıcakların, yoğun yağış olaylarının ve bölgesel kuraklığın sıklığında ve şiddetinde fark edilebilir artışlara neden olacak.
Mevcut tüm uluslararası iklim kriziyle mücadele taahhütlerinin yerine getirildiği senaryoda bile, küresel ortalama yüzey sıcaklığının bu yüzyılın sonuna kadar sanayi öncesi seviyelerin 1,9-3,2 derece üzerine çıkacacağı tahmin ediliyor. Ne yazık ki küresel ısınmayı Paris Anlaşması'nda belirlenen kritik eşik olan 1,5 derece ile sınırlamayı başarsak bile, dünyadaki resiflerin %70-90'ı "muhtemelen" küresel olarak kaybedilecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Birleşik Krallık'taki su faturası boykotu, Salda Gölü'nde ilk kez görüntülenen minik geyik, hayvan yasasından sonra yaşanan gelişmeler, Olimpiyat'taki geri dönüşüm krizi.
10 Ağu 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




