Bu Yıl Neyi Değiştirmemeyi Seçiyorsun?

Yeni yıla yumuşak bir bakış
Bu Yıl Neyi Değiştirmemeyi Seçiyorsun?

Dünyahali161
BMW i ile birlikte

Karbon Ayak İzi Tüketici Araştırması Türkiye’de son yıllarda yapılan tüketici araştırmaları, hem davranışların hem de beklentilerin belirgin biçimde değiştiğini gösteriyor. Bu değişimin yönünü daha iyi anlayabilmek için BMW Türkiye olarak, Ipsos ve Sustainable Brands Türkiye işbirliğiyle üç yıldır Karbon Ayak İzi Tüketici Araştırması’nı yürütüyoruz. Bu çalışma, Türkiye’deki tüketicilerin sürdürülebilirlik konusundaki tutumlarını, beklentilerini ve güven dinamiklerini detaylı biçimde ortaya koyuyor. Yeni Bir Tüketici Profili: Duyarlı ve Katılımcı Günümüzde tüketiciler yalnızca fiyat ve kaliteye bakarak değil; üretim süreçleri, karbon ayak izi ve toplumsal etki gibi kriterleri değerlendirerek seçim yapıyor. Araştırma bulguları da bu dönüşümü destekliyor. Katılımcıların %73’ü, şirketlerin karbon emisyonlarını azaltması gerektiğini düşünüyor. Buna karşın sadece %34’ü, bu konuda yeterince somut adım atıldığına inanıyor. Bu fark, güvenin artık söylemle değil; şeffaflık, denetlenebilirlik ve ölçülebilir uygulamalarla kurulduğunu gösteriyor. Veriler Ne Söylüyor? Güvenin Formülü: Samimiyet + Eylem Araştırma sonuçlarından öne çıkan başlıklar şöyle: ● %69, şirketlerin hükümet tarafından denetlenmesini istiyor. ● %65, kurumların BM’nin iklim ilkeleriyle uyumlu hareket etmesi gerektiğini düşünüyor. ● %69, karbon ayak izi bilgisinin ürün ambalajlarında yer almasını talep ediyor. ● Yalnızca %47, mevcut önlemleri etkili buluyor. ● %82, elektrikli araçların karbon ayak izini azaltmada etkili olduğunu düşünüyor. Ayrıca iklimle mücadelede aktif rol alan kurumlara yönelik belirgin bir toplumsal eğilim mevcut: ● %63, bu kurumlara kendini daha yakın hissediyor, ● %52, çevreye zarar vermeyen ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli, ● %65, bu kurumları tercih ettiğini belirtiyor. Bu veriler, sürdürülebilirlik alanında artık söylemlerin değil; somut, şeffaf ve uzun vadeli adımların belirleyici olduğunu gösteriyor.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Ayşe Erenel Margossian

Bu sene yeni yıl kararlarınız daha az şeker tüketmek, daha çok spor yapmak, daha erken uyanmak olabilir. Belki de "Bu yıl kendime dürüst olmak istiyorum." gibi liste yapmadan sadece bir davranış değişimi yapmak istiyorsunuz. 

İki yaklaşım, iki farklı bakış.

Yeni yıl kararları çoğumuz için sessiz bir savaş ilanına dönüşüyor: şu anki halimize karşı, "yeterince iyi olmayan" bedenimize, alışkanlıklarımıza, hayatımıza karşı. Kararlar listesi uzadıkça içimizde bir ses de yükseliyor: "Daha iyi ol. Daha çok yap. Bu halin yetmez." Peki bu ses kimin sesi? Ve bitmeyen "kendini düzeltme" çabası bizi gerçekten daha iyi bir yere götürüyor mu?

Yaşadığımız çağ tamamen yang odaklı: hareket, performans, verimlilik, iyileştirme. Bu enerji elbette değerli — bazen bir karar alıp harekete geçmek hayatı dönüştürür. Ama yıllar içinde fark ettik ki yalnızca yang ile kurulan bir düzen bizi yavaş yavaş tüketiyor. Her ocak ayında verdiğimiz sözlerin çoğu daha bahar gelmeden kırılıyor. Kırıldıkça kendimizi suçluyoruz. Suçladıkça yeni bir "düzeltme" listesi yazıyoruz. Döngü sürüyor. Belki sorun iradesizliğimizde değil. Belki sorun, kararlarımızın arkasındaki bakışta. 

"New Year's resolution" yani "Yeni yıl kararları". İngilizcede resolution genellikle "karar" anlamında kullanılır. Ama kelimenin bir anlamı daha var: bir şeyin baktıkça netleşmesi, kendi gerçek formunu göstermesi. Bu tür bir "çözünme" zorlama istemiyor. Sisli bir sabah vapurda karşı kıyıya bakarken, bulanık gölgenin yavaş yavaş Kız Kulesi'ne dönüşmesi gibi. Sen dönüştürmüyorsun onu. Sadece bakışını orada tutuyorsun, ilgiyle bekliyorsun — ve bir şey kendi kendine ortaya çıkıyor.

Drishti: Bakışı nereye koyduğun

Yoga pratiğinde drishti "bakış noktası" demek. Bir asanada gözlerin nereye odaklandığı, dikkatini nerede sabitlediğin. Ama drishti sadece fiziksel bir yön değil. Aynı zamanda bir niyet: Neyi görmeyi seçiyorum? Neyin yavaş yavaş kendini göstermesine izin veriyorum? Bu yıl belki de "kendimi değiştirmem lazım" baskısı yerine bir drishti kurabiliriz: "Bu yıl bakışımı nereye çevireceğime karar veriyorum." Pratik örneklere bakalım:

"Her gün yoga yapacağımyerine: "Nefesimin gün içinde nasıl aktığına bakacağım."

"Kendime daha çok vakit ayıracağım" yerine:"Zaten sahip olduğum küçük zamanlara dikkat edeceğim."

Düşünsenize: Sekiz saat uyku, sekiz saat iş — geriye sekiz saat kalıyor. O saatler çoğu zaman fark edilmeden geçiyor, bulanıklaşıyor. Uyanmadan önceki üç dakika, arabadaki sessizlik, çay koyarken geçen o kısa boşluk… Ya bu anlara biraz daha dikkatle baksak? Belki de "daha çok zaman" aramak yerine, zaten var olanın genişliğini görmek yeterli.

"Daha sabırlı olacağım" yerine: "Zorlandığım anlarda bedenimin ilk tepkisine bakacağım."

Sabır bir komutla gelmiyor. Ama o sıkışma anında — omuzların yükselirken, çenenin kilitlenirken — bedenine bakabilirsen, bir şeyler kendiliğinden yumuşamaya başlıyor.

Bakış değişince dünya değişir

Bir kuşun adını öğrendiğinizde ne olur? Birden her yerde o kuşu görmeye başlarsınız. Yıllardır oradaymış ama hiç fark etmemişsiniz. Drishti de böyle işliyor. Bakışını bir yere sabitlediğinde, o şey çoğalmaya başlıyor. Kolaylığa bakarsan kolaylık görürsün. Minnete bakarsan minnet görürsün. Zorluğa bakarsan — evet, zorluk da çoğalır. Bu yıl belki de en radikal karar, neye bakmayı bırakacağımızı seçmek olabilir.

Kabul de bir ilerlemedir

Kendimize karşı sertleşmek çok kolay. Değişmenin tek yol olduğuna inandırılıyoruz. Oysa bazen gerçek dönüşüm, kendimizin uzun süredir saklı kalan bir kısmını ilk kez gördüğümüz an oluyor. Değiştirmeden. Düzeltmeden. Sadece bakarak.

Bu yıl belki de en büyük karar, artık değiştirmeye çalışmayacağımız bir şeyi seçmek olabilir. Bedenimiz olabilir. Bir alışkanlığımız olabilir. Hayatımızın şu anki hâli olabilir. Kabul pasiflik değil. Kabul, gerçeğin penceresini açtığımız ilk an.

Yeni yıl için küçük bir davet

Bu yıl dilersen bir yang karar da koy hayatına — harekete geçmek bazen gerekli.

Ama yanına mutlaka bir yin karar ekle:

"Bu yıl neyi olduğu gibi görmeyi seçiyorum?"

"Bakışımı nereye çevirirsem, hayatım kendiliğinden netleşir?"

Belki de çözünmesi gereken tek şey, bakışımızın sertliğidir.

Yeni yıl, hareket kadar durmanın da; değişmek kadar kabul etmenin de değerli olduğunu hatırlatan bir yıl olsun.

Yumuşak bir yıl olsun.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

161: Dünyaya Yeni Bir Bakış ❄️

Neden Karbon Depolama İklim Krizini Çözemez?, Gezegen İçin İyileştirici Tasarımlar, Bu Yıl Neyi Değiştirmemeyi Seçiyorsun, Yılın Özeti, Avrupa Hafiflerken

11 Ara 2025

BMW i ile birlikte
 John Price, Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR