California neden kışın ortasında yanıyor?

Los Angeles'taki yangının bu denli yıkıcı olması birbiriyle bağlantılı birden çok nedenin biraraya gelmesine bağlı: Saatte 100 mile ulaşan hızıyla közleri savuran Santa Ana rüzgarları, sağanak yağışlarda serpilen bitki örtüsünün rekor sıcaklıklar nedeniyle kuruyup yangına yakıt olması ve bölgenin giderek çoğalan nüfusunun enerji ihtiyacını karşılamak için artırılan elektrik hatları...
California neden kışın ortasında yanıyor?

11 Ocak - Samsung - Angst
Samsung ile birlikte

Samsung’un yapay zeka destekli ürünleri 2024’te 70 bin kWatt enerji tasarruf etti “Herkes için AI” vizyonuyla sürdürülebilirliği evlere ve günlük yaşama taşımayı hedefleyen Samsung Electronics , bu yıl 8-14 Ocak tarihleri arasında kutlanan Enerji Verimliliği Haftası özelinde enerji tasarrufunun önemine dikkat çekiyor. Yapay zekâ destekli ürünler ve SmartThings uygulamasının AI ( Yapay Zeka ) Enerji Modu’yla tüketicileri tasarruflu cihaz kullanımına teşvik ediyor. Neler oluyor? Samsung Electronics’in paylaştığı verilere göre, ülkemizde sayısı 1 milyonu aşan SmartThings kullanıcıları 2024 yılında cihaz başına yüzde 7, toplamda ise 70 bin kWatt enerji tasarrufu yaptı. Samsung’un yapay zeka özellikli ürün yelpazesi, AI (Yapay Zeka) Enerji Modu sayesinde kullanıcıların karbon ayak izini günlük olarak takip edebilmesine olanak sağlayarak çevre dostu bir ürün deneyimi sağlıyor ve enerji faturalarını azaltmaya yönlendiriyor. Samsung’un yapay zeka destekli teknolojileriyle buradan tanışabilir, SmartThings ile enerjiden tasarruf edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

ABD'nin California eyaleti, 40 yıldır gördüğü en yıkıcı kış yangınlarından biriyle karşı karşıya. Los Angeles ve çevresini etkileyen yangınlarda şu ana kadar 5 kişi yaşamını yitirdi, 2 binin üzerinde bina küle döndü. Hollywood ve çevresine ulaşan yangınlar nedeniyle verilen tahliye emrinden en az 130 bin kişinin etkileneceği, ayrıca 30 bin binanın tehdit altında olduğu tahmin ediliyor.

AccuWeather, son yangınların yol açtığı zararın 57 milyar dolara ulaşabileceği tahmininde bulunurken yanan yapı sayısı ve ekonomik kayıplar göz önüne alındığında bunun modern California tarihinde görülmüş en yıkıcı orman yangını olabileceği ifade ediliyor.

Yangınlar artıyor ve hızlanıyor

Geçen Ekim ayında Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, 2001'den beri incelediği 60 bin yangına dayanarak yaptığı tahlilde hızla büyüyen küçük yangınların sıklığının iki katına çıktığını ve bunların daha büyük, ancak yavaş yangınlardan çok daha büyük bir hasara yol açtığını gösterdi. Gerçekten de son yıllarda dünyanın pek çok bölgesinde, özellikle yaz aylarında orman yangını haberlerine çok daha sık rastlıyoruz. Kış aylarında ise bu felaketlerin daha az yaşanacağını varsayıyoruz. 

  • 1984 yılından beri en az 40 kilometrekareyi etkilemiş 423 California orman yangını analiz edildiğinde de bunlardan sadece dördünün kış aylarında yaşandığı görülüyor. Bu büyük yangınların yaklaşık olarak üçte ikisi Haziran, Temmuz veya Ağustos aylarında çıktı.

Neden? Sıcaklıkların düşüp yağışların artmasının beklendiği kış ayları, orman yangınlarına elverişli koşulların oluşmasının önüne geçiyor. En azından "geçmeli." Öte yandan iklim krizinin etkisiyle sonbahar ve kış aylarında da yağışlar giderek düşüyor. Bu da artık "yangın mevsimleri"nden değil "yangın yılları"ndan bahsetmemize neden oluyor.

Öte yandan: İklim bilimciler, kış yangınlarının rüzgarın hızı nedeniyle daha süratli yayıldığını ve bunun da daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söylüyor. Yaz yangınları daha büyük olabilse de genellikle bu kadar hızlı yayılmıyorlar. 

Los Angeles'taki yangının bu denli yıkıcı olması da birbiriyle bağlantılı birden çok nedenin biraraya gelmesiyle bağlantılı: Saatte 100 mile ulaşan hızıyla közleri savuran Santa Ana rüzgarları, sağanak yağışlarda serpilen bitki örtüsünün iklim krizinin etkisiyle yaşanan rekor sıcaklıklar nedeniyle kuruyup yangına yakıt olması, üzerine de bölgenin giderek artan nüfusunun enerji ihtiyacını karşılamak için sayısı artan ve bu güçlü rüzgarlarda çırpınıp duran elektrik hatları...

Yangın bilimcilerin rüzgarın hızı ile yangının yayılma hızı arasındaki bağlantıya dair sıklıkla tekrarladığı kural ise şu:

"Eğer yangın söndürme ekipleri 10 dakikadan kısa sürede alevlere ulaşırsa yangının yayılması kontrol altına alınabilir. 15 dakikadan sonrası her şey için çok geç olur."

Yangınlar iklim kriziyle bağlantılı mı? 

Bilim insanları doğudan eserek dağlardan inen ve hız kazanarak sahile ulaşan Santa Ana rüzgarlarının jet akımın sıcaklığında ani bir düşüş yaşanmasına bağlı olabileceğini belirtiyor. Bilimsel çalışmalardan çıkan ön değerlendirmeler, bu tip jet akımı düşüşlerinin iklim değişikliği nedeniyle eriyen Arktik buzullarıyla bağlantılı olabileceğini söylüyor.

Ayrıca son araştırmalar, iklim krizinin kış aylarında Santa Ana rüzgarlarının daha seyrek, ancak daha şiddetli olmasına neden olabileceğini gösteriyor. Giderek daha kuru sonbahar aylarından daha yağışlı kış aylarına doğru ötelenen Santa Ana rüzgarlarının normal şartlar altında yangın risklerini azaltması beklenirdi. "Ancak normal şartlar altında değiliz" diyor ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'ndan yangın bilimci Jon Keeley.

Zira ABD'nin batısında onlarca yıldır süren kuraklığın ardından 2022 ve 2023'te bölgeye büyük miktarda su taşıyan atmosferik nehirlerin neden olduğu iki yoğun yağışlı kış yaşandı. Bunu 2024 yılında hızla başlayan bir kuraklık dönemi takip etti. Bu kurak dönem, bitkileri kuruttu ve yangın için mükemmel bir yakıta dönüştürdü. Bilim insanları "kırbaç etkisi" dedikleri bu hava durumu değişimlerinin iklim krizinin etkisiyle giderek daha sık yaşandığını ifade ediyor.

  • Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, iklim değişikliğinin 20. yüzyılın ortalarından bu yana "kırbaç etkisi" olarak adlandırılan koşulları %31-66 oranında artırdığını söylüyor. Kırbaç etkisindeki oynaklık, hem sellerin hem de yangınların artmasında rol oynuyor. Küresel sıcaklık artışının 3 dereceye ulaşması durumunda bu oynaklığın iki katına çıkacağı öngörülüyor.

Öte yandan "insan faktörü"nü de unutmamak gerekiyor. California, son 20 yılda çok ciddi bir nüfus artışıyla karşı karşıya kaldı. Bu insanların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla elektrik hattı gerekiyor. Daha fazla elektrik hattı da daha fazla arıza potansiyeli anlamına geliyor. 

Bir adım geriden: Henüz California yangınının tetikleyicisi belirlenememiş olsa da geçmiş yangınlardan bazılarına şiddetli rüzgarın etkisiyle devrilen elektrik hatlarının neden olduğu ortaya çıkmıştı. 2016 ve 2017 yangınlarındaki sorumluluğu nedeniyle 30 milyar dolarlık davalarla karşı karşıya kalan Pacific Gas & Electric şirketi iflas etmişti.

Sonuç olarak: "California yangınları iklim kriziyle bağlantılı mı?" sorusunun kısa cevabı "evet" gibi görünüyor. Daha dolambaçlı yoldan ifade etmek istersek ise bu yangınlar iklim bilimcilerin onlarca yıldır uyarılarda bulunduğu durumun akut bir örneği: Eşzamanlı olarak meydana gelen ve tek başlarına getirebilecekleri hasarı katlayan bileşik iklim felaketleri.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🚨 ABD yangınları, kritik eşik aşımı

Los Angeles'ta başlayan ve kısa sürede kentin dört bir yanına sıçrayan yangınlar kontrol altına alınamıyor, yüzey sıcaklık ortalamaları Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5 derecelik kritik eşiği ilk kez aştı.

11 Oca 2025

Samsung ile birlikte

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış