Camus ile Ozon arasında: Postkolonyalizmin 'Yabancı’sı olur mu?

Sinemada uyarlamaları seven François Ozon’un son filmi, 20. yüzyıl Fransız edebiyatının en çok ses getiren metinlerinden biri olan Albert Camus imzalı "Yabancı"nın aynı adlı uyarlaması. Ancak Ozon, Camus’nün varoluşçuluğunu bir kenara bırakıyor ve radikal bir kararla postkolonyalizmi filmin merkezine yerleştiriyor.
Camus ile Ozon arasında: Postkolonyalizmin 'Yabancı’sı olur mu?

François Ozon’un Yabancı uyarlamasını izlerken içimde büyüyen duygu, meraktan çok bir huzursuzluktu. Çünkü Yabancı gibi bir romanı sinemaya taşımak zaten başlı başına zor bir iş. Camus’nün metni olay anlatmaktan çok bir boşluk açar, bir bilinci dünya karşısında çıplak bırakır. Meursault’nun kayıtsızlığı bir “karakter özelliği” değil, varoluşçuluğun en sert sorularından biridir. Hayatın anlam üretmeyen, kendini açıklamayan, dramatik telafiler sunmayan yüzü. Camus’nün metni tam da bu yüzden güçlüdür. Cümleler neredeyse nötrdür, duyguyu değil, duygunun yokluğunu kaydeder. 

Ozon röportajında Meursault’yu bir “muamma,” bir “boş sayfa” olarak gördüğünü söylüyor. Onu psikolojik etiketlerle açıklamak istemediğini, seyircinin kendi anlamını takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım ilk bakışta Camus’ye sadık gibi duruyor. Meursault’nun bir psikopat mı, bir otistik spektrum figürü mü olduğu gibi kolay teşhislerden kaçınmak romanın asıl gücünü korumaya yönelik bir refleks. Çünkü Camus’nün kurduğu şey bir klinik vaka değil, bir varoluş deneyi. 

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Ömer Şentürk

Editör ve çevirmen. İstanbul'da doğdu, lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi Felsefe bölümünde birincilikle tamamladı. Jacques Derrida'nın konukseverlik seminerlerinde Platon etkisini araştırmak için bir yıl Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi'nde eğitim aldı. Farklı yayınevlerinde çevirmenlik ve çeviri editörlüğü yapmasının yanı sıra Eurosport Türkiye'de yol bisikleti, tenis ve snooker anlatıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende

HİKAYE

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?

İlk sezonuyla En İyi Komedi Dizisi dahil 19 dalda Primetime Emmy adaylığı elde eden "Widow’s Bay", eksantrik karakterleri ve her bölüm değişen korku gelenekleriyle türün sınırlarında geziniyor.

Emre Eminoğlu

·

27 Tem 2026

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?
DuendeDuende

HİKAYE

İstanbul konser yorgunu: Müzikseverler ne düşünüyor?

İstanbul bu ay adeta konser yorgunu. Temmuz boyunca her gün birden fazla uluslararası yıldız sahnedeydi. Farklı şehirlerden gelen dinleyiciler de büyük fedakarlıklarla bu deneyimin parçası oldu. Konser alanlarındaki müzikseverlerle konuştuk.

Eda Solmaz

·

27 Tem 2026

İstanbul konser yorgunu: Müzikseverler ne düşünüyor?
DuendeDuende

HİKAYE

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde

Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Soner Can

·

24 Tem 2026

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Mehmet Sindel

·

24 Tem 2026

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

The Odyssey: Dönecek ev yok

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Aslı Ildır

·

22 Tem 2026

The Odyssey: Dönecek ev yok