Christo Anısına: Gerçekleşen Ütopyalar

Binalar, köprüler, parklar ve birçok nesne üzerindeki geçici giydirmeleri ile dünyada iz bırakan sanatçı Christo, geçtiğimiz pazar günü 84 yaşında, New York'taki evinde yaşamını yitirdi. Bize neler bıraktığını ise beraber hatırlayalım.

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Binalar, köprüler, parklar ve birçok nesne üzerindeki geçici giydirmeleri ile dünyada iz bırakan sanatçı Christo, geçtiğimiz pazar günü 84 yaşında, New York'taki evinde yaşamını yitirdi.

Christo ve 2009’da hayatını kaybeden eşi Jeanne-Claude çağdaş sanat tarihine, benzeri olmayan uzun soluklu bir estetik deneyim getirdi. Birlikte, dünyanın farklı köşelerindeki binaları ve adaları kumaşlarla kapladılar, vadilere perdeler astılar, dağ kenarına dev şemsiyeler yerleştirdiler ve sanatın bir duvardaki küçük bir nesne olması gerekmediğini ve dünyayı şekillendiren bir gücünün olduğunu göstermeyi amaçladılar. Bugün, Christo’nun sanata yaklaşımı ve eserlerinden söz edeceğiz.

  • İlk adımlar: Bulgaristan’da doğan sanatçı, 1950'lerde Sofya'da resim, heykel ve mimari eğitimi aldı. Dönemin politik koşullardan dolayı Prag, Viyana ve daha sonra Paris’e yerleşti. Burada, eşi ve yaşamı boyunca takım arkadaşı olacak Jeanne-Claude ile tanıştı. Birlikte hayata geçirdikleri eserler Jeanne-Claude’un ölümüne dek sürdü.
christo
Christo ve Jeanne-Claude, The Wall Street Journal
  • Christo'nun sanatının kategorize edilmesi kolay olmadı. Başlangıçta, boya kutuları ve petrol varilleri gibi nesneleri kaplama tutkusu ile 1960'ların Amerikan Pop Art sanatçılarını ve Fransa’da yaygın olan Nouveau Réalisme hareketini akıllara getiriyordu. Ancak, çevresel ve büyük ölçekte çalışmaları ile dönemi içerisinde alışılmadık bir yol izlemeye başladı. Göze çarpan farklılığı ise eserlerinin geçici olmasıydı. Her çalışması, yaklaşık iki hafta boyunca büyük kalabalıklar tarafından deneyimlendi ve iz bırakmadan sonsuza dek kayboldu. “Sanatçılar ve her şeyden önce mimarlar, kalıcılık arıyorlar. Ben bunu yapmıyorum. Hiçbir şey bırakmamayı seviyorum. Bu cesaret ister.” sözleri, yaklaşımını açıklıyordu.
     
  • Sanata yaklaşımı: Christo, sanatı meslek olarak değil; bir varlık olarak tanımlıyordu. Sanatın, toplumla her zaman bağlantısı vardı. Londra’daki Serpentine Gölü üzerinde konumlanan Mastaba enstalasyonu sırasında Serpentine Galeri’den arkadaşlarına şu sözleri söyledi: “Burada, sanat dünyası dışında çiftçiler, milletvekilleri ve mühendislerden bürokratlara kadar çok fazla insan görüyoruz; toplumla iç içeyiz.”
christo
Christo ve Mastaba, The Atlantic
  • Detay: Mastaba, farklı renklerde boyanmış varillerin üst üste yerleştirilmesi ile tasarlandı. Gün içerisinde ışıktaki değişiklikler ile Mastaba'nın göl üzerindeki yansıması soyut bir tabloyu andırıyordu.
     
  • Eserlerinin politik bir anlamı da vardı. Alanın, bir sanat eserine dönüştürülmesi ile hiç kimsenin sahip olamayacağı bir durum oluşturan Christo, sahiplenme kavramını düşündürüyordu. Eserlerin geçici olmasının nedeni bu kavramla ilişkilidir.
     
  • 1983 yılında, Florida’da yer alan Surrounded Islands çalışması ile 11 ada çevresine, yaklaşık 600 bin metrekarelik pembe renkli örtüler yerleştirmişti. Jeanne-Claude ile çevreci gruplarla birlikte çalıştılar. Projesini tamamlanmadan önce, gruplar ile 11 adadan 40 ton çöp toplandı.
     
  • Pont-Neuf, Dev Şemsiyeler, Reichstag: 1985’te Paris’teki Pont-Neuf’u kumaşlarla kapladı.1991’de Japonya'da yer alan Ibaraki ve Kaliforniya’da, yerleştirdikleri dev şemsiyeler tarihte eşi benzeri görülmeyen eserlerdi.1995’te ise Berlin’deki Reichstag binasını da kapladı. Kaplanan Reichstag'ın geçici doğasını, hızlı bir şekilde kurulan ve taşınan göçebe kabilelerin kullandığı çadırlarla ve yaşamın geçici doğası ile karşılaştırdı.
christo
The Gates, The New York Times
  • Central Park: 2005’te "The Gates" adlı çalışması ile New York’taki Central Park’a safran renginde kumaşlar yerleştirdi. Kumaşlar, güneş ışığıyla farklı tonlara bürünüyordu. Parktaki insanların, kendilerini altın rengi bir tünelde yürüyormuş gibi hissedeceğini ve parka dışarıdan bakıldığında ise rüzgarla hareket eden kumaşların, karla kaplı parkın içinde akan altın rengi bir nehre benzediğini söyledi.
     
  • Iseo Gölü: 2016’da İtalya’da yer alan Iseo Gölü’nde “Floating Piers” enstalasyonu ile insanlara gölün üzerinde yürüme deneyimi yaşattı. Eserini, "Gerçek şeyleri seviyorum, gerçek rüzgar, gerçek kuruluk, gerçek ıslaklık, gerçek korku ve gerçek sevinç” olarak nitelendiriyordu.

    Christo yaşasaydı, Paris’teki Zafer Anıtı çalışması Eylül 2021’de bizlerle bulaşacaktı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🗿 Christo, Masumiyet Müzesi, Oruç Aruoba

Bu hafta Nubya Garcia’nın yeni albümünü, Parthenon heykelleri tartışmasını, Türkiye’de yayın hayatına başlayan BBC First’ü, Uluslararası Mardin Bienali’ni, tiyatroda normalleşmeyi, yeni edebiyat dergisi Edebiyat Atölyesi’ni ve hayatını kaybeden Christo'yu ele aldık.

05 Haz 2020

🗿 Christo, Masumiyet Müzesi, Oruç Aruoba

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Eda Solmaz

·

20 Tem 2026

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?
DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'