Close: Lukas Dhont'la Yakından Uzağa

Belçika'dan Lukas Dhont, En İyi Uluslararası Film dalında Oscar adayı Close'da kopan bir bağın yasını tutuyor.
Close: Lukas Dhont'la Yakından Uzağa

21 Nisan - The Irish Spirit - Duende
The Irish Spirit ile birlikte

Duende X Kadıköy Sineması X The Irish Spirit : Başrol Müzik Duende ’nin “Müziğin sesini açmakla kalmayıp, müziği seyre dalma zamanı…” diyerek seni Kadıköy Sineması ’nın kırmızı koltuklarına davet ettiği Başrol Müzik film gösterim serisi, şimdi yanına The Irish Spirit ’i de alarak rotasını gelecek filme çeviriyor. Sırada The Boat That Rocked var. Neler oluyor? Müziğin farklı türlerinden bambaşka hikâyeler anlatan filmleri Kadıköy Sineması iş birliğiyle yeniden izleyiciyle buluşturan Duende, İrlanda’nın ritimle yükselen havasını The Irish Spirit ile 25 Nisan, 4 ve 11 Mayıs günleri Kadıköy Sineması’nın sıraları arasında bir gezintiye çıkarıyor. 25 Nisan Salı | The Boat That Rocked : Ruha iyi gelecek bir dönem komedisi, radyo tınıları ve rock 'n' roll için haydutların peşindeyiz. Bu gösterimde sen de bizimle olmak istersen Duende’nin bugünkü sayısında yer alan bulmacayı çözerek davetiyeyi kapabilirsin. 4 Mayıs Perşembe | Walk The Line : Johnny Cash’in hayatına bir yolculuk için beyaz perdeye giden tren yakında kalkıyor. Elvis Presley ve Jerry Lee Lewis’li turne anlarının yanında Joaquin Phoenix ve Reese Witherspoon uyumu seni bekliyor. 11 Mayıs Perşembe | Straight Outta Compton : 80'lerde Los Angeles'tayız. Compton'ın mizaçı sert sokaklarında N.W.A ile birlikte. Ice Cube, Dr. Dre, Eazy-E, DJ Yella, MC Ren ve hip hop’un ta kendisi bizlerle. Bu gösterimde yerini ayırtmak için kulağın bizde olsun. The Irish Spirit ’i buradan takip ederek gelişmelerden haberdar olabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Close

Yönetmen: Lukas Dhont

Süre: 104 dakika

Yapım yılı: 2022

Belçika’dan genç ve kuir bir yönetmen Lukas Dhont, ilk filmi Girl ile yarıştığı 2018 yılındaki Cannes Film Festivali’nden üç ödülle ayrılmıştı: Seçkideki ilk-filmlerden birine layık görülen Altın Kamera, festivalin kuir ödülü Kuir Palmiye ve eleştirmenlerin verdiği FIPRESCI ödülü. Girl, balerin olma hayalleri kuran on beş yaşındaki trans genç kadın Lara’nın bir yandan cinsiyet uyum sürecinde bir yandan da balenin acımasız ve rekabetçi dünyasında maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel zorlukları konu alıyordu. Dhont’un dört yıl sonra gelen bir sonraki filmi Close da prömiyerini Cannes’da yaptı; Dhont bu kez ana yarışmada yer alıp Grand Prix’yi Claire Denis gibi usta bir sinemacıyla paylaştı. Belçika’nın 95. Akademi Ödülleri için seçtiği film, En İyi Uluslararası Film kategorisinde Oscar adayı oldu.

Close | Kaynak: İKSV

Close, bir değişimin ve değişime yenik düşen bir yakınlığın hikâyesi. 13 yaşındaki Léo ve Rémi'nin yakın ilişkisi, okul başladığında sarsıntıya uğruyor. Rémi'nin Léo'ya dostluğun dışında hissettiği şeyler olduğunu anlamak çok zor değil, bunların karşılıklı olup olmadığıysa muğlak. Toplumun o toksik erilliğinin, tek normale tapınma saçmalığının henüz 13 yaşındaki çocukların bile kalbini kırdığını görmek can acıtıyor. Duyduğu fısıltılarla, kendilerine yönelen ima, bakış ve işaretlerle her gün biraz daha geri çekmeye başlıyor Léo kendini.

Rémi, Léo uzaklaştıkça karnından bıçaklanmış hissediyor ve bir gün onu okula başladıklarından beri ayrı düştükleri tek dünya olan hokey antremanında ziyaret etmeye gidiyor. Spordan zerre anlamasa, orada olduğunda birlikte vakit geçiremeyecek olsalar da üstelik. Bu ziyareti belki onun konserini izlemeye gelmiş Léo'ya bir iadeiziyaret olması, belki dışında kaldığı o dünyayı merak ettiği, belki de sadece Léo’yu özlediği için yapıyor Rémi. Léo ise sahanın kenarına yaklaşıp şöyle diyor ona: "Niye geldin ki?” Yakınlıklarının uzaklığa dönüşmeye başladığı anların hepsinin içinde Rémi’nin canını en çok acıtanın bu olduğunu tahmin edebiliyorum.

Filmin olay örgüsüne ve duygusal yüküne dair sürprizleri bozmamak için daha fazlasını söylemek istemiyorum. Fakat söz konusu duygusal yükü üzerinde çok iyi taşıyor Lukas Dhont'un sineması. Tüm büyüsüne ve huzur dolu renk paletine rağmen masumiyetin yitişini, trajedilerle büyümeyi, toplumun beklentilerine yenik düşen mutluluk ihtimalini, pişmanlığın altında ezilmeyi tüm gerçekliğiyle yüzüne vuruyor.

Close | Kaynak: İKSV

Nedense bazen kuir sinemanın kendine toplumsal, sınıfsal ya da kültürel olarak ezilen, dezavantajlı baş karakterler seçmesi, o karakterlerin dış etkenlerin ya da toplumdaki diğer bireylerin fiziksel ya da psikolojik şiddetine uğraması gerektiği düşünülüyor. Fakat bu düşünüş şekli toplumsal ya da ekonomik olarak avantajlı; içinde bulunduğu toplum tarafından kabul görmüş ve rahat ettirilmiş bireylerin duygularını hiçe sayıyor gibi geliyor bana. Genelin hâkim olduğu bir örnek vermek gerekirse, Call Me by Your Name’deki açılma sahnesinin kabullenici bir babanın duygusal konuşmasıyla sonlanması ya da söz konusu ailenin varlıklı ve eğitimli olması, Elio’nun içinde fırtınalar kopmadığı açılma ve kendini kabullenme sürecinin zorlu olmadığı anlamına gelmiyor. Bu hikâyenin edebiyata ya da sinemaya taşınmasını gereksiz ya da değersiz kılmıyor.

Lukas Dhont’un henüz iki filmden oluşan filmografisi de bu çizgide ilerliyor: Girl’de Lara’nın yaşadıklarının temelinde cinsiyet kimliği nedeniyle dışlanması ya da zorbalığa maruz kalması yok. Aksine Lara, destekleyici bir aileye ve cinsiyet uyum sürecine ergenliği sırasında başlayabildiği bir sağlık hizmeti erişimine sahip. Yaşadıklarının esas sebebi öz-kimlik arayışı ve balenin onu fiziksel olarak zorlayışı. İki beyaz çocuğun etrafında dönen Close’un hikâyesi de dış etkenlerin yarattığı baskıdan, şiddetten ya da ayrımcılıktan değil, bunun gerçekleşme ihtimalinin yarattığı korkudan kaynaklanıyor. Dhont, Léo’nun kendisine sunulan rahat ailevi ve toplumsal koşullara rağmen başkalarının ne düşündüğünü neden gereğinden fazla umursadığını merak ediyor ve nihayetinde bunun neden olduklarının onda yarattığı pişmanlıkla ilgileniyor.

Nerede izleyebilirsin? Close, bugün Mubi kataloğuna eklendi. Yönetmenin önceki filmi Girl de birkaç haftadır Mubi’de.

Benzer işler:

  • Little Men (2016, Ira Sachs)
  • SummerStorm / Sommersturm (2004, Marco Kreuzpaintner)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎤 Gizemleri ve çalkantılarıyla Frank Ocean, Lukas Dhont’un büyüme sancılarıyla Close

Frank Ocean'ın gizemler, çalkantılar ve projelerle dolu günceline dair sorgulamalar, Lukas Dhont’un büyüme sancısı Close, solucanlarla yüzleşen HMLTD'nin son albümü The Worm.

21 Nis 2023

The Irish Spirit ile birlikte
Fotoğraf: Loren Wohl

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.

Soner Can

·

04 Eyl 2026

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz
DuendeDuende

HİKAYE

'Annie Bot': Kusursuz bir sevgilinin isyanı

Uzun ve yıpratıcı bir boşanma sürecinin ardından bir boşluğa düşen Doug, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak bir robot satın alıyor. Ödüllü yazar Sierra Greer’in kurguladığı korkutucu derecede gerçekçi bilimkurgu hikayesi burada başlıyor. Sierra Greer, Annie’nin hikayesi üzerinden itaat, rıza ve özgürlük gibi meseleleri kurcalıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eyl 2026

'Annie Bot': Kusursuz bir sevgilinin isyanı
DuendeDuende

HİKAYE

'İçimdeki Kalabalık'ın yazarı Gamze Güller: İç içe matruşkalar gibi kadınlar

Gamze Güller, uzun bir aradan sonra yeniden basılan ödüllü ilk öykü kitabı "İçimdeki Kalabalık"ta yalnızlık, korku ve tıkanmışlıklara vurgu yapıyor. Her kadın kendi içinde birçok kadını barındırıyor. Her birinin farklı yüzleri var; iç içe geçmiş matruşkalar gibi. Acı, sevinç, korku, yalnızlık ve tıkanmışlıkları hep bir bedenin içinde. Yani hepsinin içinde bir kalabalık var.

Soner Can

·

31 Ağu 2026

'İçimdeki Kalabalık'ın yazarı Gamze Güller: İç içe matruşkalar gibi kadınlar
DuendeDuende

HİKAYE

Garth Jennings: "Umarım bu belgeseli izleyen herkes Pulp’a âşık olur"

Garth Jennings’ın yönettiği "Pulp: Son Bir Şarkı Daha" (Pulp: What Do You Do for an Encore?), 24 Eylül’de MUBI’de. Belgesel, grubun “More” turnesindeki en büyük arena konserini, geçmişte daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntüleriyle buluşturuyor. Belgeselin anlatıcısı ise vokal Jarvis Cocker. Yönetmen Garth Jennings ile Zoom’da biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

31 Ağu 2026

Garth Jennings: "Umarım bu belgeseli izleyen herkes Pulp’a âşık olur"
DuendeDuende

HİKAYE

'The Dog Stars': Post-apokaliptik dünyada yası kişiselleştirmeye hakkımız var mı?

Ridley Scott, "The Dog Stars"ta salgın sonrası bir dünyada yas, yalnızlık ve umuda dair güçlü fikirlerin peşine düşüyor; fakat bu fikirleri taşıyabilecek inandırıcı bir dünya yaratmakta zorlanıyor.

Emre Eminoğlu

·

31 Ağu 2026

'The Dog Stars': Post-apokaliptik dünyada yası kişiselleştirmeye hakkımız var mı?