COP29’da İlk Günler

Finansman çıkmazı
COP29’da İlk Günler

15 Kasım - BMWi - Dünyahali
BMW i ile birlikte

BMW Türkiye ile 'Elektriğin Öncüleri' Çevresel sürdürülebilirlik için herkesin sürdürülebilir araç ve uygulamalardan faydalanabilmesi hedeflenir. Toplumların çevre dostu bir yaşam stiline uyum sağlayıp kolektif bilince katılmaları ve bu konuda harekete geçebilmeleri, sürdürülebilir bir yaşam stilinin benimsenmesi için çok önemlidir. Gelişmiş ülkeler yenilenebilir enerjiye geçişi hem ülke hem de toplum bazında yaygınlaştırmışken az gelişmiş bölgelerde yaşayanlar temel çevresel hizmetlere bile ulaşamayabiliyor. Yenilenebilir enerji ve çevre dostu altyapılar, genellikle şehirlerde ve gelişmiş bölgelerde daha yaygınken kırsal, dağlık veya izole bölgelerde yaşayan insanlar bu imkanlara erişmekte zorlanıyorlar. Bu durum, ülkeler arasındaki farkların yanı sıra ülkelerin kendi içindeki bölgesel eşitsizlikleri de derinleştiriyor. İklim krizi tüm insanlığı etkilese de bu sorunların çözümüne katkı sağlama ve sürecin bir parçası olma fırsatı herkese eşit sunulmuyor. Sürdürülebilirliğin küresel olarak başarılı olması için birlikte harekete geçmemiz gerekiyor. BMW Türkiye olarak sürdürülebilirliği daima destekliyoruz. Tamamen elektrikli BMW sürücülerinin oluşturduğu “Elektriğin Öncüleri” topluluğumuzu değişimin öncüsü olarak görüyoruz. Unlearners adını verdiğimiz felsefemiz, değişimi bireyin kendisinin yaratmasını ve benimsemesini vurguluyor. Bu şekilde BMW Türkiye, elektrifikasyon ve sürdürülebilirlikte sektörde öncü olmasının yanı sıra oluşturduğu toplulukla beraber daha büyük bir etki alanına sahip oluyor.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Levent Kurnaz

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 29. Taraflar Konferansı (COP29) bu hafta Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de başladı. Bu toplantı iki hafta sürecek. İklim değişikliği ile ilgili pek çok konunun görüşülmesi ve karara bağlanması bekleniyor. 

  • Çoğu kişi COP29’a kısaca Finans COP gözüyle bakıyor çünkü buradaki ana konu tamamen para.

Açılış gününde ayrı bir toplantıda konuşan CAN (Climate Action Network) Direktörü Tasneem Essop çok doğru bir şey söyledi: “İsrail’in Filistinli çocukları öldürmesi için 2 trilyon dolar bulabiliyorlar, Amerikan ordusu için senede 3 trilyon dolar harcayabiliyorlar, fosil yakıtları sübvanse etmek için senede 7 trilyon dolar veriyorlar, ama sıra iklim krizine geldi mi, paraları kalmıyor, bu hem gerçek değil, hem de bunu kabullenmemiz imkansız.” Gerçekten de özellikle gelişmiş ülkeler istedikleri zaman istedikleri işler için gayet yüksek paralar bulabilirken konu iklim ve çevreye geldiğinde nedense birden çekingen davranmaya başlıyorlar.

Aslında bu çekingen davranışın temeli İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin yapısına dayanıyor. Çerçeve Sözleşmesi devletleri kabaca ikiye ayırdı: Gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler. Bu ayrımın ötesinde bir düşünce de pek konuşulmadan kabul edildi: Gelişmiş ülkelerin parası vardır, gelişmekte olan ülkelerin parası yoktur. Bu kabulün arkasından iklim değişikliği konusunda finans sağlama yükümlülüğü de gelişmiş ülkelere verildi. 

  • Ancak sözleşmenin kabulünden 32 sene sonra yeryüzündeki dengeler değişmiş durumda. 1992’de milli geliri çok düşük olan Çin şu anda bir dev oldu.

Petrol üreten ülkeler de manevralarla gelişmekte olan ülke kabul edildi, dolayısıyla bugün iklim finansmanına katkı sağlayabilecek bu ülkeler grubu aslında finansmandan yararlanan ülkeler durumundalar ve ellerini ceplerine atmak istemiyorlar.

Gelişmiş ülkeler ise bu durumdan rahatsız oldukları için gene sözleşme çerçevesinde belirlenen kuralların arkasına sığınıyorlar. Bu kurallar da 2009 yılında Kopenhag’da yapılan COP’ta alınan kararlara dayanıyor. Kopenhag’da gelişmiş ülkeler Yeşil İklim Fonu’na iklim değişikliği için kullanılmak üzere 100 milyar dolar koymayı kabul ettiler. Ancak bugün gerek duyulan finansman 100 milyar doların kat kat üzerine çıktı. Bu durumda da gelişmiş ülkeler, parası olan gelişmekte olan ülkeler de bu fona destek koymazlarsa, fona 100 milyar dolardan fazla para koymayacaklarını söylediler. 

  • Kısacası bir tarafta birkaç trilyon doları bulan iklim finansmanı ihtiyacı, diğer tarafta da 100 milyar dolardan fazla finansman sağlamamaya kararlı bir ülke grubu var. Bu problemin yakın zamanda çözülmesi de imkansız. COP29 bu anlaşmazlık temelinde başladı.

İlk gün gündemin belirlenmesi bile yaklaşık 10 saat sürdü, çünkü COP28’de fosil yakıtların azaltılmasına karar verilmişti ve AB bu konuyu bir iklim değişikliği konusu olarak değerlendirmek istiyordu. Bunun karşısında Çin ve diğer gelişmekte olan ülkeler ise bunu finansman başlığı altında konuşmaktan yanaydı. Buradaki anlaşmazlık esasında kolay anlaşılabilir, AB fosil yakıtlardan çıkmaya oldukça yakın, o nedenle de diğer ülkelere fosil yakıtlardan çıkmalarını kolayca söyleyebiliyor. Ama gelişmekte olan ülkeler yenilenebilir enerji üretimi için finansmana ihtiyaç duyduklarından bu konu onlar açısından maddi bir gereklilik getiriyor.

Ayrıca Çin AB’nin getirmekte olduğu Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’nın uluslararası kurallara aykırı olduğunu ve bunun bu platformda görüşülmesi gerektiğini söylüyor, AB de bunu kabul etmiyor. Bu iki konu gündemin belirlenmesinin çok uzun sürmesinin en önemli iki nedeni. Sonunda ilk konuda Çin’in, ikinci konuda ise AB’nin dediğini yaparak uzlaşmaya varıldı.

Burada hepimizin görmesi ve anlaması gereken en başlıca nokta, bu toplantıda konu yeryüzünün, insanların ve diğer canlıların gelecekte neler yaşayacağı değil, konu sadece para. Ne acıdır ki bu toplantıdan kısa süre önce çıkan raporlarda durum böyle giderse yüzyılın sonunda küresel ısınmanın en az 3.4 dereceyi bulacağı ortaya konmasına rağmen devletlerin ana derdi hala para. Oysa Essop’un da dediği gibi savaş için isterlerse gayet güzel para bulabiliyorlar, ama iş çocuklarımızın geleceği olunca sanırım herkesin cebine akrep kaçıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

141: COP29'da İlk Günler

COP29'un ilk günleri ve beklentiler, ısınan dünya, nüfus artışı ve kaçınılmaz dönüşüm, mindfulness pratiklerinin zihinsel sağlığımıza etkisi, öneriler ve çok daha fazlası..

15 Kas 2024

BMW i ile birlikte
COP29 Baku, Azerbaijan Resmi Web Sitesi

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR