Cumhuriyet’in İlk Yılı


Ajandalara kalple işaretlendi: Garage Sale Sunday Garage Sale Sunday Nedir? %100 Müzik katkılarıyla sürdürülebilirliğe ve farkındalık yaratmaya kapılarını açmaya hazırlanan Garage Sale Sunday , herkesi ikinci el ürünler, sosyal medyadan tanıdık isimlerin stantları, sürdürülebilir lokal markalar, gurme lezzetler ve yaratıcı atölyelerle buluşmaya davet ediyor . Nerede ve ne zaman? 20 Ağustos Pazar günü KüçükÇiftlik Bahçe ’de ! Kimler var? Kalpleri eriten şarkılarıyla Mert Demir ve Kardelen ’le buluşacak, tutkunu olduğumuz canlı performansın izinden gitmek için kendimizi Jakuzi ’ye bırakacağız. Her köşesi keyif ve leziz tatlar sunan DJ setleri için Ezgi ve Doruk ’la dans pistinde randevun olduğunu da hatırlatalım. Neden gitmeli? İki Second Hand, Mahalo Vintage, Wald Vintage ve Sage Shop’tan kendine saklı bir hazine bulabilir; Reflect Studio ve House Of SuperStep’le atölyelere katılabilir; Beyza Efe, Buse Dağlıoğlu, Hande Taşer, Seda Şen ve Ezgi Ünal’ı kendi stantlarında yakalayabilirsin. Not almalı: Garage Sale Sunday ’le sürdürülebilir üretim ve tüketimi desteklerken şehrin tam kalbinde şahane ötesi bir pazar yaşamak için biletleri burada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Sergi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yılını gazete ve dergi sayfalarında yer alan ilginç olayların görsel belgeleriyle yeniden yaşıyoruz.
- Nerede? Yapı Kredi Kültür Sanat
- Ne zaman? 3 Eylül’e kadar
- Neden gitmeli? “29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 arasındaki o günlerde Türkiye’de neler oluyor, toplum nasıl yaşıyor, neler konuşuyor, neler seyrediyor, nasıl eğleniyordu?” sorularının cevaplarını sen de bizim gibi merak ediyorsan Cumhuriyet’in İlk Yılı’nda buluşalım.
- Not almalı: Sergi; Cumhuriyet’in ilk yılında Türkiye’de yaşanan gündelik hayata dair ilginç olaylar, spor ve dans müsabakaları, kültür sanat hayatından haberler, karikatürler ve belgesel filmlerden oluşuyor. Aynı adlı kitaptan yola çıkılarak hazırlanan sergi, 29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 tarihleri arasına mercek tutuyor. Banu İşlet, Binnur Mörel Büyükertan ve Eser Demirkan’ın bu dönemde çıkan gazete ve dergilerin titiz bir taraması sonucunda ortaya çıkan Cumhuriyet’in İlk Yılı’nın küratörlüğünü Cengiz Kahraman, sergileme tasarımı ve küratöryal işbirliğini Yeşim Demir Pröhl üstleniyor. İzleyiciye basının o günkü haber dili, sayfa düzeni, grafik anlatımı hakkında da bilgi veren sergi; bir yıl içinde yaşanan günlük hayatın eğlenceli ve renkli enstantanelerini kültür sanat, spor ve eğlence alanlarından seçilen fotoğraflar, karikatürler, reklam ve belgesel filmlerden kesitlerle sunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu ay şehri saran sergiler arasında Yapı Kredi Kültür Sanat'ta Cumhuriyet’in İlk Yılı, Galeri Nev İstanbul’un yaz seçkisi, Pera Müzesi'nde Isabel Muñoz'un Göbeklitepe fotoğrafları ve daha niceleri var.
06 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...



