DENİZDE YAŞAYANLAR

Deniz nasıl kokar? Kükürt ve oksijenin parfümü.
DENİZDE YAŞAYANLAR

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Sinaritin dilinden anlasaydık onunla konuşabilirdik. Denizde bir gün nasıl geçer sinarit? Kaç oltadan kaçtın, gözlerini kapatıyor musun uyurken, sen hiç denizatı gördün mü? Saatte 56 km hızla yüzen tarponu yakalayabilseydik, Mantis karidesiyle yumruk yumruğa gelip gelmediklerini sorabilirdik. Ve maçı kimin kazandığını. Mürekkep balığı denizin pantonesine bürünmüş olacağından onu kaçırabilir, caretta caretta’dan sürünebilirdik denizin kokusunu. Berber balığından kayaların derinliklerini, vatozdan rüzgârın yönünü, Malta Palamutu’ndan kaç knot estiğini öğrenebilirdik. Yapamadık. O yüzden denizin dilini anlamak için onu en iyi tanıyanlara, denizde yaşayanlara sorduk.

Denizde bir gün nasıl geçer diye soruyoruz, ayaklarımızı denizde çırparken...

Meltem denize dalıyor… Deniz değişkendir, hareketlidir, zaman algını sarsar. Bir yerden başka yere giderken mesafe belli olsa da ne kadar süreceğini dalga, akıntı, rüzgâr gibi birçok etken belirler. Denizin kendi zamanı vardır. Benim denizde bir günüm suyu bütün duyularla deneyimleyerek geçer: Kokusu, sesi, serinliği, tuzu, durgunken bile hissettiğin hareketleriyle yaşadığının farkındasındır.

Beril suda geziyor... Günün ilk ışıklarıyla denize koşarsın. Uzaktan bakarsın kobalta, turkuaza, akuamarine. Gökyüzünün yansımasını deniz üzerinde görünce engel olamaz, board’una atlar, güneşe doğru kürek çekersin. Balıklar yanında. Zıplıyor.

Deniz'de dalga... Her gün birbirinden farklıdır çünkü her dalga birbirinden farklıdır. Bu farklılık ve anlaşılamazlık insanı büyüler, doğanın hâkimiyet alanında olmanın zarafeti denizde.

Mehmet kulaç atıyor...  Gün denizin sesleriyle geçer. Deniz durgunsa yatıştırır, sakinleşirsin. Eski aşklara kadar yolu var. Ama dur, gitme oralara, geçmiş geçmişte kalsın; an bu an, gün bu gündür. Tadını çıkar. Deniz dalgalıysa için içine sığmaz, anlam veremediğin bir coşku kaplar her hücreni. Her dalga bir nefestir. Denizde bir gün, güneşin kavurucu sıcağına inat, her atlayışta “cos” yaparak geçer. Bir kavrulursun, bir serinlersin. Çok derinlere dalma derler, bakma onlara. Nefesin yettiği kadar derindesin. Nefesin bitti mi zaten bedenin su yüzüne çıkar. Hava kapalıysa bulutları sayar, güneşi beklersin. Bırak o konuyu da rüzgâr halletsin.

Hilmi rüzgârla beraber...  Eğitim verenlerin yazları tüm gün suda geçer. Sabah öğrenciler gelmeden bir saat kite yaparız, kışın kimseler olmadığı için bütün zaman bizimdir. Rüzgâra uydururuz vaktimizi.

Deniz kokusunu nasıl anlatırsın diye sormak geliyor içimizden, derin bir nefes alıyoruz.

Mehmet: Denizin kokusu bana yaz tatillerini hatırlatıyor. Yaş 15-16. Otobüs yolculukları. O koku daha yola çıkarken burnunun ucuna yerleşir. Sabaha karşı mola yerinde tostçuya gelir. Seninle uykuya dalar. Varana kadar da orada sinsice bekler. Denizin kokusu varış noktasıdır. Yazdır.

Deniz: Ev kokuyor, huzur kokuyor, güven kokuyor.

Meltem: Hayatın kokusu benim için denizin kokusu. Yaşam kaynağımız olan oksijenin büyük kısmını üreten planktonların; bildiğimiz ve henüz keşfedilmemiş binlerce canlının kokusunun karışımı gibi.

Beril: Deniz kokusu, dünyanın her şeye rağmen güzel bir yer olduğuna o anlık olsa da seni inandıran, belli belirsiz anımsadığın anların duygusunu hatırlatan bir şey gibi.

Hilmi: Kükürt ve oksijenin parfümü.

İhtiyar bir kaplumbağa, kederli bir sardalya, uçan bir at veya hayatın karşısında derin bir neşe... Söyle, denizde karşılaştığın en ilginç şey ne?

Meltem: Su altındayken bazen sadece başımı kaldırıp güneş ışığına ya da nefesimle çıkan baloncuklara dakikalarca bakarım. Düşünsene, bütün dünya "farkında nefesler almanın" ne kadar muazzam olduğundan bahsederken, sen nefes alışverişini duyup, somut olarak görüyorsun.

Deniz: Denizdeyken güvende olmak çok önemli, bu yüzden algıların her an tamamen açık. Ve esasında karşılaştığın dirençler karadayken gündelik hayatımızda karşımıza çıkan dirençlerin çok benzeri. O yüzden deniz bana hayatımdaki herkesten daha çok şey öğretmiştir diyebilirim. 

Mehmet: Uluslararası müsabakalar, Avustralya’da geçirdiğim yıllar, bir de turistik geziler derken denizde türlü canlıyla karşılaşıyor insan. Kaplumbağalar, yunuslar, zehirli denizanaları... Akılalmaz güzellikteki denizlerin, okyanusların sakinleri onlar. Beni en çok şaşırtan, en ilginç şeyler cansızlar: Plastik poşet, pipet, diş fırçası, kablolar. İşin bir de çokuluslu şirketlerin sorumlusu olduğu makro bir yönü var. Alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, eğitim sistemini düzenlemeliyiz. Tek bir çözümü yok ama böyle giderse tek bir sonucu olacak. Çeşme’nin eşsiz koylarını her antrenman öncesi elleriyle temizleyen rekortmen açık su yüzücüsü Emre Erdoğan’ın da dediği gibi. “Denizler alarm veriyor!”

Hilmi: Akyaka'da kite yaparken board'umla çarptığım 3 kiloluk akya.

Denizde yaşamak sana ne öğretti?

Beril: Tüm özgürlüğüne rağmen saldırganlaştığında seni çaresiz bırakan bir gücü de olduğunu. 

Meltem: Deniz bana yüzeyde fırtınalar koparken derinlerin ne kadar sakin olabileceğini ve bazen çabalamak yerine akıntıya kendini bırakmanın en iyi yol olduğunu öğretti.

Deniz: Deniz kuralsız ve sınırsız bir yer. Bu bana bir şeylere ait olma veya sahip olma isteğimizi, bunun karşısında yaşadığımız çaresizliğimizi hatırlatıyor. Karadayken dört duvarlı evler, şehirler, ülkeler gibi sınırlarla yaşamak yetmezmiş gibi, denizde bile hâkimiyet kurup, ötekileştirmeyi başarabiliyoruz.

Hilmi: Denizde geçirdiğim zaman rüzgârı, dalgaları, dünyanın Kuzey ve Güney Yarım Küre’de nasıl farklı eksende döndüğünü, gel gitleri yaşamayı, eskiden bakıp da bilmediğim şeylerin nasıl oluştuğunu, doğanın sesini duymayı öğretti.

Mehmet: Keşfetmeyi öğretti. Bir sonraki koy nasıldır? Hep merak ettim. Özgürce bedenimle barışmayı öğretti. Güneş doğuşunu, batışını sevmeyi öğretti.

***

Denizde gezerken mola vermek isteyen tüm Solitan'lara Mehmet'ten öneri:

Gittiğim bakir yerlerin saklı kalmasını tercih ederim, kalabalık olur da kirlenir, bozulur diye aklım çıkar. O yüzden pek paylaşmam ama... Soli için bir istisna yapayım. Bu yazıyı Bodrum’un Gökova Körfezi'ne bakan kısmında, Datça yarımadasını karşıdan gören Mazıköy’de yazıyorum. İlk kez geldiğim bu köyün nazik insanlarını, berrak sularını, ineklerini ve güzel koylarını unutamayacağım. Bodrum merkezden bir saat yol gelip yorulanlara da minik bir tavsiye vereyim: Ilgın Koyu'nu mutlaka görün. Plajın sonunda, derenin denize karıştığı yerde gözlerinizi kapayıp, havayı koklayın.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

Herkesin bizden olduğu memleketten merhaba! Soli. Yanında.

1 Haziran Denize Bakma Günü kutlu olsun!

01 Haz 2021

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

Elif Bayram

·

12 Tem 2026

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat
SoliSoli

HİKAYE

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

Deniz Aytekin

·

12 Tem 2026

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?
SoliSoli

HİKAYE

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Doruk Başkır

·

11 Tem 2026

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar
SoliSoli

HİKAYE

Gölgeden çıkan zanaat: Türkiye'de bağımsız saatçiliğin sessiz yükselişi

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Orhun Canca

·

10 Tem 2026

Gölgeden çıkan zanaat: Türkiye'de bağımsız saatçiliğin sessiz yükselişi
SoliSoli

HİKAYE

6'dan 6'ya İstanbul | Mitte Brot'ta gecenin son, sabahın ilk durağı

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.

Elif Bayram

·

08 Tem 2026

6'dan 6'ya İstanbul | Mitte Brot'ta gecenin son, sabahın ilk durağı