Ekstra yeşil makarna salatası


A’dan Z’ye mutfak ihtiyaçları Metro Türkiye ’de
Başta yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren işletmeler olmak üzere kendi mutfağının şefi olanların da en büyük yardımcısı olan Metro Türkiye , Metro Chef, Metro Premium, Rioba, Fine Life, Aro ve Metro Professional markalı 3.500 ürünle…
Daha fazlasını öğren →
Reçete: Andy Baraghani
Malzemeler
- 450 gram makarna (rigatoni, campanelle veya düdük gibi)
- 230 gram taze bezelye, kabuklu
- 125 gram dondurulmuş bezelye
- 100 gram bebek ıspanak
- 30 gram fesleğen
- 120 gram sızma zeytinyağı
- 30 gram beyaz miso
- 1 diş sarımsak, ezilmiş
- 1 adet limon, kabuğu ve suyu
- 120 gram Parmesan (Gouda, Bergama tulum, eski kaşar gibi herhangi sert tuzlu bir peynir), ince dilimlenmiş
- Tuz ve biber
Yapılışı
- Büyük bir tencerede su kaynatılıp içine bir avuç tuz atılır. Makarna al dente oluncaya kadar pişirilir. Süzmeden 20-30 saniye kadar önce kaynar suya araka ve dondurulmuş bezelye eklenir. Makarna ve bezelye süzüldükten sonra soğuk sudan geçirilip kenara alınır.
- Ispanak, fesleğen, zeytinyağı, miso, sarımsak, limon kabuğu rendesi ve su blender'a koyulur. Parlak yeşil bir püre hâline gelene kadar çekilir. Tuz ve karabiber eklenip tekrar karıştırılır.
- Püre geniş bir kaseye alındıktan sonra üzerine makarna ve bezelye eklenip malzemelerin tamamı kaplanana kadar karıştırılır. İhtiyaca göre tuz ve karabiberle lezzetlendirilir. Son adımda Parmesan ve fesleğen yaprağı eklendikten sonra servise hazır.
Afiyetler!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yemek savaşları, stadyumlarda açılan pankartlarla Euro 2024’e renk kattı. Türkiye'nin döner için AB'ye yaptığı tescil başvurusu Almanya'dan tepki çekti. Temmuz ayının incelemesi Onur Daylan ile Kitaplık köşesinde.
03 Tem 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




