Enerji piyasalarının dünü, bugünü ve yarını


Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekâsı ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’u buradan keşfedebilirsiniz. #Energyisthenewcurrency
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Enerji maliyetleri işletmelerin en önemli gider kalemlerinden biri, enerji artık yeni bir para birimi. Bu sebeple işletmelerin stratejik enerji kararları geleceklerine yön verecek.
Eylül 2022’de rekor seviyelere gelen elektrik fiyatları aktif bedeli 3.850,59 TL/ Mwh’lere ulaşmıştı. Fakat geçtiğimiz Nisan ayında fiyat yarı seviyeye inip 1.770,82 TL/Mwh’lere geriledi.

Enerji maliyetlerindeki düşüş yenilenebilir enerji yatırımlarını etkiledi mi?
Enerji maliyetleri düşme eğilimi gösterirken, dağıtım bedellerinin artmasıyla güneş enerjisi yatırımlarının fizibiliteleri oldukça farklılık göstermeye başladı. Fakat yine de kurumsal firmaların yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanarak artıyor. Turkcell yeni 435 milyon TL’lik Van’daki GES yatırımını açıklarken kimi firmalar rüzgar enerjisine kimi firmalar hidrojen kimi firmalar ise hidroelektrik enerji yatırımlarına tam gaz devam ediyor.
Milyonluk yenilenebilir enerji yatırımları fizibiliteleri şaşarken, yatırımlar katlanarak artıyor
Güneş yatırımlarının fizibiliteleri aktif bedellerin yarıya düşmesiyle ve dağıtım bedellerinin artmasıyla ciddi değişiklikler gösterdi. Sadece üretim maliyeti tarafı da değil sınırda karbon uygulaması hayata geçtiğinde yenilenebilir enerjiden elektrik üretmiyor ya da tükettiğinizi sertifikalandıramıyorsanız ek maliyetlerle yüz yüze kalacaksınız. Son birkaç yıl gösterdi ki elektrik enerjisi tüketim tarafında kendi göbek bağınızı kendiniz kesmiyorsanız, maliyetlerinizi yönetmeniz de çok zor. Bu sebeple fizibiliteler değişkenlik gösterse dahi firmalar kendi stratejik enerji adımlarını planlamaya devam ediyor.
Elektrik faturalarında yılbaşından bu yana görülen düşüşün sebebi nedir?
Elektrik, EPİAŞ-Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. tarafından işletilen elektrik piyasasında işlem görüyor ve elektrik piyasasının gösterge fiyatı Piyasa Takas Fiyatıdır (PTF). Ülkemizde hemen hemen tüm orta ölçekli ve büyük firmalar elektrik borsası endeksli faturalandırılıyor yani gösterge fiyat olan PTF’ye endeksli. PTF her saat için arz ve talebin kesiştiği noktada oluşuyor.
PTF’nin belirlenmesinde çok fazla değişken var; ülke genelindeki elektrik enerjisine olan talep, rüzgardan, sudan, güneşten üretilen elektrik enerjisi, yerli ve ithal kömür santrallerinden üretilen enerji, doğalgaz santrallerinin ürettiği enerji, veya dolar.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile rekor seviyelere tırmanan doğalgaz ve kömür fiyatları; Avrupa’nın LNG ile önlem alması, sıcak bir kış geçirmesi ve resesyon etkisi ile normal seviyelere döndü.
Biz de bu dalgalanmayı, ülkemizdeki elektrik fiyatlarında hissettik. Üstüne üstlük bir de döviz kurunun işin içine çarpan olarak girmesi ile Piyasa Takas Fiyatı 2022 yılının son aylarında 4000 TL/MWh’ e kadar yaklaşmıştı. (2022 Aralık ayı aritmetik ortalaması 3724 TL/MWh) Elektrik borsası tavan fiyatı 4800 TL/MWh’ di.
2023 yılının başlamasıyla birlikte Piyasa Takas Fiyatı, doğalgaz ve kömür fiyatlarındaki rahatlama ile gevşedi. BOTAŞ, elektrik üretim amaçlı kullanılan doğalgaz fiyatında Ocak-Şubat ve Mart aylarında toplam %51’lik indirim yaptı. PTF de neredeyse aynı oranda düştü. Nisan ayını 1770 TL/MWh ile kapatırken, Mayıs ayını 1950 TL/MWh seviyesinde seyrediyor.
Sadece doğalgaz fiyatındaki düşüş değil; elektrik talebinde artış olmaması, resesyon ve 6 Şubat Depremleri gibi fiyatı baskılayıcı birçok etken de mevcuttu yılın ilk yarısında.
Peki Yılın 2. Yarısında Ne Olacak? Elektrik fiyatları artacak mı?
Yılın 2. yarısında kurak geçen kışın etkisini, seçim sonrası artış beklenen döviz kuru etkisini ve Rusya-Ukrayna savaş sürecinin belirsizliğini düşündüğümüzde PTF’nin artmasını bekliyoruz. Ancak bir yandan da 2022 yılının sonunda en kötü fiyatlamayı geride bıraktığımızı da belirtmek istiyoruz.
2023 yılı 2. yarısında elektrik enerjisi maliyetinizin içinde bulunduğumuz günlere göre %20-%25 oranında artma olasılığını fiyatlamak oldukça makul bir öngörü olur.
En başta belirttiğimiz gibi kendi elektriğinizi üretmiyorsanız fazlaca belirsizlikle yüz yüze kalabilirsiniz. Bu süreçte enerji maliyetlerinizi takip etmek ve geleceğe dair isabetli öngörülerde bulunmak için dijitalleşmeyi de en az yenilebilir enerji yatırımı kadar tavsiye ediyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Enerji piyasalarındaki son hareketler ve geleceğe dair beklentiler
30 May 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



