
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) merakla beklenen eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı. Manşet enflasyon olarak da adlandırılan TÜFE, aylık %3,1; yıllık bazda ise %83,5 olarak gerçekleşti.
Detaylar bize neler söylüyor?
Bir önceki yılın aralık ayına göre %52,4 oranında artış gösteren endeksin alt kalemlerine baktığımızda, ana harcama gruplarında yıllık bazda en yüksek artışın ulaştırma kaleminde olduğunu görüyoruz. %117,7 seviyesindeki artışın temel sebebi şüphesiz ki akaryakıt fiyatlarındaki sıçrama. Endekste yer alan 12 ana harcama grubunda ulaştırmayı gıda (%93,1) ve ev eşyaları takip (%89,7) ediyor. Yıllık bazda fiyat artışları en düşük olan üçlü ise haberleşme (%30,8) , eğitim (%36,7) ve giyim (%40,3) oldu.
Verilere aylık bazda bakıldığında ise konjonktürel etkiler göze çarpıyor. Bu dönemde yatay seyreden enerji fiyatlarının da etkisiyle ulaştırmada aylık enflasyon %0,9 olurken, okul sezonunun açılmasının etkisiyle eğitim grubundaki aylık enflasyon %7,0 seviyesinde gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek artış ise %10,0 ile konut grubunda.
Diğer endekslerde durum ne?
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nde (ÜFE) aylık artış oranı %4,8; yıllık artış oranı ise %151,5 olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarında yıllık ÜFE enerjide %347,4 olarak gerçekleşti. Sektörel bazda ise elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörü yıllık %416,6 ile lider konumda. Bu kırılımda en düşük artış, %70,4 ile diğer ulaşım araçları sektöründe.
Enerji, gıda, alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE yani çekirdek enflasyon yıllık bazda %68,1 ile yüksek seyrini sürdürüyor. Çekirdek enflasyonda artış eğilimi yavaşlamaya devam etmekle birlikte, özellikle hizmetler enflasyonundaki yükseliş trendi endeksi yukarıda tutuyor.
- Cep bilgisi: TÜİK, farklı etki ve dinamiklerin gözlemlenebilmesi adına Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri adı altında altı alt endeks daha yayımlıyor. A ile F arasında harflerle gruplandırılan bu alt endekslerden en önemlisi olan çekirdek enflasyon (C) haricinde mevsimlik ürünler hariç ve yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç gibi gruplar da yer alıyor. Bu göstergeler eylül ayı itibarıyla yıllık bazda %68,1 ile %87,7 aralığında bulunuyor.
Birkaç not
Tam bir yıl önce %19,6 olan manşet enflasyon, 16 aydır yükselmeye devam ediyor.
TÜİK tarafından açıklanan gıda enflasyonu, öncü kabul edilen Türk-İş ve İTO verilerinin altında kalmış durumda. ÜFE-TÜFE yıllık enflasyon farkı 6.800 baz puan ile en yüksek seviyesine çıktı.
Politika faizi ile manşet enflasyon arasındaki fark da 7.150 baz puan ile yeni bir rekor kırdı.
Sonuç olarak…
Veri, genele yaygın ve artış eğilimindeki trendin güçlü seyrinin (ivmesi azalmakla birlikte) devam ettiğini gösteriyor. Manşet enflasyonda, aralık ayındaki güçlü baz etkisi ile yıl sonunda bir miktar düşüş göreceğimiz gerçeği bir yana, tek haneli değerlere ulaşmak beklenenden daha uzun zaman alacak.
Bu noktada, enflasyondaki düşünün fiyatlarda düşüş anlamına gelmediği ve alım gücünü artırmayacağını akılda tutmak gerekiyor. Enflasyondaki düşüş, fiyatlar genel seviyesindeki artış hızının azalması anlamına geliyor ve bu dezenflasyon ile kesinlikle karıştırılmaması gereken bir olgu.
İvme, enflasyonda tepe noktasını %90’lara yakın değerlerde kasım ayında görebileceğimizi gösteriyor. Sonrasında ise %13’lük aylık enflasyon verisinin yerine gelecek yeni aylık enflasyonla yılı %70-75 bandında kapatmamız olası.
Stabil enerji fiyatları ile kurların yanında normalleşmeye başlayan talep ivmeyi sınırlandırmakla birlikte, mevcut para politikası, seçim döneminde benimsenebilecek genişletici maliye politikaları ve enerji fiyatlarında (savaş ve OPEC bağlantılı) olası artışlar gibi riskler görünüm üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK, TÜFE'nin yıllık bazda %83,5 olarak gerçekleştiğini açıkladı. İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türkiye'de imalat PMI'nın 46,9 seviyesine gerilediğini duyurdu. Gazprom, Kuzey Akım boru hatlarında sızıntının durduğunu açıkladı.
04 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe verileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü İngiltere enflasyonu ile Fed'in Temmuz ayı toplantı tutanakları takip edilecek.
17 Ağu 2026

BIST 100’ün Mayıs ayında 15 bin puanın üzerine çıktığı, ancak jeopolitik gerginlikler nedeniyle yatırımcıların risk iştahının geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seyrettiği ikinci çeyrekte, Borsa İstanbul’daki yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 ikinci çeyrek sayısı, yerli ve yabancı yatırımcıların hem portföy büyüklüğü hem de endeks tercihleri bakımından birbirinden ayrışmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
10 Ağu 2026

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.



