

Kariyerinizde yeni yıl hedefleri: BMI Business School Bugün 6 Aralık, yeni yıla tam olarak 25 gün kaldı. Aralık ayı yeni yıl hedeflerini belirlemek, beklentileri sıralamak, yeni yollar seçmek için yılın en uygun zamanı olma özelliği taşıyor. Yeni yılda kariyerinde bir adım öteye geçmek, uzmanlığını ya da liderlik becerilerini geliştirmek isteyen profesyonellere 2022 planlarını yaparken BMI Business School’u incelemelerini öneriyoruz. Nedir? Türkiye'nin lider iş okulu BMI Business School; düzenlediği uzmanlık eğitimleri, yönetici eğitimleri, zirveler, konferanslar ve kurumlara özel tasarladığı eğitim çözümleriyle Türkiye'de iş dünyasına birey, kuruluş ve sektör bazında katma değer sağlıyor. 16 yıllık deneyimiyle şimdiye dek genel katılıma açık 720'yi aşkın sertifika programı tamamlayan, bu eğitimlerde 12 bini aşkın mezun veren ve 260'ın üzerinde eğitmen ve akademisyenle çalışan BMI Business School; iş dünyası ve akademi arasında bir köprü vazifesi üstleniyor. Takvim: BMI Business School’un sektör profesyonelleriyle, yönetim danışmanlarıyla ve IAE Paris Sorbonne, London School of Economics, Mannheim Business School gibi önde gelen okullarla iş birliği yaptığı eğitimleri aralık boyunca ve 2022’de de hız kesmeden devam ediyor. Ayrıntılar ve kayıt için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Geçen hafta, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’a bir soru yöneltildi: “Fed’in enflasyonun o kadar da “kalıcı” olmadığına karar vermesi için enflasyonun daha ne kadar hedeflerinizin üzerinde seyretmesi gerekiyor?” Powell’ın cevabı, son dönemde ABD başta birçok dünya ekonomisinin tartıştığı konuya son noktayı koyar nitelikteydi: “Belki de "geçici" terimini bırakmanın zamanı gelmiştir.”
Neden önemli? Hâlihazırda yüksek enflasyon, ABD ve AB dahil birçok ülkede merkez bankalarının en büyük problemleri arasında yer alıyor. Yüksek enflasyonun en büyük nedeni olarak tedarik zincirinde pandemi kaynaklı yaşanan sıkıntılar gösterilirken ABD’de Powell, geçen yazdan bu yana yüksek enflasyonun “geçici” olduğunu ve ekonomik toparlanmayla normale döneceğini vurguluyordu. Son açıklama, Fed’in açıkça politika değişikliğine gittiğini gösterirken fiyatlardaki yükselişin 2022’de devam edeceğini işaret ediyor.
Fed'in tavrı: Powell’ın açıklamaları, Fed’in önümüzdeki dönemde “şahin” olarak tanımlanan daraltıcı para politikası yürüteceğini gösteriyor. Buna göre, tahvil alımlarının azaltılmasının hızlandırılması ve enflasyon baskısını hafifletmek için faiz artırımına gidilmesi bekleniyor.
Avrupa’da durum ne? Avrupa’da da son veriler, enflasyonun “kalıcı” olduğuna yönelik düşünceleri kuvvetlendiriyor. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) açıklamasına göre Avro bölgesinde enflasyon, kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre %4,9 oranında arttı. Bu artış, Eurostat'ın istatistik tuttuğu 20 yıllık tarihindeki en yüksek seviye oldu. Almanya'da enflasyon, bir önceki yılın kasım ayına göre %5,2 artarak 1992 Haziran ayından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.
OECD’nin öngörüleri: Dünya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)’nin kasım ayı Görünüm Raporu da enflasyonun küresel ekonomiyi etkileyen ana risk unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Yeni koronavirüs varyantı Omicron’un olası etkilerini de göz önünde bulunduran OECD, fiyat endeksleri kademeli olarak düşüşe geçmeden önce enflasyonun, 2021 sonu ve 2022’nin ilk çeyreğinde zirve yapacağını ve merkez bankalarını öngörülenden daha erken ve daha büyük ölçüde sıkılaşmaya zorlayacağını tahmin ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye ekonomisinde geçen hafta neler yaşandı? Küresel çapta yüksek enflasyon kalıcı mı, geçici mi? Twitter CEO'su Jack Dorsey'in istifa mektubu, şirketlerin kurucuların etkisinden kurtulması hakkında neler söylüyor?
06 Ara 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




