ESMİYOR PODCAST


Cildin, dünyan ve geleceğin için: Origins Sevgili ANGST okuru, bugünün bülteninde seni Dünya Ayı’nı kutlamaya davet eden Origins’le buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz çünkü biliyoruz ki enerji senin doğanda var . Origins: Ürünleriyle hem senin, hem cildin hem de dünya için en iyiyi hedefleyen Origins; ekolojik ambalajları, %100 vejetaryen ürünleri, %100 yenilenebilir elektrikle üretim yapan fabrikası ve ağaçlandırma projeleriyle 30 yılı aşkın bir süredir doğadan aldığını doğaya geri vermek üzere çalışıyor. Origins Green The Planet Projesi: Gezegen üzerindeki olumsuz etkimizi azaltmaya gönül veren ve her zaman ağaçları ilham kaynağı olarak gören Origins, 2009'dan bu yana 2 milyondan fazla ağaç dikti ve bu ağaçların bakımını üstlenmeye devam ediyor. 2020'de, şimdi ve gelecek için anlamlı bir değişime aracılık etmek üzere Green The Planet Projesi ni başlatan Origins, dikilen ve bakımı yapılan her ağaçla karbon salınımını düzenlemeye yardımcı olmanın gururunu paylaşıyor. Türkiye’de neler var? Origins , Türkiye’de doğaya dokumak adına; ekolojik yaşam bilincini artırmak ve doğa uyumlu yaşamı desteklemek üzere Buğday Derneği’yle tohum ekimi etkinliği düzenliyor; bu projeye ek olarak, insanla doğa arasındaki uyumu sağlamak hedefiyle Cihangir Yoga ’yla bir araya gelen etkinliklere imza atıyor. Sıra sende: Nisan ayı boyunca tüm alışverişlerde hediye edilecek tohum çubuklarıyla gezegenimizi yeşillendirmeye destek olan Origins’in sürdürülebilir dünyasını şimdi sen de buradan keşfedebilirsin. #EnerjiDogandaVar
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Bugünün ANGST edenleri iklim krizi ve gelecek kaygısı. Çünkü biliyorsun, tarihler yaklaşıyor. Esmiyor'un "Neden iklim krizi?" sorusuna verdiği yanıtla başlayalım:
Dünyanın ve gelecek nesillerin yüz yüze kaldığı en büyük risk iklim değişikliği. Bilim yıllardır bunu söylüyor… Ama neden? İklim krizi hakkında gerçekten endişelenmeli miyiz? Ve dönülmez bir sonun başlangıcında mıyız? Yapabileceğimiz hiç mi bir şey yok? Bu büyük ve hayati soruları sormak için bir araya geldik. Bu soruları herkesin anlayabileceği bir dilden sormanın vakti geldi de geçiyor.

Derin Altan
Derin ve Utku'nun bir "ikili" olarak değil, farklılıklarını da konuştuğumuz bir muhabbetin içindeyiz. Onları ANGST edenlerin Esmiyor'a hazırlık sürecinde gelen bir reddedişle kendini iyice gösterdiğini öğreniyoruz bunlarla birlikte. Mesela "Bir ebeveynin hayattaki görevi nedir?" sorusu bile repertuvarda — "2020 bakışıyla değil, 2040 için hazırlanması gerekiyor yapılacakların," diyor Derin.
Konu ANGST edenleri nasıl yöneteceğimize veya onlara neyin iyi geleceğine geldiğinde İklim Çemberi'nden bahsediyoruz. Bu buluşmalar, yalnız olmadıklarını hissettirerek kaygılarla savaşma konusunda yardımcı olmuş Derin ve Utku'ya.

Utku Güven
Bugün çevre ve iklim kültürü alanında içerik üretmek; yaygın anksiyete bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyle yaşamak; gelecek kaygısıyla başa çıkmak; aktivizm alanlarını içselleştirmek ve her şeyin sınıfsal ve politik olması üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi Derin ve Utku'ya sorularım var:
🌡 Derin ve Utku'yu ANGST edenler ne?
🌡 İklim krizi konusunda içerik üretmek ANGST edenlere karşı nasıl yardımcı oluyor? ANGST edenleri konuşmak iyileştirici bir deneyim olarak yansıyor mu?
🌡 İklim anksiyetesiyle başa çıkarken birbirinize nasıl destek oluyorsunuz?
🌡 "Green is the new sexy," derken ya yeşil aklama yiyorsak?
🌡 Vogue'dan ödül almak bir yeşil iletişime alan tanıma örneği mi?
🌡 Derin ve Utku neye #HakkımVar diyor?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Derin ve Utku'nun aktivizmle birleşen arkadaşlıklarının ilhamıyla muhabbete katıl.
🌞 İlk bölüm:
🍃 İkinci bölüm:

⚠️ Editörün notu: Minik bir tetikleyici uyarımız mevcut — ilk bölümün sekizinci dakikasında bir int*har anısı var. Dinlemek istemezsen haberin olsun.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin altıncı konuklarıyla tanış: Esmiyor Podcast'ten tanıdığımız Derin Altan ve Utku Güven.
19 Nis 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?





