Fabrikadan alışveriş merkezine

Gülbağ mahallesi ve fabrikadan bozma alışveriş merkezi.
Fabrikadan alışveriş merkezine

Samsung 24 Ocak
Samsung ile birlikte

Samsung

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Galleria’nın değiştirdiklerine değinen yazıdan aldığım dönüşler, beni başka bir mahallenin dönüşümü üzerine düşündürdü. Söz konusu mahalle Gülbahar, mahallenin bağlı olduğu semt de Gülbağ. Dönüşümün habercisi ise sınırı Zincirlikuyu’ya dokunan Profilo AVM. 

Nasıl? Profilo’nun yıllarca fabrika olarak kullanılan binası, var olduğu zamana dair Mecidiyeköy’de henüz konut veya ticari mülk ihtiyacının merkezinde olunmayan bir dönemi anlatıyor; tüketimin yüceleştirilirken üretimin silik bir anı gibi kaldığı 80’li yılların sonrası ise mahallenin merkezî konumu ve civardaki artan metrekare fiyatlarıyla olacakları müjdeliyordu. Tüketim taleplerinin kanıksanmasından bir müddet sonra, Mecidiyeköy ve Bomonti gibi mevkilerde konumlanan şirketler, taşınma kararı almak zorunda kalıyordu. Çünkü merkezde kalan bu tip yapılara karşı, toprağın hak olarak talep ettiği bedeller verilemiyor ya da yapıların üretimi için gereken alan giderek daralıyordu.

Her şeyin olduğu gibi bunun da bir çözümü var: AVM olmak. Evet, bir mekânın acı çeken bir üretim merkezi olmasındansa yapı özelliğini değiştirip tüketim tezkeresi alması mümkün ve o yıllarda bir hâl çaresi olarak uygulanıyor aslında. Çünkü gazetelerde dahi “Hayat artık tüketmek, tüketmek de var olmak demek,” minvalinde cümlelerle tüketim özendiriliyordu. Mekânın 1995’te başlayan ve üç yıl süren tadilatının ardından içine tiyatro sahnesi, spor salonu, otopark ve ortak yemek alanı sığdırılan yapının bütün ihtiyaçları karşıladığı düşünüldü. Fakat bugün bile içine girdiğinizde kendinizi farklı bir yerde hissediyorsanız bunun sebebi mekânın en başta kamusal bir yapı olarak üretilmemiş olmasıdır. Burada bir parantez açarak, Ankara’daki şehirler arası otobüs terminalinin yapımında imzası bulunan Utarit İzgi gibi mimarların izinin olduğunu da belirtmek isterim. Yani, bir kişi veya mesleki kusurdan ziyade hikâyenin en başı bu farkı yaratır. 

Semt ve mahalleye dönersek: İstanbul’un Harlem’i olarak anılan ve mahalle sınırları içinde yer alan Gülbağ, estetikten uzak düzenini yıllar önceki gecekondulaşmasına borçlu. Merkezinde alışveriş merkezi bulunan Gülbahar da eskiden yeşillikleri ve yazlık evleriyle anılıyor. Kendiliğinden kopuk, gelişine yaşanan günlerin temsilini layıkıyla yerine getiren mahalle, yine de her İstanbulluyu bir şekilde konuk etme fırsatını yakalıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

"Ah Gözel İstanbul"

İçindekiler: Çağdaş sanatın gözünde şehrin dönüşümü, fabrikadan alışveriş merkezi, sokak yemekleri, İstanbul'un yüzleri

24 Oca 2021

Samsung ile birlikte
"Ah Gözel İstanbul"

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü