Factory Records: Para kazanmadı, tarih yazdı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
1970’lerde derme çatma mahallelerle dolu, işsizlikle kavrulan endüstriyel bir çöl olan Manchester, bugün dünyanın müzik ve kültür merkezlerinden birine dönüştüyse bunun mimarlarından biri, Factory Records’ın arkasındaki isim Tony Wilson.
1976-1977 arasında yerel televizyon kanalı Granada Television’da hazırlayıp sunduğu So It Goes programında, ilk defa televizyona çıkan Sex Pistols’tan Patti Smith’e, The Clash’ten programın iptal edilmesine neden olan Iggy Pop’a dönemin yeni ve heyecan verici sanatçılarını konuk eden Wilson, 1978’de adı Andy Warhol’un New York’taki stüdyosundan ilhamla konan “Factory” başlıklı kulüp geceleri düzenlemeye başlıyor. Ünü hızla yayılan bu gecelerde, dönemin yeni hareketlenen post punk sahnesinden isimler çalıyor.
Kanla yazılan sözleşme: Factory, 1979 başında aktör Alan Erasmus’un ortaklığı ve Tony Wilson’ın annesinden kalan mirasla bir plak şirketine evriliyor ve yayımladığı ilk EP A Factory Sample'da çiçeği burnunda ekip Joy Division, The Durutti Column, John Dowie ve Cabaret Voltaire’in şarkılarına yer veriyor. Aynı yıl Factory etiketiyle yayımlanan ilk albüm ise, Joy Division’ın efsanevi albümü Unknown Pleasures. Kendileriyle ilgilenen başka plak şirketlerini reddederek Factory saflarına katılan Joy Division, Tony Wilson’ı kendi kanıyla bir sözleşme yazmaya zorluyor. Wilson’ın ve Factory’nin sanatçılara yaklaşımını özetleyen sözleşmede sadece şunlar yazıyor: “Her şey müzisyenlere ait, hiçbir şey şirketin değil. Tüm gruplarımız, çekip gitmekte özgür.” Bu yaklaşım, 90’larda iflas eden şirketin başka şirketler tarafından satın alınmamasının sebebi; çünkü albümlerin hakları sanatçılara ait.
Joy Division solisti Ian Curtis’in intiharından birkaç ay sonra yayımlanan Love Will Tear Us Apart single’ı ve grubun ikinci albümü Closer, listelerin üst sıralarına tırmanıyor. Bu trajedinin içinden yeni bir ses doğuyor: New Order.
Madchester’ın harman olduğu yer: The Haçienda! 1982’de New Order ve Factory Records iş birliğiyle açılan gece kulübü The Haçienda, acid house ve alternatif rock’ı bünyesinde eriten ve bolca saykedeliyle besleyen “Madchester” akımının itici gücü oluyor. New Order, The Stone Roses, The Smiths, Happy Mondays gibi isimlerin yanında Madonna’nın Birleşik Krallık’taki ilk televizyon performansına da ev sahipliği yapan kulüp, yüksek işletme giderleri ve dönemin MDMA furyasının yarattığı sorunlar nedeniyle 1997’de, arkasında müthiş bir müzik kültürü bırakarak kapanıyor.
Sattıkça zarar eden single’lar ve bitmeyen albümler: Factory Records’un benzersiz kimliği, çatısı altında yer alan sanatçıların sound’u kadar, şirketin tüm görsel işlerinde göze çarpan, Manchester’ın endüstriyel atmosferinden ilham alan tasarım anlayışından da kaynaklanıyor. Factory’nin kulüp gecelerinden itibaren her adımında emeği olan sanat yönetmeni ve grafik tasarımcı Peter Saville, 1983’te çıkan New Order single’ı Blue Monday için disket şeklinde bir kapak tasarımı hazırlıyor. Factory, single’ın çok satmayacağını düşünerek kapağın üretim maliyetini göz ardı ediyor. Satılan her kopyada şirketi 5 peni zarara sokan Blue Monday'in uluslararası bir hit olması, Factory için sarsıcı bir sürpriz.
1985’te şirketin aile fotoğrafına dâhil olan Happy Mondays, başarılı single ve albümlerle yüzleri güldürüyor. Grup Madchester sahnesine yön veren üç albümden sonra, 1992’de yeni albümünü kaydetmek üzere Barbados’a gidiyor. Solist Shaun Ryder’ın eroin bulamayacağı bir yer olduğu için tercih edilen Barbados macerası, grubun kokain bağımlısı olmasıyla kontrolden çıkıyor. Uyuşturucu almak için kayıt stüdyosunun eşyalarını satmaya başlayan ekip, Manchester’a döndüğünde ellerinde söz yazılmamış bir dizi şarkı var. Böyle bir sürecin ardından yayımlanan Yes Please! Happy Mondays’in kariyerine ölümcül bir darbe vurduğu gibi, prodüksiyon masraflarıyla Factory Records’ı iflasa sürüklüyor. Albüm çıktıktan iki ay sonra, şirket iflas ettiğini açıklıyor.
Mr. Manchester’ın vedası: Müzikten para kazanamamasıyla ünlü olduğunu söyleyen Tony Wilson, 10 Ağustos 2007’de, bir süredir tedavi gördüğü kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Wilson’ın tabutu da, etkinlik afişlerinden albümlere, kulüplerden sanat eserlerine Factory üretimi her şey gibi numaralandırıldı: FAC501.
Daha derine: Michael Winterbottom’ın Manchester’ın renkli müzik sahnesini konu edinen filmi 24 Hour Party People, Factory Records ve Tony Wilson’ı odağına alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Endüstriyel bir çölde para kazanamayan ama tarih yazan bir plak şirketi, kederli yaşamından ilham alan bir müzisyen, Osmanlı'da aktivist bir kadın yazar ve her koşulda yaratanlar.
30 Eki 2020

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



