Farklı dönemlerin ait olduğu Teşvikiye


Galaxy Z Flip4 ile hayatı yepyeni açılardan yakala Galaxy Z Flip4 Kullanıcılara üstün bir katlanabilir akıllı telefon deneyimi vadeden Galaxy Z serisinin geliştirilmiş kamera deneyimi, daha büyük pil kapasitesi ve daha fazla kişiselleştirme olanağı sunan en yeni üyesi Galaxy Z Flip4 ’le tanışın. Alkışlara eşlik eden Galaxy Z Flip4’te neler var? Etkileyici tasarım: Avucuna sığacak kadar kompakt olan bu telefon; Blue , Bora Purple , Graphite ve Pink Gold renk seçenekleri, daha ince menteşesi, kontrast oluşturan cam ve çerçeveleriyle her anına yakışacak kadar şık. En dayanıklı: Dünyanın suya dayanıklı ilk katlanabilir akıllı telefonu hayatın karşına çıkaracağı her sürpriz için şimdi en dayanıklı malzemelerle üretildi. Darbelerden kaynaklanabilecek çizilme, çatlama gibi hasarlara karşı süper dayanıklı. Üst düzey kamera: Fotoğrafçılık becerilerini ikiye katlayacak iyileştirilmiş kamerasıyla daha aydınlık geceler, net ses ve keskin görüntüler mümkün. Eller serbest kamera deneyimi yaratan FlexCam ile grup selfie ’leri ya da videolar çekebilir, Hızlı Çekim ile hayatı dilediğin her açıdan yakalayabilirsin. Daha büyük pil kapasitesi: Yükseltilmiş işlemci, geliştirilmiş uzun ömürlü pil ve Süper Hızlı Şarj özelliğiyle iki şarj arası sürede daha fazla fotoğraf çekebilir, içerik izleyebilir ve bağlantıda kalmaya devam edebilirsin. Kişiselleştirebilir kapak ekranı: Kapak Ekranı üzerinden telefon görüşmeleri yapman, mesajları yanıtlaman, daha fazla bilgi ve kontrole ulaşman çok kolay. Bu yeni tuvali widget 'lar ekleyerek dilediğin şekilde özelleştirebilirsin. Üstün bir akıllı telefon deneyimiyle hayatı ikiye katlamak için Galaxy Z Flip4 ’ü buradan keşfedebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Rota: Ahmet Fetgari Sokak, Teşvikiye. Mahalleli: Yeraz Gökbaş. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
Ahmet Fetgari Sokak’tayız. Burası Nişantaşı-Teşvikiye hattının en canlı ve bilindik sokaklarından biri. Aynı zamanda da Nişantaşı kalabalığından evime yürürken kullandığım yol. Teşvikiye Caddesi’nden Ahmet Fetgari’ye döndüğünde sofistike, genç ve sakin ama aynı zamanda dinamik bir enerji karşılıyor seni.

Yeraz Samsung Galaxy Z Flip4'le mahalle çekiminde
Bu sokakta dikkat çeken şeylerden ilki dükkân ve mekânların çeşitliliği. Yan yana berberler, sanat galerileri, çiçekçiler, sağlıklı ve organik kafeler, restoranlar, plak dükkânları ve streetwear butikleri var. Klasik “esnafçılık” ve daha modern oluşumların uyum içindeki varlığı samimiyeti kuruyor. İlk yürüdüğüm günden bugüne yeni mekânlar çoğaldı. Sağlıklı restoranlar eskiden bu kadar ilgi görmüyordu, sayılarının (ne yazık ki fiyatlarının da) giderek arttığını hissediyorum. 2016 öncesi streetwear de bu kadar hayatımızda yoktu, şimdi yeni jenerasyonun moda anlayışı da bu yönde değişiyor; şimdinin hip Teşvikiye ve Moda gibi mahallelerinde de bu dükkânların sayıları artıyor. Teşvikiye, ilk günkü gibi kalan esnafıyla, haftaiçleri ya da pazar sabahları karşılaşabileceğin sakin ve dingin havasıyla, ezeli ve hâlihazırdaki komşularıyla beraber yaşayan bir mahalle.
Apartmanların anımsadıkları
Teşvikiye genelinde bahsettiğimiz eski-yeni ya da geleneksel-modern sentezinin etkilerini tasarımsal olarak da gözlemliyoruz bu alanlarda aslında. Bir yandan daha klasik, Art Deco hatta Poyracık Sokak Üçer Apartmanı örneğinde olduğu gibi gotik tarzda fontlara rastlarken aynı zamanda Feza Apartmanı’nda karşımıza çıkan daha modern yazı tipleri de buranın dokusunu oluşturuyor. Yine modern/brütalist mimariye örnek olarak Milli Reasürans Çarşısı gösterilebilir. Bu farklı dönemlerin hepsi Teşvikiye'ye ait ve hâlâ her şeye rağmen korunuyor.

Baharı yaşayan ve yaşatan mahalleli
Teşvikiye’nin en ilginç ve köklü apartmanlarından bazıları Ahmet Fetgari Sokak ve onu çevreleyen, kesen yollarda karşımıza çıkıyor. Önlerinden geçince garip bir nostalji duyuyor insan. Zamanında kimlere evsahipliği yapmış, nelere tanık olmuş, hangi sanatçılar, artizanlar, şairler, besteciler ve yazarlar burada yaşamış/üretmiş düşündürüyor. Mimari olarak etkileyici olmalarının yanında hepsinin de kendine özgü hikâyeleri ve yaşanmışlıkları var. Benim en sevdiğim Teşvikiye apartmanlarından bazıları şunlar;
Ralli Apartmanı - Ressam, aynı zamanda Halikarnas Balıkçısı olarak da bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kardeşi Fahrelnisa Zeid ilk kişisel sergisini 1945’te bu apartmanın dördüncü katındaki evinde açmış.
Narmanlı Apartmanı: Erzurum’dan İstanbul’a göç eden Narmanlı ailesi tarafından yaptırılmış apartman. Ailesi 5 kuşak burada yaşayan ve hayatının uzun bir bölümünü burada geçiren Ayşe Kulin’in hanesi.

Narmanlı Apartmanı ve Yeraz
Villa Tozan/Tozan Apartmanı: 2 katlı yapı Villa Tozan olarak adlandırılıyor. 60’lı yıllarda bu villa üzerine başka bir apartman daha yapılmak istenmiş. Mevcut yapının sağı ve solu doldurularak ikinci bir kısım daha tasarlanmış. Fakat apartmanın ön cephe tasarımı eski konakla uyum içerisinde değil, tam tersine daha modern bir görüntüye sahip. Bu özelliğiyle Teşvikiye apartman mimarisinin seneler içerisindeki tarz ve estetik kaygı değişikliğini birebir gözlemleyebildiğimiz bir yapı.
Villa'nın ilk hâlinin yaratıcısıysa Karaköy Palas, Maçka Palas ve İstiklal Caddesi’ndeki St. Antuan Kilisesi’ni tasarlayan Levanten mimar Giulio Mongeri. Bu villa zamanında çok meşhurmuş, dönemin tüm ünlü insanları buradaki partilere katılırmış. Sahibi Satvet Lütfi Tozan da ilginç bir isim, ünlü silah tüccarı ve uluslarası casus olarak biliniyor. Hatta zamanında Chronicle Dergisi’nde “Türk James Bond” başlıklı bir yazı çıkmış hakkında. Ölümünden sonra tüm servetini, villa da dâhil Darüşşafaka’ya bırakmış. Seneler içerisinde birkaç kez el değiştirmiş tabii. Şimdilerde de bir tıp merkezi olarak kullanılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Apartman hikâyeleri ve fontlarının ipuçları, yürüyüş rotaları, yeme-içme durakları ve çok daha fazlası.
29 Eyl 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.



