Fed akşamında gözler nokta grafiği ve Powell'da

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
FED Aralık ayı faiz kararını bu akşam açıklayacak. Faiz indirim kararı neredeyse kesin gibi. Konsensüs haline gelmiş beklentiye paralel olarak ben de FED’den 25 bp’lik bir faiz indirimi bekliyorum. Ancak asıl belirsizlik, FED’in özellikle 2025 yılında nasıl bir faiz patikası izleyeceğinde. İşte tam da bu nedenle bu akşam hem nokta grafik hem de Powell’ın konuşması, piyasanın kısa vadeli yönünü belirlemesi açısından kritik olacak.
Dilerseniz aşama aşama ilerleyelim. Piyasa fiyatlamaları açısından gözüm, ilk olarak faiz kararıyla aynı anda yayımlanacak politika metninde olacak. Politika metninde radikal bir değişiklik beklemiyorum. Ekonomik faaliyetin sağlam hızda genişlediği, işsizliğin yükselmiş olsa da düşük kalmaya devam ettiği ve enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğine dair vurguları görmeye devam edebiliriz. Her ne kadar son gelen enflasyon verileri katılığı güçlü bir şekilde gözler önüne serse de, FED’in politika metninde yine enflasyon ve istihdam risklerinin kabaca dengede olduğu belirtilmesi muhtemel görünüyor. Ayrıca faiz indirimlerinde daha yavaş bir patika izlenmesine neden olabilecek yeni bir sözel iletişim eklenip eklenmeyeceği de dikkatle takip edeceğim.
Bana kalırsa piyasa fiyatlamaları açısından bu akşamın en önemli kısmı, FED üyelerinin faiz tahminlerini yansıtan nokta grafik olacak. Üç ay önce yayımlanan nokta grafikte, FED üyeleri 2025 yılı için 100 bp’lik bir indirim öngörmüştü. Ancak şu an swap piyasasına baktığımızda, piyasanın gelecek yıl için yalnızca 50 bp’lik bir faiz indirimi beklediğini görüyoruz. Peki, son üç ayda ne değişti de piyasa beklentisini 100 bp’den 50 bp’ye düşürdü?
Bu sorunun ilk cevabı, son aylarda açıklanan enflasyon verilerinin genel olarak beklenti üstü gelmese de enflasyonun düşüş hızında yavaşlama olması ve %2’lik hedefin üzerinde katılık göstermesi. Geçen hafta beklentilerin üzerinde açıklanan ÜFE verisi ve ÜFE’den TÜFE’ye geçişkenlik de bu endişeleri artırmışa benziyor. Faiz indirim beklentilerini azaltan bir diğer neden ise soğuma emarelerine rağmen ekonominin hâlâ güçlü kalması. İstihdam piyasasına ait son veriler gevşeme sinyali verse de ortalama göstergelere baktığımızda iş gücü piyasasında güçlü bir yavaşlama görülmüyor. Buna bir de Trump’ın başkanlık koltuğuna oturması durumunda genişlemeci maliye politikaları, vergi indirimleri, yeni gümrük tarifeleri ve göçmen politikalarının enflasyonist etkilerini eklediğimizde, yeni yılda daha yavaş bir FED kaçınılmaz görünüyor.
Tüm bu nedenlerle, FED üyelerinin nokta grafikte 2025 yılı için öngörecekleri faiz indirimi miktarı kritik olacak. FED üyeleri arasında son günlerde faiz indirimleri konusunda bir ayrışma olduğu için piyasa bu akşamı merakla bekliyor. Örneğin bazı kesimler, FED’in 2025 yılı için 75 bp’lik (üç faiz indirimi) bir patika öngöreceğini düşünüyor. Bu görüşe göre FED, Mart ayına kadar “bekle-gör” stratejisi izleyecek. Diğer bir kesim ise daha kötümser; 50 bp’lik faiz indirimi beklentisinin bile iyimser olduğunu düşünüyor. Kötümserlere göre, bu akşam 25 bp’lik bir faiz indirimi sürpriz olmayabilir. Benim tahminim, bu akşam FED’in 2025 yılı için 50 bp’lik bir faiz indirimi sinyali vereceği yönünde. Eğer nokta grafikte 50 bp’nin üzerinde bir faiz indirimi öngörüsü gelirse piyasa bunu güvercin olarak fiyatlar. Aksine, 50 bp’nin altında bir tahmin, piyasanın daha şahin bir fiyatlama yapmasına neden olabilir.
FED'in üç ayda bir yayınladığı ekonomik projeksiyonlarda "Trump etkisini" görüp göremeyeceğiniz de bir diğer merak konusu. Bu bağlamda Trump politikaları kaynaklı olarak ekonomik büyüme rakamlarında ve de özellikle enflasyon tahminlerinde hatırı sayılır bir yukarı yönlü revizyon gelecek mi izleyeceğiz. Olur da önümüzdeki yıllara ait enflasyon rakamları yukarı yönlü revize edilirse bu da piyasayı rahatsız edebilir.
Gelelim Powell’ın konuşmasına. Bu akşam faiz indirimleri konusunda temkinli bir Powell görebiliriz. Powell’ın, faiz indirimleri konusunda acele etmeyeceklerini ve daha dikkatli, yavaş hareket edeceklerini yineleyen bir söylemde bulunmasını bekliyorum. Elbette Powell’ın konuşma tonu, piyasa algısını daha güvercin veya şahin yöne çevirebilir. Özellikle şahin bir nokta grafiğin ardından Powell’ın konuşması dengeli ve güvercin algılanırsa, beklenen şahin fiyatlamaların kısa vadede etkisi sınırlı kalabilir.
Son haftalarda oldukça volatil seyreden dolar endeksini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Beklenenden daha şahin bir FED, dolar endeksini 107 seviyesi üzerine taşıyabilir. Daha güvercin bir FED senaryosunda ise dolar endeksinin 106,2 destek seviyesinin altına inerek 105 seviyelerine doğru geri çekilmesi olası. Dolar endeksindeki bu yönelimler, hiç kuşkusuz sarı metal altın için de belirleyici olacak. Beklenenden daha şahin bir FED, altının ons fiyatını 2600 doların altına çekebilir. Bu durum, uzun vadeli “al-unut” stratejisi benimseyen altın yatırımcıları için kademeli alım fırsatları yaratabilir. Tersine, güvercin bir FED senaryosunda altının 2690 dolar üzerinde tutunması kısa vadeli pozisyonlar için fırsat doğurabilir. Eğer altın 2740 dolar seviyelerine ulaşırsa, bu güçlü dirençlerde kâr satışları da gündeme gelebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün gözler, yılın son toplantısını yapacak olan Fed'e çevrili olacak. Bankanın 25 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasına kesin gözüyle bakılsa da özellikle karar sonrası yapılacak açıklamalar piyasalar için hayatî önem taşıyor.
18 Ara 2024

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Küresel ticaret denklemi yeniden yazılırken, uzun yıllar Çin'in gölgesinde kalan Hindistan artık küresel üretim, yatırım ve ticaret zincirlerinde başlı başına bir güç merkezi olarak öne çıkıyor. Peki yükselen bu fil, küresel ticaretin ejderhası Çin'e gerçek bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yalnızca Asya'nın değil, Türkiye'nin de ekonomik ve jeopolitik geleceği açısından da giderek daha kritik hale geliyor.

Türkiye ekonomisinde son dönemde birbiriyle çelişiyor gibi görünen iki tablo aynı anda oluştu. İhracat her yıl yeni bir rekor kırarken sanayicilerin finansman, maliyet ve rekabet gücü konusunda verdiği uyarılar giderek sertleşiyor. İlk bakışta aynı anda doğru olamayacakmış gibi görünen bu iki tablo, aslında Türkiye’nin üretim yapısında yaşanan değişimin farklı sonuçlarını yansıtıyor.

Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.
20 Tem 2026




