
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
UNESCO tarafından Dünya Basın Özgürlüğü Günü ilan edilen 3 Mayıs için bu yıl UNESCO'nun belirlediği tema, başlıktaki cümle oldu: “Gazetecilik dijital kuşatma altında”. Sanırım bunun ne kadar doğru bir seçim olduğunu söylememe gerek yok.
Her geçen yıl dünyanın her yerinde giderek kötüleşen basın özgürlüğünün mevcut durumunu, bu önemli gün ve Reporters Without Borders'ın her yıl yayınladığı World Press Freedom Index'in 2022 versiyonu ile anmakta fayda var.
Geçtiğimiz yıllarda öldürülen, şiddete maruz kalan veya hapse atılan gazeteci sayısının maalesef sürekli artması ve bu konuda yeterli yaptırım uygulanmaması, BM tarafından yayınlanan "Threats that Silence" isimli raporda öne çıkan başlıklardan birisi. Raporun yayınlanmasından bu yana bu konuda hiçbir değişiklik görmediğimiz gibi, Ukrayna'da başlayan savaş ile birlikte hem Rusya'daki hem de Ukrayna'daki gazetecilere karşı tehditlerin artması durumu daha da kötüleştiriyor.
Bununla birlikte dijital tehditlerde de bir azalma olmadığı gibi aksine daha da arttığına tanık oluyoruz. Pegasus Project bunun en büyük kanıtlarından birisi. Devletler tarafından olmasa bile yazdıkları veya söyledikleri beğenilmeyen gazetecilerin internette sürekli taciz ve tehditlerle mücadele etmek zorunda kalması ise maalesef normalleşmeye başlayan bir durum. Öyle ki, yeni bir araştırma kadın gazetecilerin bu tacizleri mesleğin normal bir parçası olarak görmeye başladığını söylüyor.
World Press Freedom Index 2022 de durumun nasıl kötüleşmeye başladığını gösteren bir diğer rapor. Her ne kadar zirvedeki Nordik üçlü değişmese de, durumun "çok kötü" olduğu ülke sayısı rekor kırarak 28'e ulaşmış durumda. Türkiye birkaç sıra yükselip 149'uncu olsa da Hindistan ile birlikte kırmızı listenin sadece birkaç basamak üstünde duruyoruz. 180 ülke içerisinde yeni listeye en büyük tepkiyi yirmi sıra birden gerileyip 103. ülke olan Arnavutluk verdi.
Bütün bunların üzerine medyadaki kutuplaşma ve popülist dile karşı artan ilgiyi, aşırı zenginlerin daha fazla medya kontrolü için uğraşmasını ve artan ekonomik ve teknolojik sıkıntıları da eklediğimizde karşımızda gerçekten karamsar bir tablo oluşuyor.
Maalesef 2022 yılında basın özgürlüğünün durumu böyle. Bunun içerisinden nasıl çıkabileceğimiz sorusuna kimsenin kesin bir cevabı olduğunu sanmıyorum. Ama bunu aramaya ve hem bulunduğumuz yerlerde hem de dünyanın her köşesinde basının özgür olabilmesi için çözümler üretmeye devam etmemiz gerekiyor. Çünkü insanların sağlıklı bilgiye ulaşabildiği özgür bir basın olmadan sağlıklı bir toplumdan, demokrasiden ya da dünyadan da bahsetmek mümkün değil.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: Patreon, basın özgürlüğü, Tucker Carlson, Çekya
08 May 2022

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






