Gümüşlük komünü: bitki, böcek ve su

Gümüşlük: uyuyamadığın geceler sabaha karşı yükselen rüzgârla birlikte ne olduğunu bilmediğin vahşi hayvanların sesini duyabildiğin bir yer.
Gümüşlük komünü: bitki, böcek ve su

4 Eylül - Five and More Travel - Soli
Five and More Travel ile birlikte

Beş duyu, sayısız rota: Five and More Travel 5 duyuyu merkezine alan butik turlar sunan Five and More Travel, tüm seyahat tutkunlarını hem yurt içi hem yurt dışı destinasyonlarını birlikte keşfetmeye davet ediyor. Neler var? 6-20 kişilik gruplara özel kültür, bağcılık ve gastronomi odaklı seyahat programları, Five and More Travel ekibi tarafından grubun isteklerine göre özenle tasarlanıyor. Marmaris, Göcek, Fethiye ve Kaş’ta gruplara özel tekne turu organize eden Five and More Travel ekibi, tekne organizasyonu dışında bölgede bulunan restoran önerisi ve rezervasyonu gibi misafirlerinin deneyimlerini özelleştirecek hizmetler de sunuyor. 5 duyuyla harmanlanmış ve bireysel katılımın mümkün olduğu butik turlar sunuluyor. Dahası: Topluma karşı sorumluluğunun bilincinde olan Five and More Travel , dokunma duyusunu merkeze alarak ihtiyaç sahiplerinin hayatlarına dokunuyor ve düzenlenen turlardan sağlanan gelirin bir kısmını anlaşmalı vakıf ve dernekler aracılığıyla sosyal yardım amaçlı kullanıyor. Soli okurlarına özel: Gezmeye ve deneyimlemeye tutkun olan Soli okurları, SOLİ100 kampanya koduyla sadece yurt dışı turlarında geçerli 100 Euro değerinde indirime sahip olabiliyorlar. Five and More Travel ’ın güncel turlarını incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Mahalle: Gümüşlük. Mahalleli ve Yazı: Aslı Seven. Fotoğraflar: Aslı Seven & Rana Mengü. 

Toprak yoldan eve dönerken fenerin mecburi olduğu zamandan beri Gümüşlük’lüyüm. Fener mecburiydi çünkü cep telefonlarının da feneri yoktu. Çalıların arasından ilerleyen ince patikada geceleri ne kadar korktuğumuzu hatırlıyorum. İki kişinin yan yana geçmesine olanak vermeyen dar alanda, dört beş kişi sıra haline dizilirdik. Kimse en arkada olmak istemezdi. Korkumuzu dindirmek için şarkılar söyler veya sesli oyunlar geliştirirdik. Her adımda çalıların arasında hareket eden bir hayvanın sesini duyardık. Doğanın ortama bizden daha fazla hakim olduğu bir yerdi. Bu korku insana daha alçakgönüllü bir varlık olmanın ne kadar yapıcı olabileceğini hissettiren bir duygu olarak sağlıklıydı.

Aslı Gümüşlük'te günü batırırken


Kentsel dönüşümle kaybolan şeyler

Kentsel dönüşümün ve yoğun turizmin kendini ilk hissettirmeye başladığı 2000’lerin başında yavaş yavaş kaybolan ve özlediğim şeylerin listesini yapmıştım. En çok özlediğim şeylerin arasında eski dere yatakları var. Bugün hepsi köy içindeki asfalt yollara dönüştü ama bir zamanlar gökyüzünü bile göremeyecek kadar yoğun ve yemyeşil bitki örtüsünün kapladığı, arabaların zor girdiği toprak yollardı bunlar. Çocukluğumun yazları o yollardaki ağaç kovuklarında, sincaplar ve kaplumbağaların dünyasında geçti, eski çizgi filmlerdeki ormanlar gibiydi, süprizlerle dolu. Evlerin kuyularından yükselen kurbağa sesleri, eşeklerin anırmaları ve dalgaların sahili yalayıp geri çekilirken çakıl taşlarının arasından çıkardığı sesler de vardı bu listede.

Bugün farkettiğim; Gümüşlük sahil şeridinden beride, köy içindeki boş alanların, küçük tarım alanlarının, mandalina bahçelerinin iyice azalmış olduğu, yerlerine birbiriyle iç içe, kutu kutu evlerden oluşan siteler, araba garajları ve her boş alanın hurdalığa dönüştüğü bir ‘atıklaşma’ nın kondurulduğu. Sanırım değerini en az bildiğimiz şey; alan. 

Dikkat! Gümüşlük'ün gerçek mahalelileri her yerde karşınıza çıkabilir


Bir de doğa körlüğü var. “Boş” arazi diyoruz ama aslında boş değil, orada toprak altında bitki ve hayvanların birbirini beslediği, çoğaldığı, birlikte hareket ettiği, bizi de besleyen bir organizma hareket hâlinde, devinimde. Bir doğa körlüğünden muzdaribiz. Buna bugün Gümüşlük koyuna yönlendirilmiş olan arıtma ve onun tahribatını da eklemek gerekiyor. Suyun kalitesi çok düştü ve mavi bayrak kaybedildi, mesela bundan hiç kimse bahsetmiyor. Gerçi bu bütün Bodrum yarımadasının altyapı sorununu gündeme getiren bir mesele, burası yaz aylarında bir vidanjör cumhuriyetine dönüşüyor. Atık içinde yüzüyor ve nefes alıyoruz.

Ayaklar denize, gözler karşı sahile, yüzler güneşe 


Geleceğin kurtarıcısı: küçük ölçekli tarım ve hayvancılık

Dünya meselelerine bakışımı en etkileyen şey 30-35 yıllık zaman içinde kentleşmenin nasıl işlediğini burada gözlemlemek oldu. Şehir ve şehirleşme dediğimiz şey nereden çıkıyor, nasıl oluşuyor ve hangi evrelerden geçiyor, alt yapı nedir, kırsal üretim nedir gibi soruları birebir deneyimleyerek anladım bir anlamda. Bugün dünyada ve özellikle Türkiye’de ekonomiyi döndüren ve krizlerden “kurtaran” şeyin beton ve inşaat oluşunun sonuçlarını yaşadığımız bir yer burası. 

Covid ilk ortaya çıktığında burada olmak gibi bir şansım oldu, pandeminin hepimizi korkuttuğu ve belirsizliğin çok yüksek olduğu bir dönemde hayatta kalabilmek için küçük ölçek tarımı korumanın ne kadar önemli olduğunu çok düşündüm, çünkü burası turizmin tüm tahribatına rağmen küçük ölçek tarım ve hayvancılığın hâlâ direndiği bir yer. Bu bana, sağlam ve güvenilir zannettiğimiz sistemler çöktüğünde sığınabileceğimiz yerel bilgileri, topluluk ilişkilerini ve her türlü üretimin küçük ölçekte mümkün olabildiği bir düzeni beslemenin ne kadar mühim olduğunu düşündürdü. Belki her yerel alan gibi, mikro ölçekte, sürekli hareket ve dönüşüm halindeki bir dünya kapsülü.

Tavşan Ada'sı yolunda, denizin içinden adım adım 


Yalnız ve birlikte ritüeller

Yıllar içinde, değişmeyen ritüellerim var burada. Sabah erken denize girip uzun yüzmek onlardan biri. Bu yaz tavşan adasında yaşayan bir keçi ailesi var mesela, her sabah adaya kadar yüzüp, adanın etrafında dönüp keçileri izliyorum ortalıkta çok az insan varken. Güneş yükselince eve kaçıyorum, taş ev olduğu için serin oluyor. Gündüz saatleri kitap okuma, yazma, çizme gibi çeşitli yaratıcı projelerle geçiyor. Akşamüstlerim köy içinde bisikletle dolaşmak ve bahçe işleri arasında bölünüyor, bazen bisiklet turlarında karşıma çıkan ilginç bitkilerden bir kesme alıp çoğaltıyorum. Bunlar yalnız olduğum zamanların ritüelleri, bir de sosyal hayat var tabii ki. Benim gibi yirmi, otuz veya kırk yıldır buralı olan veya buraya gidip gelerek yaşayan insanlardan oluşan bir çevre içinde yemekler ve deniz programları yaptığımız oluyor. Evde benimle kalmaya gelen arkadaşlarım olduğunda hayat genişliyor, Gümüşlük dışına çıkıp başka koylarda gezindiğim, Ortakent, Bitez, Gündoğan gibi yerlerde günler geçirdiğim “turistik” diyebileceğim paralel bir hayat da yaşadığım oluyor.

Zeytin ağacının altında yapılan akşamüstü sohbetleri


Gümüşlük komünü kimdir?

Gümüşlük’e “komün” kelimesinin tam olarak karşılamadığı bir konumdan bakıyorum sanırım. Burada yaşayan insanlarla değil de daha çok bitki, böcek, koku, taş, su ve rüzgârla ilişki kuruyorum. Bu bahsettiklerim bundan yirmi veya otuz yıl önce çok daha güçlüydü tabii ki, 2000’lerin başından beri süren inşaat deliliği doğanın frekansını çok düşürdü ama hâlâ turizmden ve insan kalabalıklarından uzak gizli bahçeler ve köşelere sahip bir yer burası. Belki biraz da oldukça küçük bir yer, bir köy olduğu için anonim olmayı ve insan ilişkilerine çok fazla girmemeyi tercih ediyorumdur. Zihinsel veya sanatsal bir üretim için insanın sadece kaosun içinde değil, kendi dünyasında da vakit geçirmesi gerekiyor. Şehir hayatında bulamadığım sakinliği bulduğum, merkezime yaklaştığım, kendi yörüngemi kurabildiğim bir yer burası. Burada yaz kış yaşayan ailemin, teyzem ve kuzenimin seramik, tasarım, müzik pratikleri olan kişiler olması ve onlarla yaratıcı süreçler üzerine konuşabilmek en sevdiğim şey. Kültürel üretimi odağına alan Gümüşlük Akademisi ve Klasik Müzik Festivali gibi oluşumlar ve onların burada var etmeye çalıştığı ortamla ilişkilenmek de besleyici oluyor.

Hayır burası bir belgeselden alınmadı, burası Gümüşlük'ün tabiatı


Direnen doğa

Suya girip çıkarak veya su üstünde hareket ederek, karaya sudan bakarak yaşamanın ve bunu yalnızca 1-2 hafta değil de bazen aylarca yapabilmenin getirdiği bir perspektif değişikliği var kesinlikle, belki bir perspektif genişlemesi demek doğru olur. Çoğunlukla zihinsel işlerle meşgul birisi olduğum için bedensel konumun veya bedensel hareketin getirdiği ya da mesela suyla birlikte gelen yerçekimi azalmasının getirdiği bir özgürleşme hâli burada olmak. Sudan bağımsız olarak doğaya yakın yaşamanın da ayrı bir katkısı var, bazı şeylerin doğada nasıl şekil aldığını izlemek sürecin sonuçtan her zaman daha önemli olduğunu tekrar tekrar yeniden anlamak veya hatırlamak için müthiş bir yol.

Bu yaz başında bir gün kuzenimle evin terasında oturup güneş batarken vadiyi seyrediyorduk, çok da konuşmadan. Yarım saat içinde önce elektrik tellerine konmuş, uçmayı yeni öğrenmeye çalışan kırlangıç yavrularını, ardından evin önündeki tarlanın berisindeki sazlıkların arasından geçen yaban domuzu ailesini gözlemledik. Tam onlar çekildiğinde o tarlanın ortasından bize doğru zıplayarak koşan bir tilki belirdi. Uyuyamadığım geceler sabaha karşı yükselen rüzgârla birlikte ne olduğunu bilmediğim vahşi hayvanların seslerini duyabiliyorum hâlâ. Eskiden evin bahçesine biriken yabani otları temizleyip atardım, artık bırakıyorum, böcekler ve sürüngenler çoğalabilsin diye çünkü başka yerleri yok. Zararlı olarak etiketlediğimiz canlılar da canlı ve onlara dair hâlâ bilmediğimiz o kadar çok şey var ki.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🐈‍ Balık tutan şaşı kedi sokağı

Şehir hayatında olmayan sakinliğin bulunduğu, insanın kendi yörüngesini kurabildiği bir yer burası.

04 Eyl 2022

Fotoğraf: Serkan Minareci

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Vancouver'ın çok renkli duyusal haritası: Kuzgunlar, gölgeler, mitler ve kocaman bir gökyüzü

Vancouver kültürel açıdan çok yeni bir şehir fakat ağaçların tarihini düşününce ya da Hot Springs Cove’u keşfedince kültürünün çok daha eski ve doğasının her şeyin üstünde olduğu ortaya çıkıyor. İlk halkların mitlerini az da olsa takip etmek orada insana doğanın kadim bilgisinin rehber olabileceğini gösteriyor.

Nis Tuğba Çelik

·

02 Ağu 2026

Vancouver'ın çok renkli duyusal haritası: Kuzgunlar, gölgeler, mitler ve kocaman bir gökyüzü
SoliSoli

HİKAYE

Göçlerle taşınan melodiler: Kaş Caz Festivali'nin hikayesini direktörü Serdar Karatepe anlatıyor

Türkiye'nin belki de en sevilen tatil destinasyonu Kaş, bu yıl 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez Kaş Caz Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Odağına cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını alan festivalin hikayesini ve Kaş'ta oluşan festival kültürünü festival direktörü Serdar Karatepe'den dinledik.

Deniz Aytekin

·

30 Tem 2026

Göçlerle taşınan melodiler: Kaş Caz Festivali'nin hikayesini direktörü Serdar Karatepe anlatıyor
SoliSoli

HİKAYE

Randevulu selfie, manzaralı bariyer: Şehirler aşırı turizmle nasıl mücadele ediyor?

Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?

Deniz Aytekin

·

26 Tem 2026

Randevulu selfie, manzaralı bariyer: Şehirler aşırı turizmle nasıl mücadele ediyor?
SoliSoli

HİKAYE

Aklımız havalarda: Bir kuşun peşinden dünyayı yeniden dinlemek

Şu sıralar herkesin “aklı havada” ve bunun çok haklı bir sebebi var: Bir kuşun peşine düşmek, dikkatimizi yeniden bulunduğumuz yere çevirmek ve yaşadığımız dünyanın daha büyük hikayesine dahil olmak demek. Kuş Kolektifi’nin kurucusu, Şehir Kuşçuları radyo programının bir parçası, doğa savunucusu, meraklısı ve kuş gözlemcisi Yaz Güvendi ile kuşların bize öğrettiklerini, doğayla bağ kurmanın yollarını ve şehirde kuş gözlemciliğinin imkanlarını konuştuk.

Elif Bayram

·

26 Tem 2026

Aklımız havalarda: Bir kuşun peşinden dünyayı yeniden dinlemek
SoliSoli

HİKAYE

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy

Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.

22 Tem 2026

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy