
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pareto’nun 4 Ekim 2021’de yayımlanan sayısında, küresel çapta yükselen enflasyonu “Enflasyonist ortam geçici mi?” başlıklı bir yazıyla ele almıştık. Aradan aylar geçti… Enflasyonist ortamının “geçici” olacağına dair ümitler, yerini “bir süre daha kalıcı” olacağı söylemlerine bıraktı. Geçen hafta ise küresel piyasalarda tüm gözler, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen merkez bankası toplantılarına çevrildi.
Yükselen enflasyonla mücadele etmek isteyen merkez bankalarının çoğunun kararı “faiz artırma” yönünde oldu. Geçen hafta gerçekleşen 20’ye yakın toplantıda, sadece Türkiye, Rusya, Japonya ve Endonezya’da faiz artışı gerçekleştirilmedi.
Faiz artışı yapanlar
- ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 25 baz puan artırarak %0,25-0,50 aralığına yükseltti. Kasım 2018’den bu yana ilk kez faiz artırımına giden banka, yılın kalanında gerçekleşecek altı toplantıda da faiz artırımı olabileceğinin sinyalini verdi. Fed yetkilileri, faiz oranının yıl sonuna kadar maksimum %1,875’e yükseltileceğini öngörüyor.
- Birleşik Krallık Merkez Bankası (BoE), enflasyonun %6’ya dayanmasını gerekçe göstererek politika faizini 15 baz puan artışla %0,25’e yükseltti.
- Brezilya Merkez Bankası, iki haneli rakamlara ulaşan enflasyonu dizginlemek amacıyla politika faizini 100 baz puan artışla %11,75’e çıkardı.
- Körfez ülkelerinin merkez bankaları, Fed’in kararına paralel şekilde faiz artırımına gitti. Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri, faiz oranını 25 baz puan artışla %1,75’e; Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan ise 25 baz puan artışla %1,25’e çıkardı.
- Hong Kong Mali Otoritesi (HKMA), gösterge faiz oranını 25 baz puan artırarak %0,50’den %0,75’e yükseltti.
- Tayvan Merkez Bankası, sabit bırakılması beklentilerinin aksine politika faizini 25 baz puan artışla %1,375’e yükseltti.
Sabit bırakanlar
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini %14 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. TCMB, son aylarda emsallerinin aksine faiz artışından ziyade indirimi politikası yürütüyordu. Eylül-Aralık döneminde 500 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştiren banka, son üç toplantıda faizi sabit tutmayı tercih etti.
- Rusya Merkez Bankası, politika faizini %20 seviyesinde sabit tuttu. Rusya’da politika faizi, Ukrayna’ya yönelik işgal harekâtından sonra 1050 baz puan artışla %9,5’ten %20’ye yükseltilmişti.
- Japonya Merkez Bankası (BoJ), politika faizini %-0,1’de ve 10 yıl vadeli tahvilde getiriyi %0 civarında sabit tutma kararı aldı.
- Endonezya Merkez Bankası, 7 günlük ters repo oranını %3,50’de sabit tuttu. Ülke, %2,2’lik enflasyon ile reel faizin pozitif olduğu az sayıda ekonomiden biri olarak öne çıkıyor.
Neden önemli? Pandemi kaynaklı etkilerin azalmasıyla son iki senede küresel bir sorun haline gelen “yüksek enflasyondan” kurtulma ümitleri beslemeye başlayan merkez bankaları, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla yeni bir çıkmaza girdi. Hâlihazırda “faiz artırımı”, enflasyonla mücadele ve olası bir resesyondan kaçınma açısından merkez bankalarının elindeki en etkili strateji olarak öne çıkıyor. Fed’in bu yıla ilişkin enflasyon tahminini %2,6'dan %4,3'e yükseltmesi ve faiz artırımlarına istikrarlı bir şekilde devam edeceğini vurgulaması da 2022’de birçok ülkede sıkı para politikalarının devam edeceğini gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde merkez bankaları faiz kararlarını açıkladı. Getir, 11,8 milyar dolar değerlemeyle "decacorn" statüsüne kavuştu.
21 Mar 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.

Tarih boyunca elektrikten bilgisayara kadar tüm yeni teknolojiler, işgücünün önemli bir bölümünü yerinden etti. Fakat tüm bu teknolojiler, işgücü piyasasında ciddi bir çalkantıya yol açarken yeni istihdam alanları da yarattı. Özellikle beyaz yakalı rolleri tehdit eden yapay zeka ise işgücü piyasasını çok daha derinden sarsıyor. Bu noktada Türkiye’nin işgücünü yapay zekadan daha hızlı eğitip eğitemeyeceği de merak konusu oluyor.

Hanehalkı fertleri ile evden uzakta bir haftalık tatilin masraflarını karşılayabilecek durumda mısınız? Türkiye, dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden biri olmasına rağmen ülkede yaşayan her iki kişiden biri bir haftalık tatilin masraflarını karşılayamıyor. 2026’da savaş, artan enerji maliyetleri ve değişen seyahat tercihleri dış turizmdeki kırılganlığı daha görünür hale getirirken, Türkiye’nin fiyat avantajı da daralıyor. İç turizmde ise daha fazla kişi seyahate çıksa da konaklama süreleri kısalıyor ve seyahatlerin büyük bölümü yakınları ziyaret amacıyla yapılıyor.

İhracattaki kaybın ürün grupları ve pazarlar arasında bu kadar ayrıştığı bir dönemde sektörün mevcut koşulları nasıl okuduğunu ZÜCDER yönetimiyle konuştuk. ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in yanı sıra Başkan Yardımcısı Senur Akın Biçer, Levent Güven, Eyyüp Memur, Ahmet Acar ve Kısmet Şener’in de katıldığı görüşmede öne çıkan ortak görüş, sektörün rekabetçilik sorununun yalnız kur ve faiz üzerinden açıklanamayacağı yönünde.




