Hatıraların ardından: The Eternal Daughter

Joanna Hogg, üçlemesinin son halkasında yaratım süreci ve anne sorunları üzerine bir hayalet hikâyesi anlatmayı seçiyor.
Hatıraların ardından: The Eternal Daughter

8 Eylül - Ulysse Nardin - Duende
Ulysse Nardin ile birlikte

Derin sulardan ilhamla: Ulysse Nardin’den Diver X Skeleton Azure Diver X Skeleton Azure Okyanusun meşhur yırtıcısı köpek balıklarının doğası o kadar etkileyici ki; bir saat çarkı gibi, asla molaya yer yok. Derin denizlerden ve köpek balıklarının ilgi çekici doğasından ilhamını alan öncü saat üreticisi Ulysse Nardin , Diver X Skeleton koleksiyonuyla saatseverleri keşfedilmemiş derin sularda bir yolculuğa davet ediyor. Diver X Skeleton Azure : Farklı koleksiyonları ve teknolojileri bir araya getirerek saat severleri şaşırtan Ulysse Nardin , Diver X Skeleton Azure ile Diver ve Blast Skeleton koleksiyonlarının benzersiz birleşimini sunuyor. Gök mavisi ve keskin bir siyahla hem gösterişli hem sportif görünümünü korurken berraklığa doğru radikal bir adım atan saat, dalgıç saati estetiğini baştan yazıyor. 200 metreye kadar suya dayanıklı titanyum DLC kasaya sahip olan Diver X Skeleton’ın dinamik tavrı, UN-372 mekanizması ve şimdiye kadar geliştirilmiş en güçlü, dayanıklı ve hafif malzemelerden biri olarak kabul edilen ve uzay endüstrisinde kullanılan carbonium ’dan geliyor. Okyanuslarla korkusuz bir ilişki sürdüren Ulysse Nardin’in eşsiz Diver X Skeleton Azure saatini incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: The Eternal Daughter

Yönetmen: Joanna Hogg

Yapım yılı: 2022

Süre: 96 dakika

1980’lerden beri üreten, ilk uzun metrajlı filmi Unrelated’ı 2007’de çeken Joanna Hogg’u tanımamız biraz geç oldu: 2019 yapımı filmi The Souvenir hem ona çocukluk arkadaşı Tilda Swinton’la 1980’lerden beri ilk kez çalışma fırsatı sunacak hem de onu geniş kitlelere tanıtacaktı. Sonradan bir üçlemenin ilk halkası olacağını anlayacağımız The Souvenir Hogg’un yaşamından öylesi büyük izler taşıyordu ki yönetmen, başrol oyuncusu (filmde de annesi rolünde izlediğimiz Tilda Swinton’ın öz kızı) Honor Swinton Byrne’e bir senaryo değil günlüklerini vermiş, sette bu günlüklere dayanarak doğaçlama yapmasını istemişti. Film, 1980’lerin başında genç bir sinema öğrencisi olan Julie’nin hayat, kariyer, gelecek ve madde bağımlısı bir erkekle olan ilişkisi nedeniyle yaşadığı sorunlara odaklanıyordu. İki yıl sonra gelen The Souvenir: Part IIda onu bu zorlayıcı dönemin ardından iyileşme, sesini bulmaya çalışma ve üretme sürecinde izledik. 

Prömiyeri geçtiğimiz yılki Venedik Film Festivali’nde gerçekleşen The Eternal Daughter’ın The Souvenir’lerle başlayan bir üçlemenin son halkası olduğuna anlam vermek kolay değil. Belki de adı bu yüzden The Souvenir: Part III değil. Joanna Hogg The Souvenir’lerin yaklaşık 30 yıl sonrasında geçen bu filminin türünde de devasa bir değişikliğe gidiyor: The Eternal Daughter gerek görsel dünyasıyla gerek anlatım diliyle gotik bir hayalet hikâyesi. Annesiyle ilişkisi üzerine yeni bir senaryo yazmaya çalışan sinemacı bir kadın, onunla vakit geçirmek ve artık otele dönüşmüş eski malikânelerinde konaklamak üzere bir yolculuğa çıkıyorlar. Filmin başrollerini Tilda Swinton ve Tilda Swinton paylaşıyor. Julie ve Rosalind isimleri tanıdık gelmese bile filmler arasındaki köprüyü, anne rolündeki Tilda Swinton’ın The Souvenir’lerdekine yakın bir performansla canlandırılmış olmasından ve tabii tanıdık gelen malikâneden anlayabilirsin. Evlat rolündeki Tilda Swinton ise The Souvenir’lerin Julie’sinin olgunlaşmış ama hâlâ kayıp bir versiyonunu canlandırıyor. İlk iki filmde geleceğe dair kaygılar baki kalmış da üzerine yüzleşilmemiş, hesaplaşılmamış bir geçmişin yükü ve pişmanlıkları binmiş sanki.

The Eternal Daughter | Kaynak: İKSV

Filmin tekinsiz atmosferi ile fondaki ürkütücü ses ya da gölgeler birleştiğinde yaratıcı bir insanın yaratıcı tıkanıklığının karanlık bir yansıması ortaya çıkıyor. Öte yandan bir ömür birikmiş sorunlarının çözülemediği her hâlinden belli olan anne-kız ilişkisinin yarattığı çatışmalarda aynı oyuncunun canlandırması sonucu gerçek anlamda bir yansıma söz konusu. Joanna Hogg’un anne sorunlarını geri planda tuttuğu fakat güçlü sinyallerini verdiği ilk iki filmin ardından böylesi büyük birer biçimsel ve tematik dönüşüm, kendi annesiyle olan ilişkisinin sinemasına ve yaratım sürecine ne denli etki ettiğine dair ipuçları veriyor. Yönetmen-senaristin hayatının bu kadar içinden kopup gelen bir hikâyeyi (üçlemenin tümünden söz ediyorum) anlatmak için sarf ettiği psikolojik çabanın bir patlama noktası, somut bir hesaplaşması gibi The Eternal Daughter. Tüm bunlardan bağımsız, üçlemeden kopuk olarak düşünüldüğündeyse yarım, eksik ve izleyiciden kopuk gelen kısımları var ne yazık ki. Film seni malikânenin ıssızlığı ve aksi resepsiyon görevlisinin tavırlarıyla ikilinin arafta olabileceği düşüncesine iterken bir yandan da bir hayalet hikâyesine inandırmaya çalışıyor. Amenàbar’ın gotik korku klasiği The Others’takine yakın bir sürprizle nihayete ereceğini düşündüğün filmin asıl sürpriziyse tam tersi yönde oluyor. Filmin finalinde yaratıcı tıkanıklığını çözümleyen Julie’nin satırları her şeyi bir klişeye sürüklüyor. Her şeye rağmen yine de The Eternal Daughter’ı, hem The Souvenir’lerin anısına saygından hem de Tilda Swinton’ın eşsizliğine bir kez daha tanık olmak için izlemelisin.

Nerede izleyebilirsin? The Eternal Daughter, bugün gösterime giriyor.

Benzer işler:

  • The Others (2001, Alejandro Amenábar)
  • The Haunting of Bly Manor (2020, Mike Flanagan)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

👻 Ayvalık’a geri sayım, Joanna Hogg’dan bir hayalet hikâyesi

14 Eylül’de başlayacak Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne bir bakış, Joanna Hogg’dan Tilda Swinton’lı The Eternal Daughter.

08 Eyl 2023

Ulysse Nardin ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı