Hayat kurmacadan tuhaf olunca: Bart Layton

Olduğuna inanmamız beklenenler üzerine...
Hayat kurmacadan tuhaf olunca: Bart Layton

11 Haziran - Wainer - Duende
Wainer (eski) ile birlikte

Yeni başlangıçlar, yeni ufuklar demektir: Cemal Hünal #wainerTHEswiss

Wainer’in şimdiye kadar Mehmet Güreli, Nejat İşler ve Onur Saylak gibi isimlerin yeni başlangıç hikâyelerine yer verdiği videoların bir yenisini daha görmekteyiz. Wainer yayınladığı yeni videosunda Cemal Hünal’ı ağırlıyor.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

2013 kışı. Keşif Sineması yazılarının girişlerinden alıştığınız üzere, yine bir festival zamanı. O zaman hâlâ hayatlarımızda olan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin en sevdiğim, ismiyle müsemma bölümü "Oyun", o yıl da festival programı açıklanır açıklanmaz ilk açtığım sayfa oluyor. Gizemli bir fotoğraf dikkatimi çekiyor hemen; yüzünü gizlemiş bir genç adam, bulutlara ya da dumana boyanmış bir duvarın önünde oturuyor. Metni okuyorum. Bir belgesel bu - gerçek hayat yani. Ama okuduklarıma inanamıyorum. Türkçeye “hayat avcısı” olarak çevrilmiş The Imposter hakkında, “Tam durumu çözdük zannettiğimiz anda yeni bir soru ve şüphe dalgasıyla bütün beklentilerimizi alt üst ediyor.” yazıyor kitapçıkta. Birkaç hafta sonra filmden çıktığımda, ne demek istediklerini anlıyorum. Hayatın bazen kurmaca hikâyelerden de tuhaf olabileceğini bir kez daha hatırlatan Bart Layton’ın adını, takip edilecek yönetmenler listeme altın harflerle yazıyorum.

Bart Layton 
Fotoğraf: Allen J. Schaben / Los Angeles Times


Sıfır noktası: Üç yıl önce ortadan kaybolan biricik evladınızdan tam umudu kesmişken, telefon çalsa ve onu bulduklarını söylese neler hisseder, neler yaparsınız? Nicholas’ın ailesi de işte tam olarak öyle hissediyor, onu yapıyorlar. Hiçbir şeyi sorgulamadan evlatlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorlar. 10 yıla yakın bir süre boyunca televizyon belgesellerinde yapımcı ve yönetmen olarak çalışmış Bart Layton’ın ilk sinema filmi The Imposter (2012), Nicholas’ın ailesinin çaresizliğinin akıl almaz bir şekilde suistimal edilişini anlatıyor. Teksas’ta yaşayan aile öyle bir mutluluk yaşıyor ki 13 yaşındayken kaybolan evlatlarının nasıl üç yıl sonra İspanya’da bulunduğuna da aksanının nasıl değiştiğine de takılmıyor, hatta saç, göz ve ten renginin nasıl koyulaştığını bile düşünmüyorlar. Ve Fransa’da doğup büyümüş, 18'ini çoktan geçmiş dolandırıcı Frédéric Bourdin'e evlerini, kalplerini, hayatlarını açıyorlar. Tüm bunlar buzdağının sadece görünen kısmı, kitapçıkta yazdığı gibi, tam her şeyi çözdüğünüz anda, her şey altüst oluyor. The Imposter’ın bu etkisi sadece izleyicisi için değil, yönetmeni için de geçerli olmuş. Layton, film için yaptığı her röportajda olayı çözdüğünü zannetmiş; ta ki bir sonraki röportajda her şey altüst olana kadar.

Gerçeğin göreceliliği: İlk filmi The Imposter’daki akıl almaz hikâyeyi elinde neredeyse hiçbir arşiv görüntüsü bulunmadığı için yeniden canlandırma tekniğiyle beyaz perdeye aktaran Layton, bunu yaparken, tıpkı filmi temsil eden fotoğraftaki gibi bulutlu, dumanlı, belli belirsiz görüntüler çekmeyi seçmiş; gerçeği birebir tasvir etmeye değil, anlatılanları zihninde canlandırması için izleyiciye ipuçları vermeye gayret etmiş. Yönetmenin ikinci filmi American Animals (2018) da akıl almaz ama gerçek bir hikâyeyi, sıradan birkaç gencin kalkıştıkları boylarından büyük soygunu anlatıyor. Bu bir belgesel değil - ama tümüyle kurmaca da değil. Yönetmen hikâyeyi anlatmaya başlıyor ve âdeta bir dönemin popüler “kendi maceranı kendin seç” kitaplarında olduğu gibi, kamerayı sık sık olayın gerçek kahramanlarına çeviriyor, onlara soruyor: “Sonra ne olmuştu?” Filmin senaryosunu soyguncuların mektuplarından yola çıkarak yazan Layton, her yeni röportajla senaryoyu değiştirdiğini, dönüştürdüğünü söylüyor. 

Sırada ne var? "Bir sonraki filmim kurmaca bir hikâye olacak - ama muhtemelen The Imposter'ın hikâyesinden daha inandırıcı bir kurmaca hikâye!" diyen Bart Layton’ın şu an iki ayrı kurmaca hikâye üzerine çalışıyor. Bunlardan biri, George Dawes Green'in 2010 tarihli suç romanı Ravens’ın sinema uyarlaması. Diğeri Geoffrey Household imzalı, başarısız bir suikast girişiminin ardından hayatı pahasına saklanan bir adamı konu alan klasik roman Rogue Male’in, Benedict Cumberbatch’in yapımcılığını ve başrolünü üstleneceği yeni bir uyarlaması.

Diyor ki… "’Böyle olmuş olmalı.’ diyen değil, ‘Bu kişinin olduğuna inanmanızı istediği şey bu.” diyen bir film yapmak istedim.”

Keşif Sineması Letterboxd’da: İlk haftasından itibaren Keşif Sineması'nda yer alan yönetmenlerin, yazılarda adı geçen filmlerini bulabileceğiniz, serinin her yeni yazısıyla güncellenen listeyi, buradan takip edebilirsiniz.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Hayat, kurmacadan tuhaf olabilir mi?

İçindekiler: Gerçek hayatın en tuhaf kesitlerinin peşinde Bart Layton ve biricikliğin peşinde Yu Su, performans sanatçılarından geleceğin fısıltıları, Kongo Nehri'nin taşıdığı sesler ve dahası.

11 Haz 2021

Wainer (eski) ile birlikte
Splice

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Likya mirasının izinde imece usulü festival: Kaş Tiyatro Günleri

“Likya Kültürel Mirası” temasıyla 15-18 Ekim’de beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri, bu yıl Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya da uzanıyor. Festivalin kurucularından, Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy ve gönüllü destekçi Aslınur Sarıca’yla tiyatronun, ekolojik mücadelenin ve birlikte üretmenin açtığı alanı konuştuk.

Ilgaz Gökırmaklı

·

13 Eki 2026

Likya mirasının izinde imece usulü festival: Kaş Tiyatro Günleri
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali: 'Yerel, küçük, yavaş'

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin etkinlik koordinatörü Nigar Mat ile festivalin yerelle kurduğu bağı, adanın ekolojik sorunlarını ve dayanışmayla bir festival sürdürmenin koşullarını konuştuk.

Emre Eminoğlu

·

12 Eki 2026

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali: 'Yerel, küçük, yavaş'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir neslin geçmişiyle buluşması: Çilekeş 16 yılın ardından yeniden sahnede

Çilekeş, Epifoni Organizasyonu ile 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla sahneye döndü. Grup yalnızca eski şarkılarını çalmadı, kolektif bir kitlenin parçası olmamızı da sağladı.

Eda Solmaz

·

12 Eki 2026

Bir neslin geçmişiyle buluşması: Çilekeş 16 yılın ardından yeniden sahnede