

Keşfedilecek içerikler, keşfedilecek yetenekler: Accessland ANGST, yayın hayatına başladığından bu yana sorular sormayı çok seviyor. Yeni ufukların sorular sorarak, yanıtlar arayarak keşfedileceğine inanıyor. Sınırları aşmanın, giderek genişlemenin yolunun soru sormaktan geçtiğini biliyor. Keşfetmeyi, kurcalamayı seviyor. ANGST, benzer hisleri paylaşan okurları için bugün sordukları sorulara yanıtlar arayabilecekleri, deneyimli içerik üreticilerin tasarlanmış içerikleriyle yeni ufuklar kazanabilecekleri bir öneriyle geliyor: Dijital İçerik Pazar Yeri “ Accessland.live ”. Nedir? Accessland, zengin içerik kütüphanesi ve platformda bulunan sayısız mesleki hizmetlerle kullanıcıların kendilerini geliştirebilecekleri, her konuya bilgiye uzmanlarından ulaşabildikleri renkli bir dünya sunuyor. Herhangi bir konuda yeni bilgiler edinmek ya da başkalarının deneyimlerinden faydalanmak isteyenleri içerik üreticileriyle ve şirketlerle canlı ve kayıtlı yayınlarda bir araya getiren bir Dijital İçerik Pazar Yeri olan Accessland’de pek çok konuda nitelikli içeriklere erişmek mümkün oluyor. Neler var? Accessland kullanıcıları astrolojiden medyaya, sağlıklı beslenmeden spora, farkındalıktan yogaya, iş dünyasından öz bakıma pek çok konuda ücretli ya da ücretsiz içeriğe erişebiliyor. Yeni bir hobi edinmek, bir konuda derinlemesine bilgi sahibi olmak, kişisel ve mesleki gelişimi sağlamak; Accessland'in çok sayıda farklı alandan bir araya getirdiği uzman isimlerle mümkün oluyor. Accessland, ANGST okurlarına aşağıdaki içerikleri öneriyor: Özgür Uysal'la Yunan Mitolojisi: Tanrıların Aşkları ve Hataları - Bölüm 2: Seçimler Cezalar (ÜCRETSİZ) Müslüm Karakuş'la Karakalem Resim Kursu (Birebir) Aydın Akımsar'la "Yaşam Amacınızı Nasıl Bulursunuz?"
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Yunus Kara
Evrimin tarihi incelendiğinde insanın zamanla tüm dünyanın hâkimi olduğunu sandığını söylemek mümkün. Bu durumun nedenleri hakkında bir uzlaş olmamakla birlikte kültür; kolektif emek; zihinsel kapasitenin bir sonucu olarak düşünebilme yetisi; alet yapabilme ve fizyolojik avantajlar, insanın doğaya ve hayvanlara — insan olmayanlara — hükmedebilme becerisi kazanmasına neden oldu.
Tahakküm kurma durumu, insan toplulukları tarafından aşırı kullanım nedeniyle çevresel yıkım ve ekolojik kaynakların tükenmesi düzeyine varan sonuçları da beraberinde getirdi. İnsanlığın aşırı tüketimi ve varlık olarak kendisini tüm türlerden üstün görmesi maalesef geri dönülemez sonuçlar yarattı. Tam bu noktada, Hayvan hakları yasası neler söylüyor? sayısında da açıklandığı gibi insanların kendilerini tüm türlerden üstün görmesi durumunu "türcülük" olarak adlandırabilmek mümkün.
Irkçılık ve cinsiyetçilikle paralel: türcü tahakküm
Peter Singer tarafından ırkçılık ve cinsiyetçilik kavramlarıyla paralellik kurulmak üzere kullanılan türcülük terimi, ilk defa 1970 senesinde yazar, psikolog ve hayvan hakları savunucusu Richard Dudley Ryder tarafından ortaya atıldı. Ryder, türcülüğü, bir türdeki canlıların başka bir türün mensubu olması gerekçesiyle onlara zarar vermesi olarak tanımlıyordu.
Türcülük, bir türe ait canlıların, (günümüz dünyasında insanın) kendini başka türlerden üstün görmesi, onlardan faydalanma hakkına sahip olduğunu düşünmesi anlamına geliyor. Türcü mantık, insanın hayvanlar arasında adaletsiz seçimler yapmasına, hayvanları besin, tehlike veya dost şeklinde kategorize ederek temel yaşam haklarını ellerinden almasına neden oluyor — insan harici canlıları başkalarının malı ve kaynağı olma, başkalarının zevki için kullanılıp öldürülme gibi biçimlerde kendisini gösteriyor. Türcü bakış açısının ürettiği ben ve öteki anlayışı yani insan ve onun ötekisi olarak kurulan canlı ikiliğinde insanın, insan olmayan canlılara tahakküm kurmasını, kendi çıkarları için nesneleştirmesini meşru kılıyor. Türcü bakış açısına göre insanı insan yapan, doğaya yani insan olmayana hükmedebilme, tahakküm kurma becerisi!
Dilde türcülük
Tüm ayrımcılık biçimleri kendilerini meşru gösterebilecek kültürel yapıları beraberinde getiriyor. Dildeki ayrımcı ifadeler, deyişler, yapıtlar ve söylemler buna örnek geliyor. Başka bir ifadeyle dilimizdeki türcü ifadeleri fark etmek ve bunları kullanmamaya özen göstermek oldukça kıymetli.
Vegan Derneği’nin listelediği türcü ifadelerden bahsetmek ve bu ifadeleri kullanmamak eşitlik yolunda önemli bir adım olabilir:
- “Ayı,” “köpek”, “domuz,” “ahtapot,” “akbaba” gibi hakaret niteliğinde, aşağılamak için kullanılan sözcükler,
- “Eşek hoş laftan ne anlar?” “kuş beyinli,” “köpeğe atsan yemez,” “hayvanlık etmek,” “hayvan oğlu hayvan,” “öküz gibi bakmak,” “kedi nankördür,” “eşek sudan gelinceye kadar,” “it dövüldüğü yere kaçar,” “köpek giren eve melek girmez,” “eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir,” “et hayvanı,” “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır,” “kurt gibi aç olmak,” “kürk hayvanı” gibi söylemler.
Türcü yaklaşımların sadece hayvanlar özelinde olmadığını da eklemek gerekiyor. Dilimizdeki türcü ifadeleri, doğanın bir diğer paydaşı bitkiler için de fark etmek de önemli: “ot gibi yaşamak,” “fındık beyinli,” “muşmula suratlı,” “saman kafalı,” “pırasa saçlı,” “bostan korkuluğu,” “odun,” “yontulmamış kereste,” “kabak kafalı,” “patlıcan burunlu” gibi küçümseyen, hoşnutsuzluk belirten betimlemeler ve söylemler, benzer türcü tahakkümlere dayanıyor.
Yeryüzündeki tüm canlı veya cansız varlıkların değerli olduğu gerçeği ve farkındalığıyla kendimizden başlayarak insan merkezci düşünce sistemleri yerine diğer türlerle uyumlu yaşamaya ve her türlü kaynağı eşit ve adil paylaşmaya istekli olma anlayışını benimseme yoluna girebiliriz.
Tüm varlıklar için adil bir dünya düzeni, hem günümüz hem de gelecekteki olası sorunları önlemek açısından değerli.
Kaynaklar:
Kara, Y. (2020). Ekolojik sosyal hizmet bağlamında türcülük.
Akademi Sosyal Bilimler Dergisi, 7 (20), 82-94. DOI: 10.34189/asbd.7.20.004.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tür temelli haklar neler? Seçimlerin cruelty-free mi? Türkiye'de hayvanların sömürüldüğü deneylerin yaygınlığının farkında mısın?
19 Eki 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



