

Dünya için, karbon nötr moda: Voiterra
ANGST olarak yüksek perdeden konuşmaktan kaçınmıyoruz. Gezegenin bugününü etkileyen potansiyel risklerin sorumlularını biliyoruz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Her hafta ANGST'ın bir harekete geçme çağrısı olduğunun altını çiziyoruz. Peki ANGST İnsanları kim? Biz, soru soranlarız — iklim krizi, azınlık hakları, kimlik politikaları, döngüsel ekonomi ve aktivist kültürlerle ilgilenen, bunları kendi meselesi hâline getirenleri yakından tanıyoruz. İlk konuğumuz ANGST ekibinden Hazal Yılmaz.
Röportaj: Alara Demirel
Kendini iklim kültürünün bir parçası olarak görüyor musun?
Yaşadığımız dünyada pek çok şey krize dönüşmeden önce dikkat çekmiyor. Giderek artan yangınlar, sel felaketleri dünyayı özensizce kullanmamızın bir semptomu. Ne yazık ki gidişat pek iyi değil. Devletler ve bireyler olarak acil önlemler almazsak bu yüzyılda değil iki derecenin altında kalmamız, 4-6 derece artış yaşamamız bile olası.
İklim krizi bugün dünyanın en önemli meselelerinden birisi. Bunun mesele olmuş olmasına olumlu tarafından bakmaya çalışıyorum. Daha çok insan bunu meseleye dönüştürdükçe etrafında bir kültürün de gelişebileceğine inanıyorum ve inanmak istiyorum. İklim kültürünün oluşması, bunun sürekliliği, sadece kriz çözümü olmaması için çabalayan bir güruhun parçasıyım.
Bu konuyla ilgili neler yapıyorsun?
Bugün verdiğimiz bireysel kararların, önemsiz gibi görünen seçimlerin dünyanın geleceğini belirlediğini düşünüyorum. Hayatı yazarak anlamlandıran biriyim. Bu sebeple Emel Ernalbant'la 50 Maddede Veganlık isimli bir kitap yazdık. Hayvanları birer ürün olarak görmeden ve sürdürülebilir hayat için daha az atık yaratarak nasıl yaşayabileceğimizi, plastiği hayatımızdan tamamen çıkarmanın önemini ve yollarını, dilimize pelesenk olmuş türcü laflardan arınmayı, yulafın da sütü olduğunu, tüketmekten üretmeye nasıl ileri dönüşebileceğimizi, "Peyniri bırakamıyorum!" diyenler için alternatifleri anlattık bu kitapta.

50 Maddede Veganlık
Veganlık, karbon ayak izimizi azaltmak için elimizden geleni yaptığımız dünyada hayvanların da insanlar kadar yaşamaya hakkı olduğuna dair bir inanç — bu inanç uğruna tatlardan ve alışkanlıklarımızdan vazgeçtiğimiz bir yaşam biçimi, ulusal sınırları ve duvarları hiçe sayışıyla belki de ilerleyen yıllarda insanları bir araya toplayacak politik bir duruş.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim aciliyeti meselesini iklim kültürüne dönüştürebilir miyiz? Z kuşağı iklim kültüründe nasıl bir rol oynuyor? Gelecek vegan mı?
05 Eki 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



