HIZLI MODA GURURLA SUNAR

İşlevselliğini tamamen kaybetmiş ürün koleksiyonerliği
HIZLI MODA GURURLA SUNAR

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Küçük, daha küçük, daha da küçük. Jacquemus’un mini boy çantalarının yıllar içerisinde geçirdiği değişimden bahsediyoruz. İşlevsel bir aksesuardan “sadece” aksesuara dönüşen çantalar, Instagram dünyasının favorisi ve görünen o ki “sevimliliği” sayesinde de markanın satışları çantaların boyunun aksine büyüyor. 

Yeni bir kategori (?)

Çok uzun yıllardır ve sayısız sezondur mini çantalar gündemde; ancak hiç Jacquemus’unkiler kadar minisi olmamıştı. Birkaç yıl önce çıkan ilk versiyonları dâhil olmak üzere, bu çantalar o kadar mini ki, artık bir çanta olarak tanımlanabilmeleri için basit gereklilikleri yerine getiremiyorlar. Ne demeli o hâlde bu ürüne? Hangi kategoriye ait olmalı? Bu modellerin bu kadar sevilmesi ve satılmasının özünde sektörde benzerlerinin pek olmayışı, “dekoratif çanta” gibi bir kategorinin bulunmaması yatıyor. Jacquemus birkaç yıl önce bu avuç içine sığan, belki de insanları çocukluğuna götüren “petit” çantalarla bilerek ya da fark etmeden modaya ilgi duyan insanları koleksiyon yapmaya davet etti. Her sezon, yeni renkleri ya da daha küçük modelleriyle Instagram’ın favori çantaları arasında yer alan çantalar, hızlı modanın en sevdiği ürünlerden biri hâline geldi. İyi de, Simon Porte Jacquemus aynı zamanda sürdürülebilirlikten nasıl bahsedebiliyor?

Jacquemus, bir grup marka gibi yola kendi hızıyla devam etmeye karar veren, bu doğrultuda da dört yerine iki koleksiyon defilesi yapacağını duyuran, seçtiği kumaşlar konusunda bilinçli davranma kararı alanlar arasında. Marka bu yola giriyorsa, şu anda üç ayrı mini boyu bulunan işlevsiz “ama tatlı” çantalarını konumlandırma biçimi üzerine düşünmeli; çünkü evet şeker gibi görünüyorlar ama bir şeker kadar düşünülmeden alınıp birkaç kare fotoğraftan, tadına varıldıktan sonra bir kenara atılmamalılar. Ancak, markanın son kampanya çekimi tüketicilere tam da bu mesajı veriyor. 

Hızlı moda alkış tutuyor (!)

Jacquemus’un 90’lardan ilham alan kampanyası L'Année 97’de çantalar bir yiyecek ve içecek otomatında karşımıza çıkıyor. Çok yakın geçmişte, & Other Stories de parfümlerini yerleştirdiği bir otomatı Galeries Lafayette’e konumlandırmıştı. Bu, özellikle dünyanın şu anki konumunda vermekten kaçınılması gereken bir mesaj. Özellikle ürünlerin üretim süreçleri, dünyaya bedeli ve fiyatları düşünüldüğünde ürünler değersizleşiyor, alışveriş yapmak makineden sakız veya soda almakla eş değer tutuyor. 

Jacquemus’un bilinçli üretim amacıyla harekete geçmesi veya geçmiş gibi görünmesi iyi; ancak değiştirilmesi gereken şey sadece markanın kumaş seçimleri değil. Markaların da, tüketicilerin de artık daha derin düşünmesi, her adımını sorgulaması gereken bir dönemdeyiz. Artık asıl kıymetli olan, bu şartlar altında yaratıcı fikir, ürün ve kampanyalar sunabilmek. Kaç marka şeffaf olacak kadar cesur? 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

ANGST 04: AÇ GÖZLERİNİ

Hızlı modanın topluma maliyeti nedir? Bir kilo pamuktan kaç tişört yapılır? Kâr gerçekten her şeyin önünde mi?

22 Kas 2020

ANGST 04: AÇ GÖZLERİNİ

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış
AngstAngst

HİKAYE

Yaşamın öğle vakti geldiğinde yavaşlama cesareti: Hayat mı kısa, biz mi çok meşgulüz?

40’lı yaşlar, insanın hem zamanın ne kadar hızlı geçtiğini daha çok düşündüğü hem de hayatın sorumluluklarını daha ağır hissettiği bir dönem. Bir yandan yavaşlamak, daha seçici olmak ve zihinsel gürültüyü azaltmak isterken diğer yandan sürekli erişilebilir olmaya, karar almaya ve yetişmeye zorlanıyoruz. Psikoloji araştırmaları ise bu gerilimin yalnızca kişisel bir kriz olmadığını; yaş alma, zaman algısı ve modern hayatın bitmeyen uyaranları arasındaki daha büyük bir çatışmanın parçası olduğunu gösteriyor.

Cem Arıdağ

·

08 Ağu 2026

Yaşamın öğle vakti geldiğinde yavaşlama cesareti: Hayat mı kısa, biz mi çok meşgulüz?
AngstAngst

HİKAYE

Birleşik Krallık’ta ısı grevi: Aşırı sıcaklara karşı yasal çalışma sınırı isteniyor

Çalışma hayatında sıcak hava dalgalarına maruz kalınan aylar için talep edilen haklar, Birleşik Krallık’ta “Heat Strike” (Isı Grevi) eylemleriyle karşılık buluyor. Avrupa genelinde henüz bağlayıcılığı olan yasal bir ortak düzenleme bulunmazken Yunanistan, İtalya, İspanya ve Belçika’da "azami çalışma sıcaklığı" yasalarla belirlenmiş durumda. Tarihinin en sıcak yazlarından birini yaşayan Birleşik Krallık’ta sendika ve aktivistler, bu hak için mücadeleyi yükseltiyor.

Pelin Cengiz

·

07 Ağu 2026

Birleşik Krallık’ta ısı grevi: Aşırı sıcaklara karşı yasal çalışma sınırı isteniyor