

Tarihin ve suyun izleri Şerefiye Sarnıcı ’nda 1600 yıllık tarihiyle görenleri büyüleyen Şerefiye Sarnıcı , Türkiye’de ilk olan 360° projection mapping sistemiyle tarihi, sanat ve teknolojiyle buluşturuyor. Nedir? Dünyada bu sistemin entegre edildiği en eski yapı olan sarnıç, mekân algısını üç boyutlu efektlerle tecrübe edebileceğin ve bunu yaparken de İstanbul’un su kültürünün izini sürülebileceğin bir deneyim yaşatıyor. İstanbul’un kolektif hafızası ve tarihî katmanlarını yeni bir dille sunan gösteride Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri dijital bir yorumla sarnıç duvarlarında hayat buluyor. Yakında: Çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yenilikçi ve teknolojik yaklaşımların sunulduğu 360° gösterimlerin ikincisi, İstanbul’un su kültürüne daha derin ve detaylı bir bakış sunmak için ziyaretçilerle buluşacak. Haftanın her günü 09.00 - 19.00 saatleri arasında ziyarete açık olan tarihî sarnıcı ziyaret etmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Nope
Yönetmen: Jordan Peele
Süre: 130 dakika
Yapım yılı: 2022
Jenerik: Komedi kökenli yönetmen, senarist ve yapımcı Jordan Peele'in ilk filmi Get Out En İyi Özgün Senaryo Oscar ödülü dâhil birçok başarı elde etmiş, korku sinemasının geleceğine dair umut vermişti. Peele; Get Out’ta kaçırılma, Us’ta ev istilası gibi alt türleri kendi yönetmenlik süzgeci ve mizah filtresinden geçirerek servis etmiş, bunu yaparken başta ırkçılık olmak üzere günümüz ABD’sinin politik gündemini oluşturan konulara dair söylemleri alt metne yerleştirmişti. Aynı formülü uzaylı istilası alt türüne uygulayan yeni filmi Nope, vizyona girdiği hafta sonunda ABD gişesinin zirvesine yerleşti. Film, Kaliforniya'daki bir at çiftliğinin sahibi iki kardeşin, bölgeyi etkisi altına alan ve gizemli olaylara neden olan UFO'nun video kaydını alma çabasını anlatıyor.
Neden izleyelim?
“Seni pislikle sıvayıp rezil edeceğim. Dehşetle seyredecek herkes seni.”
Öncülü Us gibi Eski Ahit’ten bir alıntıyla (Nahum 3:6) açılan Nope; rezil etmenin, afişe etmenin, başkalarına seyrettirmenin gereği olan kayıt altına alma, belgeleme ve kanıt arama dürtüsüne, hatta saplantısına odaklanıyor. Geçmişte Spielberg’den Shyamalan’a, Wright’tan Villeneuve’e birçok yönetmenin kendi sinema dilini giydirerek işlediği uzaylı istilası filmlerinin son örneği Nope. Dehşetle seyredilen sahnelerin anı doğru yakalayan mizahla birleştiği, öte yandan ana karakterlerin hiçbirinin beyaz olmadığı film; sinema tarihi, ABD tarihi ve günümüz politik atmosferine referansların sıralandığı bir gösteriye dönüşerek Peele’in sinema diline dair her şeyi yansıtıyor. Daha önce Us’la ilgili kullandığım filmin bazı kritik noktalarında çıkagelen "tam korkacağım, bir gülme geliyor" anları da yönetmenin sinema dilinin önemli bir parçası. Karakterlerin inandırıcı olmayan aptalca cesaretine karşın temkinli ama kazara cesur karakterlerine “I-ıh, hayır!” dedirtmeyi biliyor. Körü körüne değil kayıt alma saplantısından motive olan gerçekçi bir cesaret biçiyor ve adını da buradan alıyor. Mizahı ve görsel şöleniyle, başta Keke Palmer olmak üzere güçlü performanslarıyla ve iç içe geçmiş referanslarıyla orijinal, komik ve etkileyici bir yeni-nesil korku filmi Nope.
Nerede izleyebilirsin? Jordan Peele’in yeni filmi Nope, bugün Türkiye’deki tüm sinema salonlarında gösterime giriyor.
Benzer işler:
- Signs (2002, M. Night Shyamalan)
- Arrival (2016, Denis Villeneuve)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftalardan Nick Cave'deyiz. Onun şarkılarında anılar biriktirenlere kulak veriyoruz. Jordan Peel'ın bugün vizyona giren son filmi Nope'a göz atıp mikrofonu kolektif yaratıcılığın süper grubu Black Country, New Road'a uzatıyoruz.
19 Ağu 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




