Güneşten gölgeye: İklim değişirken seyahat

Gelecekte, iklim değişikliği sebebiyle elverişsizleşen konumlar ve seyahat kısıtlamaları insanların dünyayı rahatça keşfetme özgürlüğünü elinden alabilir.
Güneşten gölgeye: İklim değişirken seyahat

27 Kasım - Apollo - Pareto
Apollo ile birlikte

Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekası ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’yu buradan keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Uzmanlar, gelecekte turistik seyahatlere getirilen kısıtlamalardan derinden etkileneceğimizi öngörüyor. Avustralya merkezli seyahat acentesi Intrepid Travel ve The Future Labs Institute tarafından hazırlanan "A Sustainable Future for Travel" isimli rapor, bazı bölgelerde turizmi tamamen durduracak kadar radikal değişikliklerin yaşanacağı konusunda uyarıyor.

  • Rakamlar: Günümüzde, her bireye düşen karbon emisyonunun yılda 2,3 ton ile sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor. Somutlaştırmak gerekirse bu, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinden Suudi Arabistan'ın Riyad kentine bir gidiş-dönüş yolculuğa eşdeğer. Ancak kişi başına düşen ortalama karbon ayak izi ABD'de yılda 16 ton, Avustralya'da 15 ton ve İngiltere'de ise 11,7 ton seviyesinde. Yani, genele bakıldığında ortalama %85'lik bir azalış, emisyon miktarlarını "ideal seviyelere" yaklaştıracak gibi görünüyor.

Turizmin ve seyahat sektörünün geleceği

Seyahat sektörü, iklim kriziyle mücadelede kritik bir noktada duruyor. Bu endüstri, toplam karbondioksit emisyonlarının %8'inden sorumlu. Havacılık ise tek başına toplam miktarın %2,5'ine neden oluyor. İklimle ilgili tarihin bu kritik döneminde seyahat sektörünün sorumluluk almaktan kaçınması, tehlikeli gidişatın devam etmesine neden olacak. 

Raporda, hiçbir değişiklik yapılmadan devam edildiği takdirde sektörün uyum sağlamak zorunda kalacağı üç ana başlıktan söz ediliyor. Bunlardan ilki karbon pasaportları. Kişisel emisyon sınırlamalarının yeni bir norm hâline gelmesi, bugün sahip olduğumuz "sınırsız uçma hakkı"nda değişikliğe gidilmesi söz konusu.

  • Ne diyorlar? The Future Laboratory Kurucu Ortağı Martin Raymond, karbon pasaportlarının turizmin çehresini değiştireceğini söylüyor.

"Kişisel karbon izinleri, karbon emisyonlarını kontrol altına almaya ve seyahatin yarattığı ayak izini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu izinler, 2050'ye kadar 750 milyar tonu hedefleyen küresel karbon bütçesiyle uyumlu pasaportlar olarak ortaya çıkacaktır. 2040'a kadar, izin verilen yıllık seyahat sayısının sınırlandığını görebiliriz."

İkinci önemli başlık, seyahat destinasyonlarındaki muhtemel değişimler. Bugünün popüler destinasyonlarının artan sıcaklıklarla birlikte gitgide elverişsizleşmesi, seyahat tutkunlarını "güneş" yerine "gölge" aramaya itebilir. Aşırı sıcakların ve sel, deprem, yangın endişelerinin artmasıyla birlikte, geleneksel plaj tatillerinden daha serin ve güvenli destinasyonlara doğru bir kayma görülebilir. Sağlık ve güvenlik, insanların seyahat kararlarını doğrudan etkiliyor ve iklim değişikliği artık uzak bir risk değil, bugüne dair bir endişe kaynağı.

  • Ne diyorlar? Sürdürülebilir Turizm Uzmanı Elissa Garay, "2050 yılına kadar kadar, Maldivler gibi alçak adalar yaşanmaz hâle gelebilir. Denize yakın oldukları için sevdiğimiz Venedik ve Amsterdam gibi birçok destinasyon da büyük risk altında." ifadelerini kullanıyor.
  • Dahası: Intrepid Travel Çevresel Etki Yöneticisi Dr. Susanne Etti ise şu açıklamalarda bulunuyor:

Seyahat alışkanlıkları evrilecek. Örneğin, Nepal'de treking sezonu olan Mart-Nisan ve Eylül-Kasım arası dönemler, toprak kayması riskini önlemek amacıyla kısalabilir. Geleneksel yaz tatilleri, Akdeniz, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerin ormanlık alanlarına geziler yangınlar nedeniyle yeniden gözden geçirilecek. Norveç Fiyortları, İzlanda'nın Akureyri ve Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya gibi kentleri, İskandinavya ve Baltık bölgelerinin bazı yerleri, yükselen yaz sıcaklarından kaçmak isteyenler için cazip seçenekler olabilir. Belçika, Slovenya ve Polonya da Güney Avrupa'nın alternatif rotaları olabilir."

Gelelim üçüncü başlığa, sanal destinasyonlar. Rapora göre, iklim kriziyle mücadele için yeterli önlem alınmadığı takdirde 2040'a kadar dünyanın birçok favori destinasyonu sanal hâle gelmek zorunda kalacak. Kovid-19 sırasında turizm kurulları, 360 derece videolarla ilgi çekici destinasyonlar yarattı; tur şirketleri, havayolları ve oteller turistleri sanal gezilere yönlendi. Tatil destinasyonları turist dostu olmaktan çıkarsa doğal olarak bu tür sanal etkinlikler ana akım hâline gelecek. Metaverse, iklim değişikliği nedeniyle konaklamaya elverişsiz hâle gelen veya yok olan yerlerle etkileşime geçmenin tek yolu olabilir.

  • Cep bilgisi: Okyanusya'da küçük bir Pasifik ülkesi olan Tuvalu, yükselen deniz seviyeleri nedeniyle dijital bir versiyonunu oluşturan ilk ülke.
  • Ancak: Böyle bir durumda, etkileşimli teknolojiler hiçbir zaman gerçek dünya deneyiminin yerini tutamayacağından küresel turizmin ekonomik etkisi risk altına girecektir.
  • Ne diyorlar? Intrepid Travel Başkanı ve Kurucu Ortağı Darrell Wade, şu ifadeleri kullanıyor:

"Seul gibi büyük şehirler, fiziksel dünyaya sanal paraleller oluşturarak dijital ikizlerini oluşturmaya başladı bile. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik kombinasyonunu kullanılarak küresel destinasyonları simüle edilmiş bir ortamda canlandırmak için ellerinden geleni yapacaklar. 2040'a kadar insanlar, Kuzey Işıkları'nı görmek için İzlanda'ya veya Beş Büyükler'i görmek için Güney Afrika'ya seyahat etmeye ihtiyaç duymayabilir." 

Sonuç olarak

İklim değişikliği ileride karşımıza çıkabilecek bir risk değil, güncel bir tehlike. Gelecekte, iklim değişikliği sebebiyle elverişsiz hâle gelen coğrafyalar ve seyahat kısıtlamaları insanların dünyayı rahatça keşfetme özgürlüğünü elinden alabilir.

  • Hatırlatma dozu: Seyahatin dönüşümü, 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26) imzalanan Glasgow İklim Eylemi Bildirgesi ile başlatıldı. Bildirge, sektörün gelecek on yıl içinde emisyonları yarıya indirme ve 2050'den önce net sıfıra ulaşma konusundaki taahhütlerine işaret ediyor.

Gerekli yeniden yapılandırmanın bilinçli bir şekilde uygulanması elzem. Eko-inovasyon ve teknolojiye kucak açma, seyahatin devrim niteliğinde bir dönüşümün eşiğinde olduğuna işaret ediyor; ama bir an önce de aksiyon almak gerek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🛩️ Sanal gezinti, Serbest Tüketici

Seyahat sektörünü bekleyen potansiyel riskler neler? Bunlara nasıl engel olunabilir? İklim değişikliği geleceğin problemi mi, yoksa bugünün mü?

27 Kas 2023

Apollo ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

İdil Ertürk

İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

AI çıktılarının ötesini görebilmek: Muhakeme becerisi neden önemli?

Hiçbir lider, sadece emeği ya da çalışkanlığıyla anılmaz. Liderleri akılda tutan, aldıkları kararlardır. İyi bir lider olmak için muhakeme becerisi gerekir. Bu beceri, yapay zeka çağında hemen hemen her seviyede çalışan için önemli bir kriter hâline geliyor.

Mert Karaibrahimoğlu

·

04 Ağu 2026

AI çıktılarının ötesini görebilmek: Muhakeme becerisi neden önemli?
ParetoPareto

HİKAYE

Halka arz kuyruğunun görünmeyen sorunu: Yönetim kurulları borsaya hazır mı?

2022-2023 yıllarında peş peşe gelen tavan serileriyle popülerleşen halka arz süreçleri, 2024-25 döneminde bir sakinleme dönemine girmiş olsa da içinde bulunduğumuz yılda tekrar hız kazandı. Yılbaşından bu yana toplam 28 şirket halka arz olurken, 120’den fazla şirket ise borsaya kote olabilmek için sıra bekliyor. Peki bu şirketlerin yönetim kurulları borsaya ne kadar hazır? ICCONSULTING Yönetim Kurulu Başkanı ve DataExpert Şirket Ortağı İzzet Çağlayan Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Halka arz kuyruğunun görünmeyen sorunu: Yönetim kurulları borsaya hazır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Kafe ekonomisi: Türkiye, Yunanistan’ın 14 yıl önce yaşadığını mı yaşıyor?

2009’da başlayan kriz sonrası Yunanistan’da kafe sayısının patlama göstermesini inceleyen bir bilimse makale, konaklama ve yiyecek sektöründe istihdam yüzde 87 artarken verimliliğin yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediğin ortaya koydu. Türkiye’de de sayıları giderek artan kafe ve restoranlardaki doluluk aynı tartışmayı buraya taşıdı.

Pelin Cengiz

·

03 Ağu 2026

Kafe ekonomisi: Türkiye, Yunanistan’ın 14 yıl önce yaşadığını mı yaşıyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Teknoloji liderleri AI sonrası dünyaya nasıl hazırlanıyor?

Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Doğa Yurduneri

·

30 Tem 2026

Teknoloji liderleri AI sonrası dünyaya nasıl hazırlanıyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?