İklim Krizinin Antropolojisi


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Don Miguel Ruiz, yaklaşık 15-25 bin yıl önce Meksika’nın güneyinde yaşayan, kadim spiritüel bilgileri ve uygulamaları korumak için bilim insanları ve sanatçılardan oluşan Tolteklerin bilgeliğini araştırdığı Dört Anlaşma adlı kitabında şöyle der:
“Sevgimi ağaçlara dağıtmaya başladım.
Bir parça Sevgi koyduğum her ağaç bana Sevgiyi geri verdi.
Ağaçlarla bir oldum.
Ama Sevgim yine durmadı, daha da büyüdü.
Bir parça Sevgimi, her çiçeğe, çimene, toprağa verdim.
Onlar da bana Sevgilerini geri verdi.
Ve bir olduk...”
İnsanın doğadan kopuşunun tarihi bizleri, pek çok kaynakta belirtildiği gibi 1760’lara, Sanayi Devrimi’nin başlangıcına götürüyor. Kabaca geleneksel alandan modern alana girdiğimiz bu adımla, insanlığın iklim krizini 'resmen' başlattığını bugün artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Söz konusu yeni dünya düzeni ile insan ve doğa, birbirini dışlayan iki ayrı biyosfer arketipleri olarak karşımıza çıkıyor. Bugün doğa ve çevre terimleri başlı başına insan canlısından ayrı ele alınıyor. Aksi halde bugün tekrar “bir” olmaya çalışmak için bu kadar çaba gösteriyor olur muyduk? Yazıma bu sebeple, Ruiz’in kitabında Sevgi Duası olarak yer verdiği o naif kısımla başlamak istedim. Daha net bir ifadeyle, biz aslında “bir” dik ve bölündük, şimdi aslında zaten bizim olana, kendimize, doğal dünyamıza, biyosferimize özlem duyuyoruz ve eksik özümüze kavuşmak için çabalıyoruz. Bu perspektiften bakınca haksız sayılmayız! Aklın doğayla çatışmaya girdiği yeni dünya düzeni, Val Plumwood’un "Feminizm ve Doğaya Hükmetmek "adlı kitabında yer verdiğinden daha iyi ifade edilemezdi: “Çevre etiği üzerine yazan birçok yazarın da belirttiği gibi Batı’da, doğa basitçe insan amaçlarının aracı olarak görülmüş, yalnızca insanlara ahlaki kaygıyla yaklaşan ve “geri kalanları” da işine geldikçe yararlanacak alana ait sayan bir ahlaki ikiciliğin uygulanması yoluyla araçsallaştırılmıştır.”
İnsanın doğanın efendisi ya da dış denetleyicisi olarak “ayrı” ve “yukarıda” durduğu yerel düzeyde; çalı çırpı, mantar gibi üremek, ağaç olmak, dal budak salmak gibi – deyimler çoğaltılabilir – doğanın oluşuna karşı özensiz, ötekileştirici ve kontrolcü bir perspektiften söz edersek aşırıya kaçmış olmayız belki de. Doğal dünya ve biyosferi artık yalnızca insan yaşamının ve kültür oyununun sergilendiği bir dekor ya da sahne olarak göremeyeceğiz. Çünkü artık biliyoruz ki biyosfer hep orada ve sürekli işler halde değil. Bizler “doğanın bir parçası” değil, doğanın kendisiyiz. Kaderimiz biyosferinkiyle bağlantılı, doğal yasalara tâbiyiz ve biriz.
Bu noktada aklı/ bilinci, bedenden/ doğadan ayrı düşünemeyiz ve aslında toplumsal varlık olarak insan, nesiller boyu bu birliği devam ettirebilmek için her alanda beden-zihin pratiklerini uygulamaya ve devam ettirmeye özen göstermiştir. Paul Connertton, "Toplumlar Nasıl Anımsar?" kitabında belleğin kuşaktan kuşağa aktarılmasını araştırır. Ona göre toplumsal bellek kültürel bir beceridir ve törenler, ayinler, ritüeller, şölenler ve daha pek çok beden ve zihinsel pratikle nesillere aktarılır. O halde biz de kendi iklim kriziyle mücadele ritüelimizi yaratarak bunu gelecek kuşaklara aktarabiliriz. Yazımı William Martin’in “Modern Ailelere Bilgece Öğütler"inden çok sevdiğim bir alıntıyla bitirmek isterim. “Çocuklarınıza yaşamın tüm yaradılışlarındaki mucizelere hayret etmeyi öğretin.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'de Enerji Krizi, Buzdan Saat, İklim Krizinin Antropolojisi
23 Ara 2022

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







