İlk faiz indiriminin ayak sesleri


Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum: Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU)
EDU , kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında. Neler oluyor?
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Dünyanın en büyük merkez bankaları olarak görülen ve rezerv para birimlerine hükmeden dört majör merkez bankasından üçü 2024 yılına ‘Haziran ayında faiz indirimi’ beklentisiyle başlasa da şu anda yalnızca tek bir bankanın bu beklentiyi gerçekleştirme ihtimali konuşuluyor: Avrupa Merkez Bankası (ECB).
ECB bahar ayları itibarıyla, uyguladığı sıkı para politikası ile enflasyonu neredeyse orta vadeli hedefi olan %2,0’ye indirmiş durumda. Avro Bölgesi’nde yıllık manşet enflasyon Nisan ayında %2,4 seviyesine kadar gerilerken, enerji ve gıda kalemlerin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon ise %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Çekirdek enflasyonda bu seviye en son Rusya - Ukrayna savaşının patlak verdiği Şubat 2022’de görülmüştü.

Avro Bölgesi'nde çekirden enflasyonun son bir yıllık seyri
Enflasyonun dışında bölgede ekonomik aktivite de son yılların en düşük seviyelerinde seyrediyor. Bölge ekonomisi 2023’ün son iki çeyreğinde üst üste daralarak teknik resesyona girerken, bölgenin en büyük ekonomisi olan Almanya ise resesyondan kıl payı kurtuldu.
Sektörler bazında bakıldığında ise, bölgede hizmet sektörü dirençli olmayı sürdürse de, özellikle sanayi ve imalat sektörünün alarm verdiği görülüyor. S&P Global verilerine göre Avro Bölgesi’nde hizmet PMI Haziran 2022’den bu yana 50 eşik değerinin altında gerçekleşerek imalat sektöründe daralmaya işaret ediyor. Bölgenin sanayi üretimi ise pandemiden bu yana görülen en yüksek hızla daralıyor.

Avro Bölgesi'nde sanayi üretiminin yıllık bazda gerileme hızı
Yetkililerin açıklamaları ne yönde?
ECB’nin Haziran ayında faiz indirimine gideceğine dair oluşan beklentinin, iktisadi aktivitenin yavaşladığını gösteren ekonomik göstergelerden ziyade Yönetim Konseyi üyeleri tarafından yapılan sözlü yönlendirmeler neticesinde oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu yönlendirmelerin bir kısmı ise şu şekilde sıralanabilir:
- ECB’nin Nisan ayında gerçekleştirdiği Yönetim Konseyi toplantısının ardından yayımlanan tutanaklarda, “Elde edilen ek kanıtların ECB ekonomistlerinin Mart projeksiyonlarında yer alan orta vadeli enflasyon görünümünü doğrulaması halinde, Yönetim Kurulu'nun Haziran toplantısında para politikası kısıtlamalarını gevşetmeye başlayabilecek bir konumda olması makul görülmüştür” ifadelerine yer verildi.
- ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonu kontrol altına aldıklarından gerçekten emin olduğunu ve ellerindeki verilerin orta vadeli hedefe yaklaştıklarını göstermesi durumunda Haziran ayında indirim adımını atabileceklerini söyledi.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, “Mart ayındaki olumlu enflasyon görünümü Haziran tahmininde doğrulanırsa ve gelen veriler bu tahmini desteklerse faiz oranlarını düşürmeyi düşünebiliriz” açıklamasında bulundu.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve İtalya Merkez Bankası Başkanı Fabio Panetta, ekonomik durgunluk riskini önlemek ve zayıf olan talebi güçlendirmek adına küçük çaplı faiz indirimlerine gidilmesi çağrısında bulundu.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Fraçois Villeroy, Haziran ayında bir faiz indirimi beklediğini, ancak Haziran’ın ardından Temmuz’da da bir faiz indirimi yapılması ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, ECB’nin faiz indirimleri için geniş bir alana sahip olduğunu ve piyasanın faiz indirimlerine ilişkin beklentilerinin de makul olduğunu söyledi.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Finlandiya Merkez Bankası Başkanı Olli Rehn, ECB’nin Fed’den önce davranarak faiz oranlarını Haziran ayında indirmeye başlayabileceğini söyledi.
Beklentiler ne yönde?
Piyasanın beklentileri de hem ekonomik aktiviteye hem de yetkililerden gelen açıklamalara göre şekilleniyor. Reuters’ın 82 ekonomistin katılımıyla düzenlediği anketin sonuçlarına göre piyasa katılımcıları ECB’nin 6 Haziran’da düzenleyeceği Yönetim Konseyi toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakıyor.
Katılımcıların çoğunun beklentisi, ECB’nin bu yıl üç faiz indirimine gitmesi yönünde. Haziran’ın ardından diğer iki faiz indirimi ise Eylül ve Aralık aylarında bekleniyor. Faiz adımlarının büyüklüğü hakkında net bir konsensüs oluşmuş olmasa da, indirimlerin 100 baz puanı bulabileceği tahmin ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuşmasında TCMB'nin piyasadaki fazla likiditeyi çekmek için borçlanma da dâhil olmak üzere ne gerekiyorsa yapabileceğini ifade etti.
30 May 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.




