İlk faiz indiriminin ayak sesleri


Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum: Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) EDU , kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında. Neler oluyor? Profesyonellere yönelik gelişim programları sunan Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , Financial Times tarafından her yıl ilan edilen Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasında bu yıl da yükselişine devam ederek 34’üncü sıraya yükseldi . Katılımcıların ihtiyaçlarına uygun program tasarımı, akademik bilgiyle iş pratiği arasındaki denge, kullanılan yöntem ve araçların güncelliği, yeni beceri ve bakış açısı kazandırma, kuruma yaratılan değer, katılımcıların aynı kurumu gelecekte tekrar tercih etmesi gibi önemli kriterlerin tamamında da EDU yükselişini sürdürdü. Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum olma başarısı gösteren EDU , dünyadaki gelişmeleri izleyerek yenilikçi öğrenme araçları ve tasarladığı programlarla 22 yıldır iş dünyasına katkıda bulunmaya devam ediyor. Financial Times Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasını incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Dünyanın en büyük merkez bankaları olarak görülen ve rezerv para birimlerine hükmeden dört majör merkez bankasından üçü 2024 yılına ‘Haziran ayında faiz indirimi’ beklentisiyle başlasa da şu anda yalnızca tek bir bankanın bu beklentiyi gerçekleştirme ihtimali konuşuluyor: Avrupa Merkez Bankası (ECB).
ECB bahar ayları itibarıyla, uyguladığı sıkı para politikası ile enflasyonu neredeyse orta vadeli hedefi olan %2,0’ye indirmiş durumda. Avro Bölgesi’nde yıllık manşet enflasyon Nisan ayında %2,4 seviyesine kadar gerilerken, enerji ve gıda kalemlerin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon ise %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Çekirdek enflasyonda bu seviye en son Rusya - Ukrayna savaşının patlak verdiği Şubat 2022’de görülmüştü.

Avro Bölgesi'nde çekirden enflasyonun son bir yıllık seyri
Enflasyonun dışında bölgede ekonomik aktivite de son yılların en düşük seviyelerinde seyrediyor. Bölge ekonomisi 2023’ün son iki çeyreğinde üst üste daralarak teknik resesyona girerken, bölgenin en büyük ekonomisi olan Almanya ise resesyondan kıl payı kurtuldu.
Sektörler bazında bakıldığında ise, bölgede hizmet sektörü dirençli olmayı sürdürse de, özellikle sanayi ve imalat sektörünün alarm verdiği görülüyor. S&P Global verilerine göre Avro Bölgesi’nde hizmet PMI Haziran 2022’den bu yana 50 eşik değerinin altında gerçekleşerek imalat sektöründe daralmaya işaret ediyor. Bölgenin sanayi üretimi ise pandemiden bu yana görülen en yüksek hızla daralıyor.

Avro Bölgesi'nde sanayi üretiminin yıllık bazda gerileme hızı
Yetkililerin açıklamaları ne yönde?
ECB’nin Haziran ayında faiz indirimine gideceğine dair oluşan beklentinin, iktisadi aktivitenin yavaşladığını gösteren ekonomik göstergelerden ziyade Yönetim Konseyi üyeleri tarafından yapılan sözlü yönlendirmeler neticesinde oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu yönlendirmelerin bir kısmı ise şu şekilde sıralanabilir:
- ECB’nin Nisan ayında gerçekleştirdiği Yönetim Konseyi toplantısının ardından yayımlanan tutanaklarda, “Elde edilen ek kanıtların ECB ekonomistlerinin Mart projeksiyonlarında yer alan orta vadeli enflasyon görünümünü doğrulaması halinde, Yönetim Kurulu'nun Haziran toplantısında para politikası kısıtlamalarını gevşetmeye başlayabilecek bir konumda olması makul görülmüştür” ifadelerine yer verildi.
- ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonu kontrol altına aldıklarından gerçekten emin olduğunu ve ellerindeki verilerin orta vadeli hedefe yaklaştıklarını göstermesi durumunda Haziran ayında indirim adımını atabileceklerini söyledi.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, “Mart ayındaki olumlu enflasyon görünümü Haziran tahmininde doğrulanırsa ve gelen veriler bu tahmini desteklerse faiz oranlarını düşürmeyi düşünebiliriz” açıklamasında bulundu.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve İtalya Merkez Bankası Başkanı Fabio Panetta, ekonomik durgunluk riskini önlemek ve zayıf olan talebi güçlendirmek adına küçük çaplı faiz indirimlerine gidilmesi çağrısında bulundu.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Fraçois Villeroy, Haziran ayında bir faiz indirimi beklediğini, ancak Haziran’ın ardından Temmuz’da da bir faiz indirimi yapılması ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, ECB’nin faiz indirimleri için geniş bir alana sahip olduğunu ve piyasanın faiz indirimlerine ilişkin beklentilerinin de makul olduğunu söyledi.
- ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Finlandiya Merkez Bankası Başkanı Olli Rehn, ECB’nin Fed’den önce davranarak faiz oranlarını Haziran ayında indirmeye başlayabileceğini söyledi.
Beklentiler ne yönde?
Piyasanın beklentileri de hem ekonomik aktiviteye hem de yetkililerden gelen açıklamalara göre şekilleniyor. Reuters’ın 82 ekonomistin katılımıyla düzenlediği anketin sonuçlarına göre piyasa katılımcıları ECB’nin 6 Haziran’da düzenleyeceği Yönetim Konseyi toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakıyor.
Katılımcıların çoğunun beklentisi, ECB’nin bu yıl üç faiz indirimine gitmesi yönünde. Haziran’ın ardından diğer iki faiz indirimi ise Eylül ve Aralık aylarında bekleniyor. Faiz adımlarının büyüklüğü hakkında net bir konsensüs oluşmuş olmasa da, indirimlerin 100 baz puanı bulabileceği tahmin ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuşmasında TCMB'nin piyasadaki fazla likiditeyi çekmek için borçlanma da dâhil olmak üzere ne gerekiyorsa yapabileceğini ifade etti.
30 May 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?




