"İntikam alışverişi" ve lüks sektörünün geleceği
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Koronavirüsün tüm dünyaya yayılmasıyla varlığını büyük ölçüde turistlere borçlu olan lüks sektörü için tehlike çanları çalmaya başladı. 2019’da lüks satışlarının %35’inden sorumlu olan Çin’in kapılarını tüm dünyaya kapaması sektör için yaklaşan fırtınanın ilk esintileriydi. İkinci darbe ise küresel lüks üretiminin %40’ının gerçekleştiği İtalya’nın karantinaya girmesi oldu. Ülkedeki tüm fabrikalar kapanırken tamamen kişisel bir deneyim ve haz yaratmak için mağazalara milyon dolarlar harcayan lüks şirketleri ilk defa çevrim içi alışveriş alternatifine yöneldi. Mart ayında Çin’in karantina uygulamasını kaldırmasıyla Paris merkezli lüks devi Hermes’in Guangzhou’daki mağazasında bir günde 2,7 milyon dolarlık satış yapması ise hayatımıza yeni bir terim soktu: İntikam alışverişi.
- Nedir? Çin ve Güney Kore’deki tüketicilerin karantina sonrası lüks mağazalarının önünde kuyruklar oluşturmaları sonucu gündeme gelen terim, tüketicilerin karantinada kaybettikleri zamanın intikamını alırcasına alışveriş yapmalarına işaret ediyor. Söz konusu ifade daha önce kaos ve yoksullukla anılan Çin Kültür Devrimi’nin ardından Çin’de yaşanan talep patlamasını tanımlamak için kullanılmıştı.
- Arka plan: Zor bir dönemden geçen lüks sektörünün kurtarıcısı olarak görülen intikam alışverişi trendi, sadece Asya’da değil yeniden açılma sürecine giren Avrupa ve Amerika’da da görülüyor. Pandemi döneminde düşen satışlar ve artan masraflar nedeniyle sıkıntıya düşen markalar da çeşitli hamlelerle bu ateşi körükleme peşinde. İndirim beklentilerinin aksine ikonik çantalarına %5 ile %17 arasında zam yapacağını açıklayan Chanel, zam öncesi alışveriş yapmak isteyen Güney Kore'deki müşterilerin mağaza kapılarında uzun kuyruklar oluşturmasına neden oldu. Louis Vuitton da ABD ve Avrupa’daki yeniden açılmalara eş zamanlı olarak çanta fiyatlarında ortalama %14 zam yaptı. Hermes ise nadir parçalar sunarak müşterileri cezbetmeyi tercih etti. Lüks devinin milyon dolarlık hasılat yaptığı Guangzhou’daki mağaza açılışında sınırlı sayıda üretilen nakışlı Birkin çantalar büyük rağbet gördü.
- Geniş perspektif: Yarattığı tüm olumlu etkiye rağmen intikam harcamalarının geçici olacağına belirtmekte fayda var. Normal şartlarda mağazaları Çin'den müşterilerle dolu olan lüks devlerinin ayakta kalabilmesi için seyahat kısıtlamalarını ve değişen tüketici alışkanlıklarını dikkate alarak köklü değişiklikler yapması gerekiyor.
- Yerelleşme: Yeni dönemde yerli müşteriyi cezbetmek, gelirlerinin yaklaşık %30’unu turistlerden elde eden lüks firmaları için hayati önem taşıyor. Sektörün beklentisi kısıtlamalar nedeniyle tatil yapamayacak olan tüketicilerin seyahat için ayırdıkları bütçeyi lükse aktaracağı yönünde. Özellikle Asya’da yerel mağazalara talebi artıracak olan bu durum, şirketlerin yerli müşterilere yönelik yeni stratejiler kurgulamalarını gerektiriyor.
- Dijitalleşme: Son yıllarda görkemli butikler açarak tüketiciler için bir nevi satın alma törenleri düzenleyen markaların yeni dönem stratejilerinin bir diğer ayağını ise çevrim içi satışlar oluşturuyor. Prada, Burberry ve Valentino gibi dev markalar, son dönemde JD.com, Secoo ve Tencent gibi e-ticaret platformları ile iş birlikleri yapıyor. Bu tarz hamleler sayesinde beş yıl içinde küresel lüks sektöründe çevrim içi satışların payının %30’a çıkması bekleniyor.
- Öngörüler: ABD merkezli danışmanlık şirketi Bain’e göre, lüks satışları 2020’de %35 düşerek 200-240 milyar dolar civarında gerçekleşecek. Hong Kong merkezli finans kuruluşu HSBC’nin tahmini ise satışların %17 düşeceği yönünde. Her iki kurumun ortak olduğu bir nokta var ki lüks sektörü satışları pandemi öncesi seviyesine en erken 2022’de dönecek. 2025’te lüks satışların %50’sinden sorumlu olması beklenen Çin pazarı ise sektörün taşıyıcısı olmaya devam edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
🎊 10 bin okur, Apple'ın çipleri, Wall Street
29 Haz 2020

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.

Tarih boyunca elektrikten bilgisayara kadar tüm yeni teknolojiler, işgücünün önemli bir bölümünü yerinden etti. Fakat tüm bu teknolojiler, işgücü piyasasında ciddi bir çalkantıya yol açarken yeni istihdam alanları da yarattı. Özellikle beyaz yakalı rolleri tehdit eden yapay zeka ise işgücü piyasasını çok daha derinden sarsıyor. Bu noktada Türkiye’nin işgücünü yapay zekadan daha hızlı eğitip eğitemeyeceği de merak konusu oluyor.

Hanehalkı fertleri ile evden uzakta bir haftalık tatilin masraflarını karşılayabilecek durumda mısınız? Türkiye, dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden biri olmasına rağmen ülkede yaşayan her iki kişiden biri bir haftalık tatilin masraflarını karşılayamıyor. 2026’da savaş, artan enerji maliyetleri ve değişen seyahat tercihleri dış turizmdeki kırılganlığı daha görünür hale getirirken, Türkiye’nin fiyat avantajı da daralıyor. İç turizmde ise daha fazla kişi seyahate çıksa da konaklama süreleri kısalıyor ve seyahatlerin büyük bölümü yakınları ziyaret amacıyla yapılıyor.

İhracattaki kaybın ürün grupları ve pazarlar arasında bu kadar ayrıştığı bir dönemde sektörün mevcut koşulları nasıl okuduğunu ZÜCDER yönetimiyle konuştuk. ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in yanı sıra Başkan Yardımcısı Senur Akın Biçer, Levent Güven, Eyyüp Memur, Ahmet Acar ve Kısmet Şener’in de katıldığı görüşmede öne çıkan ortak görüş, sektörün rekabetçilik sorununun yalnız kur ve faiz üzerinden açıklanamayacağı yönünde.




