İşin yeni geleceği: Hibrit çalışma çağı geldi mi?


Zingat Uzman ’a soruyoruz: Hayalimizdeki evi satın mı almalı yoksa kiralamalı mı? “ Ne yapmayacağına karar vermek, ne yapacağına karar vermek kadar önemlidir. ” demiş Steve Jobs. Özellikle, gayrimenkul arama sürecimizde oldukça önem taşıyan bir noktaya değinen Jobs’a katılıyor; hepimizin aklında yer etmiş “ ev satın almak mı yoksa kiralamak mı? ” sorusuna yanıt bulmak ve karar aşamamıza destek olmak üzere daima yanımızda yer alan Zingat Uzman’a danışıyoruz . Nedir? ' Oturmayı düşündüğünüz evi satın almak mı kiralamak mı sizin için kazançlı?' sorusuna cevap sunan Zingat Uzman , satın alma bedeliyle kiralama bedelinin ne zaman eşitleneceğini (başabaş noktası) göstererek oturmayı düşündüğünüz ev için hangi kararın avantajlı olduğuna dair sizi bilgilendiriyor. Nasıl hesaplanıyor? Hesaplamada söz konusu konutun satın alma ve kiralama maliyetleri, konutun konumuna ait ortalama fiyat verileri, kaç yıl oturulacağı, peşinat tutarı, güncel kredi vadeleri ve faiz oranları, yıllık enflasyon ve piyasa verilerini kullanan Zingat Uzman, evin satılık veya kiralık olması hâlinde iki farklı algoritmaya başvuruyor ve belirli kabuller ışığında sizin için en doğru sonucu tahmin ediyor. Size her aşamada uzman desteği sunan Zingat ’la hayalinizdeki gayrimenkula ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Mart 2020’de dünyanın dört bir yanındaki şirketler, ofisleri hızlı bir kararla kapatırken o güne kadar “sabah 9 akşam 5” çalışmaya alışmış tüm çalışanlar, devasa bir “uzaktan çalışma deneyinin” parçası haline geldi. Bir gün önce onlarca kişinin yan yana çalıştığı açık ofislerde, klavye tıkırtıları ve hararetli tartışmaların yerini derin bir sessizlik aldı. Bu sessizlik, kimi şirketler için aylar kimileri için ise yaklaşık 2 sene sürdü.
Bugün, pandemi alışkanlıklarımızın bir kısmını geride bırakmaya başlarken “Eski çalışma düzenimize geri dönecek miyiz?” sorusu şirketler için hala güncelliğini koruyor. Şirketlerin işe yaklaşımı konusunda henüz bir uzlaşı yok. Ofise dönüş konusunda diretenler olduğu gibi çalışanların “istedikleri yerden çalışabilmeleri” için çözümler üretenler de var. “Hibrit ve esnek çalışma” modellerinin işin geleceği olduğuna dair araştırmaların sayısı ise giderek artıyor. Bu yazıda, Microsoft’un konu ile ilgili son birkaç ay içinde yayımladığı iki araştırmayı inceleyeceğiz.
Büyük beklentiler: Kim ne istiyor?
“Hibrit çalışma kalıcı olacak; ancak bazı şirketler ve çalışanlar bu düzene uyum sağlamakta sıkıntı çekiyor.”
Microsoft’un 2022’nin ilk iki ayında dünyanın dört bir yanında 31 binden fazla kişiyle yürüttüğü ve Mart 2022’de yayımladığı “Çalışma Trendleri Endeksi 2022” araştırmasını tek bir cümleyle özetlememiz gerekirse o cümle bu olurdu. Hibrit çalışma ile çalışanların işten ne istediklerini ve karşılığında ne vermeye istekli olduklarını yeniden sorguladıklarını belirten araştırmanın ana çıktıları ve Microsoft’un işverenlere tavsiyeleri şu şekilde sıralanıyor:
- Dünya çapında şirketlerin %50’si çalışanlarının gelecek yıl içinde ofise dönmelerini planlıyor; ancak çalışanların bambaşka planları var. 2022’de tamamen uzaktan veya hibrit bir işe geçmeyi planlayanların oranı %52.
- Pandemi öncesine kıyasla sağlık ve esenliğe işten daha fazla öncelik verenlerin oranı %53 olurken çalışanlar, iyi bir maaşın ötesinde olumlu bir şirket kültürü (%46), akıl sağlığı ve refah (%42) ve amaç veya anlam duygusuna (%40) önem veriyor.
- Y ve Z kuşağının %52’si önümüzdeki yıl içinde iş değiştirebileceğini söylerken X kuşağı ve boomer’ların yalnızca %35’i iş değiştirmeyi değerlendiriyor.
- Hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla yöneticilerin %47’si evlerine yakın olmayan işlere başvurmayı düşünüyor.
- Hibrit çalışanların %38’i ne zaman ve neden ofise gitmeleri gerektiğini çözmekte zorlandıklarını belirtiyor. Bu durum şirketlerin, hibrit çalışmanın kurallarını daha net belirlemeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Hâlihazırda şirketlerin yalnızca %28’i hibrit çalışmanın kurallarını belirleyen ekip anlaşmaları yapmış durumda.
- Hibrit ve uzaktan çalışma modellerinde, toplantılarda geçirilen süre uzuyor. Microsoft, Teams'in ortalama bir kullanıcısı için, Şubat 2020'den bu yana haftalık toplantı sayısının %153, haftalık toplantı süresinin ise %252 arttığını ortaya koyuyor ve toplantılarda geçirilen sürenin azalması için esnek çalışma etrafında yeni normların belirlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Çalışma tarihinin altıncı dönemi: Hibrit çalışma devri
Microsoft, Mayıs 2022’de yayımladığı “İşin Yeni Geleceği 2022” raporunda da hibrit çalışmaya dair önemli noktalara değiniyor. ABD çalışma tarihinde; sanayi devrimi dönemi (1750-1880), gökdelen dönemi (1880-1940), savaş sonrası dönem (1940-1970), kenar şehri dönemi (1970-1990) ve süperstar şehirler dönemi (1990-2020) olmak üzere kabaca beş dönem olduğuna işaret eden araştırma, artık altıncı dönem olan “hibrit çalışma devrinin” başladığını belirtiyor. Aynı zamanda “Ev ofislerin yaygınlaşması, insanların ofis alanlarını kullanma şeklini değiştirecek mi?”, “Gelişmekte olan ülkelerde hibrit çalışma modelleri nasıl şekillenecek?”, “Hibrit çalışmanın çalışmayı daha kapsayıcı hale getirmesini nasıl sağlayabiliriz?” gibi yeni ve heyecan verici soruları da gündeme getiriyor.
Araştırmaya göre, bireyler hibrit çalışmayı mesaisinin bir kısmını ofiste kalanını da başka bir yerde çalışarak geçirme olarak algılarken şirketler, çalışanlarının bir kısmının tamamen ofiste bir kısmının ise tamamen uzaktan çalıştığı bir model olarak algılayabiliyor. Hem işverenler hem de çalışanlar hibrit çalışmayı benimsemiş görünüyor; ancak işverenler hibrit ve esnek çalışmayı çalışanların istediğinden daha az uygulamaya devam ediyor.
İşin geleceğine; birey, ekip, organizasyon ve toplum ölçekleri ve bunların kesişim noktalarından bakan araştırmanın çıktılarından bazıları şöyle:
- ABD’de Mart 2022’de yapılan bir araştırmaya göre, ABD’li çalışanların evden çalışmak istedikleri ortalama gün sayısı haftada 2,8. Birleşik Krallık’ta 2021 yılında yapılan bir anket ise çalışanların %59’unun hibrit çalışmayı tercih ettiğini ortaya koyuyor.
- Mart 2022 itibariyle, 55 bin üyesi bulunan Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nde (AIPAC) işverenlerin %40’ı, 2022’de esnek çalışmayı planlıyor. Esnek çalışmayı tercih eden çalışanların oranı ise %60.
- Gartner tarafından 2021’de 4 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırma, yöneticiler ve çalışanların hibrit çalışma algıları arasında önemli bir fark olduğunu gösteriyor: Yöneticilerin %75'i şirketlerinin esneklik sunduğunu söylerken çalışanların yalnızca %57'si esneklik sunulduğunu düşünüyor.
- Hibrit koşullarda etkili liderlerin; şef, katalizör, koç ve şampiyon olmak üzere dört yeni role bürünmesi gerekiyor.
- 50 ülkede 76 şirketten bin kişiyle yapılan bir ankete göre, koordinasyon ve sosyal bağlar için bazı toplantıların yapılması şart olsa da toplantısız günler, üretkenlik ve iş tatminini artırıyor.
- Hibrit ve uzaktan çalışma modellerinde, ofislerde gerçekleşen spontane konuşmaların eksikliği hissediliyor. Bu nedenle şirketlerin ve şirket içi ekiplerin hem sosyalleşme anları yaratan hem de takım kültürü duygusunu pekiştiren sosyal etkinlikler düzenlemeleri büyük önem taşıyor.
- Devam eden bir Microsoft araştırmasının sonuçları, çalışanların çalışmak için bilgisayarı tercih etmeye devam ederken toplantılarının %5-10’u için metaverse kullanmaya sıcak baktığını gösteriyor.
- Hibrit çalışmanın, firmaların çalışanlarını elinde tutması için etkili bir yol olabileceği düşünülüyor. Çin’de faaliyet gösteren çok uluslu bir firmanın lisans mezunu çalışanları arasında yapılan bir deneye göre, haftada 3 gün ofisten 2 gün evden çalışılan hibrit çalışma modeli, işten ayrılma oranlarını %35 oranında azaltıyor.
- Hibrit ve uzaktan çalışma modelleri, teknolojinin gelişimiyle birçok şirket için vazgeçilmez hale gelirken bazı iş türleri için bir seçenek olmadığını da unutmamak gerekiyor. Farklı ülkelerde, verimlilik kaybı yaşamadan zamanının yarısından fazlasını uzaktan çalışarak geçirebilecek kesim, işgücünün %5’i ile %26’sı arasında değişiyor.
- Küresel olarak, işgücünün %80'i "masasız" çalışıyor, dolayısıyla işlerini uzaktan halletmeleri mümkün olmuyor. Tarım, eğitim, sağlık, perakende, konaklama, imalat, taşımacılık ve inşaat sektörleri uzaktan çalışmanın en zor olduğu sektörler olarak öne çıkıyor.
Gelecek nasıl şekillenecek?
Sonuç olarak; Microsoft’un araştırmaları, pandemi sırasında uzaktan çalışmaya geçen şirketler ve çalışanların pandemi öncesi uygulamalara geçişini pek olası görmüyor; ancak "geleceğin belirsiz ve olasılıklarla dolu" olduğunu belirterek temkinli olmayı da ihmal etmiyor. Bu olasılıkları etkileyen en önemli faktörler arasında ise konut politikaları, göçmenlik yasaları, vergi hukuku uygulamaları ve teknolojik gelişmelerin seyri var. Bu konulardaki olumlu gelişmelerin; “Ofislere uzak konutlar daha mı uygun olacak?” veya “Sınır ötesinde çalışanlar hangi ülkenin kurallarına göre vergi ödeyecek?” gibi cevapsız soruları ortadan kaldırarak hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasına katkıda bulunması bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Uzaktan çalışmanın kazananları, ofise dönüşün kaybedenleri mi oldu? Mart 2020'de başlayan devasa "uzaktan çalışma deneyi" sona mı erdi? Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hibrit çalışma modelleri nasıl şekillenecek?
06 May 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?




