🥒 İstanbul'un turşucuları


Jam Session konserleriyle #RuhunuDinle
İrlanda ruhunu İstanbul’un en güzel sahnelerine taşıyan ve bize #RuhunuDinle diyerek şehrin gürültüsünden kaçmaya; kendimizi benzersiz performanslarla müziğin kollarına bırakmaya davet eden Jam Session konserleri , ay sonuna kadar şehirler…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Tarihi Hacı Salih Demir Turşucusu, Kemerburgaz: Kemerburgaz turşucularının kurucusu olan bu köklü dükkân 1956 yılından bu yana turşu severlerin müdavimi. Pancarından lahanasına kadar tüm turşuları leziz diyor ekipten Zeynep ama hiç denemeyen için taze fasulye ve karnabahar turşularına bir şans verebileceğinin de altını çiziyor.
Asri Turşucu, Cihangir: Tüm İstanbullular gibi Elif’in ve Janset’in de kalbinde ve midesinde yer etmiş belki de en ünlü turşucu dükkânı diyebileceğimiz Asri, 109 yıldır bu işin başında. Hatırlarsın ki kendisi Neşeli Günler filminde Adile Naşit ve Münir Özkul’un kavga sahnesine de ev sahipliği yapmıştı. Unutmadan, Elif’in favorisi bamya ve erik.
Özcan Turşu, Kadıköy: Dükkâna girdiğinde aa bunun da turşusu yapılır mıymış dememek için şimdiden uyaralım; mandalina, üzüm, armut dâhil olmak üzere 40’ı aşkın turşu çeşidiyle ağız sulandırıyor. 250 gramlık cam kavanozlarda Kimchi de bulabiliyorsun üstelik. Sinem bamya derken Cemre klasikten gidiyor ve salatalık diyor.
Dededen Toruna Fatih Turşucusu, Fatih: Vitrininde renk renk sebzelerle dolu kavanozlara doldurulmuş turşulara bakmak bile keyif verir. Hazal, hafif tuzla vücudu hararetlendirecek bu dükkânı hararetle öneriyor.
Pelit Turşuları, Kurtuluş: Emsalsiz. Hem suyu hem turşusu için “ecza dolabınızda olmasa bile mutfağınızda mutlaka olması gereken sağlık deposu” diye söz eden Pelit, ana caddenin eski esnaflarından. Bu tadı, ekibin Kurtuluşluları hiç düşünmeden öneriyor, Sinem bir de erik turşusunu kaçırma diyor.
Soydan Turşuları, Beşiktaş-Ortaköy: Beşiktaş’ın gediklisi her gün ağız sulandırmaya devam ediyor. Hiç düşünme, lahana turşusunu eve kap götür veya turşu suyu alırsan içine lahana ve biber koydurtmayı unutma. Ortaköy’deki şubesi ise yine aynı aileden, oraya da uğrayabilirsin tabii.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sıcak günlerin özlemiyle herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; Salon'da Other Lives'la buluşma, Bad & Boujee sergisi için PİLEVNELİ Dolapdere'ye bir ziyaret ve Cenk & Erdem'le İdeal Seyirciyi arama planları var.
20 Mar 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




