Jim Jarmusch’a Altın Aslan ve Filistin'in gölgesinde: 82. Venedik Film Festivali

82. Venedik Film Festivali, Cumartesi gecesi tartışmalı bir ödül töreniyle noktalandı. Cannes ve Venedik arasında seçkinin niteliği ve çeşitliliği ya da filmlerin kalitesi bağlamında kıyaslar her zaman yapılır. Ancak bu sene Venedik’in teoride oldukça zengin görünen ancak izleyince hayal kırıklığı yaratan seçkisinin Cannes’ın gölgesinde kaldığını söylemek yanlış olmaz.
Altın Aslan’ın Cannes tarafından reddedildiğini bildiğimiz Jim Jarmusch imzalı Father Mother Sister Brother’a gitmesi ise gerçekten ilginç bir tesadüf, belki de kaderin bir cilvesi. Venedik, genelde Cannes’a kıyasla Amerikan sinemasının vitrini olarak öne çıksa da yoğun sonbahar sezonunda oradan oraya gezecek filmler açısından Telluride ve Toronto öncesinde kısa bir Avrupa durağı işlevi görüyor yalnızca. Genellikle, Kuzey Amerika seyircisini fazla bekletmemek adına festivalin ilk haftasına yığılan Hollywood yıldızı bol filmleri ikinci haftada Avrupa bağımsızları takip ediyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Öykü Sofuoğlu
Sinema eleştirmeni ve çevirmen. Sinema çalışmaları alanında Paris VIII - Vincennes - Saint-Denis yüksek lisans yaptı. Berlinale Talents ve Locarno Critics Academy gibi uluslararası eleştirmenlik programlarına seçildi. Yazıları ve söyleşileri Altyazı Sinema Dergisi, Variety, MUBI Notebook, Screen Slate, Senses of Cinema ve Swissinfo.ch gibi mecralarda yayınlandı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




