
Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
2022 yılında büyük merkez bankaları tarafından yapılan sert faiz artışları ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle dünya ekonomilerinde gelecek yıl için resesyon beklentileri güçlendi. Dünya Bankası küresel ekonomik görünüm raporunda, merkez bankaları tarafından bu yıl alınan faiz artırma kararlarının, 2023 yılında küresel ekonomiyi resesyona sokabileceği ve bunun da gelişmekte olan ülkelere kalıcı zarar verebilecek finansal bir krize dönüşebileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Uluslararası yatırım bankası JP Morgan, 2023 yılında ABD ekonomisinde 2024 yılının ilk yarısına kadar devam edebilecek bir resesyon yaşanabileceği konusunda uyarı yaparken, Fitch Ratings ABD ve Avro Bölgesi’nin gelecek döneminde resesyona girebileceği tahmininde bulundu.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ise ekim ayında yayımladığı “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunda 2023 yılı için küresel büyüme tahminini 0,9 puan azalışla %2,7’ye düşürdü. Aynı raporda gelişmiş ülkelerin büyüme beklentisi ise 1,3 puan azaltılarak %1,1’e indirildi.
2022 yılı da dünya ekonomileri için ekonomik büyüme verilerinin pek güçlü seyrettiği bir yıl sayılmazdı.
ABD ekonomisi 2022 yılının ilk çeyreğinde tüketici harcamaları ve yatırımlarda kaydedilen azalışla birlikte %1,6, ikinci çeyreğinde ise %0,9 daralarak teknik resesyona girdi. Üçüncü çeyrekte açıklanan %3,2’lik büyüme verisiyle birlikte ülke resesyondan çıksa da, 2023 yılında resesyon yaşanması yönünde beklentiler güçlenmeye devam ediyor.
Birleşik Krallık’ta da benzer bir tablo mevcut. Ülke ekonomisi birtakım siyasi ve ekonomik çalkantıların ardından üçüncü çeyrekte %0,3 daraldı ve 2024 yılına kadar resesyona gireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Birleşik Krallık Maliye Bakanı Jeremy Hunt ise ülkenin hâlihazırda resesyonda olduğunu söyleyerek, ülke ekonomisinin gelecek yıl %1,4 daralmasının beklendiğini ifade etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'ye enflasyon, politika faizleri, kur dalgalanmaları ve ‘shrinkflation’ gibi terimler damga vurdu. İşte 8 madde ile ekonomi ve piyasalarda geride bıraktığımız yıl!
02 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



