Karnaval (2013)

İzmir sokaklarında tuhaf bir üçlü.
Karnaval (2013)

22 Temmuz - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Yerebatan Sarnıcı yarın ziyarete açılıyor

İstanbul’un tarihî yarımadasında yer alan ve dünyanın önemli kültür miraslarından biri olarak kabul edilen Yerebatan Sarnıcı uzun bir aradan sonra kapılarını açmaya hazırlanıyor. Nedir? 2016 yılında İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Karnaval (2013)

Yönetmen: Can Kılcıoğlu

Süre: 96 dakika

Jenerik: İzmir’de doğup büyümüş yönetmen ve senarist Can Kılcıoğlu’nun ilk (ve şimdilik tek) uzun metrajlı filmi Karnaval, prömiyerini 32. İstanbul Film Festivali’nde yapmış, Türkiye dışında Tallinn Black Nights Film Festival’de gösterilmişti. Film, babası evden attıktan sonra otomobilinde yaşamaya başlayan ve geçimini kapı kapı dolaşıp Karnaval markalı halı yıkama makinelerini pazarlayarak sağlayan otuz altı yaşındaki Alis’i İzmir sokaklarında takip ediyor. Bir gün, tek hayali motosiklete atlayıp İstanbul’a gitmek ve orada kendi pastanesini açmak olan pastacı Demet’in ailesinin kapısını çalan Alis, âşık oluyor.

Neden izleyelim? Türkiye sinemasında kentli insanların hikâyelerine rastlamak, kent yaşamına dair hikâyeler anlatan filmler bulmak pek kolay değil. Sayısı az olan bu filmlerin ezici çoğunluğu İstanbul'da geçiyor. Karnaval, mekân edindiği şehirden işlediği konuya, karakterlerinden yarattığı atmosfere kadar birçok özelliğiyle günümüz Türkiye sinemasında ayrışıyor. Yönetmen, Karnaval’ın hikâyesinin filmden yıllar önce, bir kağıt parçasına çizdiği çöpten insanlar ve onlara bakıp kendisine sorduğu bir soruyla başladığını söylüyor: "Otomobilin önünde bir adam, yanında bir halı yıkama makinesi ve arkada öfkeli bir kadın — Bu üçlü nasıl gelmiş olabilir buraya?" Bana kalırsa sorunun cevabı olarak ortaya çıkan Karnaval, büyüme hikâyelerinin sadece çocuk ya da ergen karakterleri konu alması gerekmediğini hatırlatan filmlerden biri.

Nerede izleyebilirsin? Karnaval, 25 Temmuz Pazartesi günü MUBI kataloğuna eklenecek.

Daha fazlası: Karnaval'ın yönetmeni Can Kılcıoğlu, Duende'nin podcast ve yazı dizisi Keşif Sineması'nın ilk bölümünün konuğu olmuştu. Keşif Sineması'nın ikinci sezonunda sinema evreninden konuklarla bilinenden bilinmeyene doğru keşif yolculuğumuza devam etmeden önce ilk sezon bölümlerini buradan dinleyebilirsiniz.

Benzer işler:

  • Dark Horse / Voksne mennesker (2005, Dagur Kári)
  • A Coffee in Berlin / Oh Boy (2012, Jan-Ole Gerster)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧑‍🍳 The Bear ve Şikago müziği

The Bear dizisiyle Şikago müziğinin dününe ve bugününe seyahat ediyoruz, Can Kılcıoğlu’nun ilk uzun metrajı Karnaval'ı ve Interpol'ün yeni albümünü ziyaret ediyoruz.

22 Tem 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Kaynak: wegotthiscovered.com

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar